*

şükela:  tümü | bugün
  • ulkemde gıda ilgli her turlu mewzuati bunyesinde barindiran hadise
  • her bi süt kutusu, çikolata kağıdı vs. nin üzerinde içindekilerin kendisine uygun olduğu yazılan ülkem kodeksi.
  • gıda ile ilgili her turlu mevzuatı bunyesinde bulundurmaz. gıda maddelerinin üretim yerlerine iliskin kurallar, ithalat ve ihracatı, izlenebilirlik, risk analizi gibi denetim sistemlerine ait mevzuat turk gıda kodeksi içinde yer almaz. sadece ürünlere iliskin minimum kalite, hijyen, katkı kalıntı, ambalajlama, etiketleme gibi kriterleri icerir.
  • her şeyin bir usulü, yolu – yordamı var… tahin helvası yapmanın bile!
    geçen gün, engin internet denizinde sörf eylerken bir siteye rastladım. konu gıdalarda kullanılan katkı maddeleriydi. sonra her nereden çıktıysa, o dosya geldi önüme; 2004/23 no’lu, türk gıda kodeksi tahin helvası tebliği. içinizden bazı arkadaşların fısıltılar ile “yahu bunun nesine şaşırıyorsun” dediklerini ve inceden hareketlendiklerini görüyorum. kıpraşmayın arkadaşlar, her şeyi açıklığa kavuşturacağım.
    bu dosyayı görmemle indirmem (download –ki windows bu işleme aşağı yükleme ismini uygun görmüş) bir oldu. dosyayı açtım ve okumaya başladım.
    aynen şöyle başlıyordu:
    amaç
    madde 1 — bu tebliğin amacı, tahin helvasının tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretim, hazırlama, işleme, muhafaza, depolama, taşıma ve pazarlamasını sağlamak üzere bu ürünlerin özelliklerini belirlemektir.
    kapsam
    madde 2 — bu tebliğ, tahin helvasını kapsar.

    “vay be” dedim ilk önce. demek ki, kafamda kuralsızlıkla şekillenmiş olan canım ülkem türkiye’de, -tahin helvası üretmenin olduğuna göre- her şeyin bir kuralı varmış aslında. dedim… ama inandım mı? açıkçası arzu ederdim. sonra düşünmeye başladım. tezgahlarda 4 tanesi 1 ytl’ye satılan lahmacunları, yarım ekmek tavuk döner – ayran ikilisini 60 ykr’ye halka arz eden büfeciyi, dolabımın sebzeliğinden fırlayıp çıkmış, o erkek tenasül uzvuna benzeyen çarliston biberi, doğradıktan sonra arkasından ağladığım, ağzı ve burnu olduğuna neredeyse yemin edebileceğim ve salatayı yerken hala çığlıklarını duyduğum domatesi. tahin helvası üretmek bir dizi kurala bağlı ve kanunlarla korunuyor. peki benzeri kurallar ve koruyucu kanunlar o zavallı domates için geçerli değil mi? ya da ayakları olsa, sebzelikten fırlayıp, ırzıma geçme ihtimali kuvvetle muhtemel mr. çarliston için? “15 kuruş ekmeği, 15 kuruş ayranı. tavuğun kilosu 5 lira. o da çiğ hali. piştikten sonra yarısı gider (yağ, su vs.). pişmiş tavuğun kilosu oldu mu sana 10 lira? 50 gram da tavuk attı o ekmeğin içine. o da 50 kuruş. toplamı 80 kuruş. o da, patatesi, kıvırcığı, havucu, turşuyu falan çaldığını varsayarsak! nasıl satıyorsun sen bunu sayın büfeci vatandaşım?” sorusun sorması gereken devlet baba nerede. acaba benim sebzelikteki biberi görmemek için gözlerini, domatesin çığlıklarını duymamak için kulaklarını kapatmış, el yordamı ile yeni tebliğler yazıyor olabilir mi? belki de, tropik bir adada, bindiği vapurdan, o ülkenin martılarına simit muadili bir şeyler atıyordur. bizde, zavallı hayvanların nüfusunda bir hayli azalma var ne de olsa. tabii ki, düşük gelirli vatandaşlarının ikamet ettiği ilçelerde yarım ekmek aralarında sıkışıp kalan pişmiş çoğunluğu es geçersek.
    tebliğler, kanunlar, kurallar, kodeksler... her biri kendi aralarında anlamlı, yararlı, toplum sağlığını veya huzurunu korumak amacı ile hazırlanmış. peki ya uygulama, ya halkı bilinçlendirme.
  • (bkz: kodeks)
  • avrupa birliği standartlarına uygun olarak sürekli değişmekte olan kodekstir.
    bazı ürünler için tebliğ ve yönetmeliklerin hala yenilenmemiş ya da eklenmemiş olması ilgili bireyleri avrupa standartlarına yönlendirir.