şükela:  tümü | bugün
  • yurt dışında var mıdır böyle bir şey bilemiyorum ama bizde geçmişten günümüze gelen bir gelenektir.

    ilk fifa kokartlı hakemimiz, toprağı bol olsun sulhi garan'ın oğlu var mıydı yok muydu bilmiyorum ama sanırım ilk ibne hakem tezahüratına maruz kaldığından dolayı oğlunun hakem olmasını hiç istemedi, ya da istemezdi.. ama gerilerden gelen muzaffer sarvan yaptığı atakla onca küfüre maruz kalmasına rağmen oğlunun hakem olmasını can-ı gönülden diledi ve dileği gerçekleşti. sonuç; babasının yediği küfürün en az yedi sekiz katını yiyen bir evlat, yani oğuz sarvan..

    dış kulvardan gelen bıyıklı sadık deda da çok farklı değil. ceza sahasında aksıran tıksıran kimi görse anında penaltı çalan sadık deda da yediği bir araba küfüre rağmen oğlu bıyıksız cem deda'yı hakem yapmakta beis görmedi.

    tombul hakem ekolünden talat tokat ise, oglu metin tokat'ın elinden başka bir iş gelmeyeceğimi düşündüğünden onu aslan arenasının içine gladyatör olarak saldı. metin tokat, ismini türk futbol tarihine arenada aslanları yenen galadyatör yerine, hiç bir pozisyonu görememesi yüzünden ''gözleri görmeyen - yukarıdan aşagı üç harf; '' olarak yazdırdı. sığmadı ama olsun.
    serdar çakır ise düdüğü kendi rızasıyla asıp sonraları kademe kademe yükselip, sıkılınca gazetecilik ( bu ülkede sıkılınca ya da parasız kalınca yapılır ) yapan bir düdüktü. yediği küfür miktarı az gelmiş olacak oğlu cüneyt çakır'ı hakem yapıp özellikle üç büyük takım taraftarından senkronize olarak küfür yeme donanımı sagladı. cüneyt çakır'ın yediği küfür miktarı belirlenen ölçümleri fersah fersah aştıgı için torununa kadar hakemliğin aileye girmesi yasak artık.

    eski dönem hakemlerinden yılmaz önen ve oğlu gazetelerden **'dan fazla yıldız alamayan yılnur önen'de bu geleneğin sürmesi için küfür yemeyi göze alan neferlerden. yılnur önen'in ünlü bir gazetenin anadolu baskısında *** aldıgı haberi yurtta ve dış temsilciliklerde kısa bir telaş yaratsa bile durum gazetenin yeniden basılmasıyla düzeltilmişti.

    belki daha bir çok örneği olan bu durumun ise avrupa'da bir benzeri var mı ? bilemiyorum.. bizim uğurlu hakem, tanju'nun kel hakem dediği pierluigi collina'nın babası hakem mi mesela? dişci olduğunu bildigimiz markus merk'in babası yan hakem olabilir mi? arjantin'in medar-ı iftiharı horacio elizondo nun babası hakem mi yoksa benzin istasyonunda pompacı mı?

    anders frisk'in babası ? o hakemse ben xv. papa'yım. o tipin babasının ya porno kaset dükkanı vardır ya da o mikili filmlerde figuranlık yapıyodur.
  • ayrıca ahmet çakar'ın babası mustafa çakar da eski bir hakemdir. 70'li yıllarda mhk başkanlığı yapmıştır. ahmet çakar'a babasından geçen bir diğer meslek de doktorluktur. mustafa çakar da ahmet çakar gibi doktordur. ahmet çakar'ın oğlu olmadığı için bu hakem-doktor sürekliliği malesef devam edemeyecek...
  • hakemlik kurumu içinde çok ciddi bir lobi olduğuna delil durumdur. aşağıdaki isimleri hürriyet gazetesinin bir haberinden aldım. ülke futbolu gelişirken ülke hakemliği neden gelişmiyor sorusunun bir cevabı da aşağıdaki listedir.

    başkan tanıdık,camia tanıdık, gözlemci tanıdık, hata yapsan bile alacağın not çok güzel ee daha ne olsun.
    hoş babası hakem olmayan da kapasitesiz bir çok süper lig hakemi var o da ayrı mevzu.

    günümüzdeki babalar ve oğulları;

    galip bitigen – abdülkadir bitigen
    selami şimşek – bahattin şimşek
    adnan şeker – burak şeker
    fahir ersoy – kerem ersoy
    zihni aksoy – alkım aksoy
    kadir tozlu – uğurcan tozlu
    mustafa gazi ülker – burak gazi ülker
    demirel yurtsevenyener – ali yurtsevenyener
    serdar çakır – cüneyt çakır
    hasan ceylan – hakan ceylan & aykan ceylan
    münir takpak – ilker takpak
    mehmet çayan – muhsin çayan
    ezel meral – ilker meral
    yaşar filiz – kürşat filiz
    şahin taşkınsoy – burak taşkınsoy
    tahir turgay – derya turgay
    erol polat – sühan polat
    çetin maksut sarıgül – mert ilhan sarıgül
    erkin özkaçar – görkem özkaçar
    adnan yatkınoğlu – yiğit yatkınoğlu

    geçmişteki babalar ve oğulları;

    cumhur söylemez – murat söylemez & uğur söylemez
    yılmaz önen – yılnur önen
    ahmet akçay – tufan akçay
    muzaffer sarvan – oğuz sarvan
    mustafa çakar – ahmet çakar
    talat tokat – metin tokat
    muvahhit afir – rauf afir
    rıza saraç – murat saraç
    timuçin köker – mustafa köker
    adil atılgan – serkant atılgan
    hüsnü özdemiroğlu – kemal özdemiroğlu
    sina özcan – murat özcan & burak özcan
    murat badal – suat badal
    fethi gördük – musa gürhan gördük
    onur sorguç – kadir sorguç
    hasan akyüz – zafer akyüz & cengiz akyüz
    sadık deda – cem deda
    yılmaz çakman – serdar çakman
    yavuz karaozan – sabir karaozan
    sami acuner – faik acuner
  • türk hakemliğinin babadan oğula geçmesinde bir dert yok. top sonuçta yuvarlak... ama siyasetin babadan oğula geçmesi asıl dert olan bu. babalarıyla uğraştığımız yetmiyormuş gibi bir de veletleriyle uğraşmak zorunda kalıyoruz....
  • oğuz uğurlu - oğuzhan uğurlu
    ismet cengiz - can cengiz

    şöyle de bir gerçek var ki; camiada maddi veya manevi bir baban yoksa tutunamadığın için aslında normal olan durumdur. üstteki iki genç ismi tenzih ediyorum. allah yollarını açık etsin.
  • türk hakemlerinin bu durumda olmasının sebebidir. tff ve mhk'da yeterli lobiniz varsa yetenek gerekmeksizin üst liglerde görev yapabilirsiniz.
  • bu ülke nasıl bu derece "göstere göstere" ahlaktan, şereften, onurdan yoksun hale geldi arkadaş ha?
  • trabzon'da eski hakem galip bitigen'in oğlu abdülkadir bitigen ,
    beşiktaş maçında var'da yine hasan ceylan'ın oğlu hakan ceylan.

    tüm 80 milyonun gözü önünde dönüyor bu rezillik. amca oğlu, kuzen, enişte tüm hakemler birbirinin bir şekilde akrabası. bu adamlar, 3 milyar tl'lik sektörün kaderini tayin ediyor.

    tüm kulüp başkanları da çıkıp tek kelime edemiyor.
    hadi şerefli kulüplerin şerefli başkanları?

    çıkın yarın sabah diyin ki "türk hakemliği temizlenmezse, türk hakemliğinin içine sızmış 'amcaoğlu, baba, dede torunu' babadan oğula sistemi bitirilip tüm hakemler lağvedilmezse haftaya maçlara çıkmıyoruz" diyin.

    ulan bu adamlar bu sene sizi kolluyor, öbür sene rakibinizi. bu işin garantisi mi var. maçanız yiyorsa çıkın ve haftaya maça çıkmıyoruz diyin. değiştirin bir şeyleri hadi?
  • ulan kayınbabadan damada neler geçiyor bu ülkede hakemlik babadan oğula geçmiş çok mu?
  • var olan gerçek.

    eskiden benim etrafımda çok vardı bu tip insanlar. çocukların hepsi iyi hakem olamasa da en kötü amatör liglerde takılıp yine ekmeklerini çıkarıyorlar. süper ligde gördüklerimiz istisnanın da istisnası.

    süreç genelde şöyle gelişiyor.

    babalar hemen her gün antrenman yapıyor.
    çocuklar babalarıyla zaman geçirmek ayağına küçük yaştan itibaren babalarıyla beraber antrenman yapıyor.
    çocuklar o maç senin bu maç benim babalarının yanında gezerken diğer hakemlerle tanışıyor ve network sağlamış oluyorlar. bu çocuklar çok sayıda hakemin maç hikayeleriyle büyüyor.

    çocuklar büyüdüğünde fiziksel ve zihinsel olarak fit oldukları için rakiplerinden hızlıca sıyrılıyorlar ve küçük küçük görev almaya başlıyorlar.
    hakemlerle büyümenin getirdiği zihinsel olgunlukla baskı altında iş yapabilme yetisini çok erken kazanıyorlar.

    sonrası malum, içinde cevher olan basamakları hızlı tırmanıyor.