şükela:  tümü | bugün
  • üzülerek takip ettiğim ve artık klişe geldiğinden pek de dillendirmediğim durum.

    ancak içi boş bir güruh epey palazlandı ve aldı başını gidiyor.
  • menüyü bilmeden önüne sunulan soğuk, bayat ve küflü yemekleri yemek gibidir.
  • sırf türk gençliğinin değil, türk insanının dizi tarihçisi olması durumudur. hatta sırf dizi tarihçiliği de değil, popüler tarihçilik bu. nasıl oluyor peki? tv'de, internette, sosyal medyada tarihle ilgili yalan yanlış, çarpıtılmış bir haber/bilgi sunuluyor ve bunun üzerinden 100 binlerce kafa bir anda konuşmaya başlıyor, tarihi bilerek yorum yapanların oranı %1 filan. hakiki tarihçiler zaten bu tür tartışmalara girmiyor bile. dizilerin tarih danışmanları da ne biçim danışmansa, veya bizim izleyicimiz ne biçim tarih biliyorsa, ne zaman bir tarihi dizi başlasa, ilk bölümden itibaren, "yav x padişahı hede yaparken göstermişler de, o dönemde hede ne alâka yani ehehe hehehe!" şeklinde eleştiriler geliyor. ya tarih danışmanları da kıt, ya da izleyici herbokolog bir mal (ki ben boku izleyiciye atarım).

    tarihi gerçek kaynaklardan okumadan öğrenmeden ahkâm kesmeye başlayınca da ortaya dizi/film tarihçiliği ve popüler tarihçilik çıkıyor. hayır yani popüler tarihi bilmeyin demiyorum, hobi olarak yine bilin. ama açın bi' ilber ortaylı'yı da okuyun arada. adam tarihin kitabını yazmış, hâlâ ilber ortaylı'ya bile bok atan yurdum türk'ünü görüyor bu gözler - görmez olsam keşke...