şükela:  tümü | bugün
  • "okumuş" yerine "okuyan" bile diyebiliriz hatta. alt metninde kıskançlık, çekememezlik yatan hareket. bir de tabi tahsilli insanların daha "avant-garde" takılmasında bunun bir etkisi olabilir. yeniliklere açık olmayan, yeni fikirlerden yağmurdan kaçar gibi kaçan insanlar var bu memlekette. öyle değilse bile, orta düzeyde herhangi bir kimsenin anlayamayacağı fikirlere sahip olmak, "fikir" deyince korkan insanlara tüyler ürpertici gelebiliyor. ancak bu, onların tarafından bakıldığında görülen küçük resim. büyük bir resim çizmek zor, zira okumuşların tarafından genelleme yapsam bile yetersiz ve tehlikeli olur. okumuştan okumuşa fark var ne de olsa.
  • mahalleye ingiltere'den gelen komşunun okumuş oğluna karşı beslenen duygular ile benzerlikler gösterir.
  • insanımızdaki yukarıda olanın yanına çıkmaya çalışmak yerine yukarıdakini aşağıya çekme dürtüsünden ileri gelen bir davranış şeklidir.
  • kafalara soru işaretleri sokup, akılları karıştırdığından kaynaklanır. sevmezler efendim, hemen dışlayıverirler.
  • türk halkındaki değil, varoştaki düşmanlıktır. bir köye, küçük bir kasabaya gidip üniversitede hoca olduğunuzu söylerseniz sizi yere göğe sığdıramazlar, bizzat tecrübe edilmişliği vardır. hatta küçük yerden gelip varoş kültürünü reddenen insanlar da okumuşlara karşı gayet saygılı ve sevgilidir. ama bu insanlar şehre göçedip varoş kültürü ile yoğrulunca her ne hikmetse okumuş adama düşman kesilirler. sebebini de sosyologlar açıklasınlar bakalım...
  • askerlik mevzusunda ortaya çıkan durumdur. uzun dönem askerlik yapanların çoğu okumuş adamlardan daha akıllı, zeki, faydalı olduklarını iddia ederler.
  • "çok gezen mi bilir çok okuyan mı" diye sorup hep çok gezeni tercih eden halkın düşmanlığı. çok gezen millet olsak anlıycam da gezme anlayışı piknik ve akraba ziyareti iken komik bir durum. bildiğin okuma fobisi.
  • huseyin uzmez katildigi bir programda depremle ilgili konusurken (ne alaka ben de bilmiyorum) bu duruma su sekilde bir ornek teskil etmisti:
    universitelerde hocalar yillardir calisiyor, depremi onceden tahmin edecek bir yontem bulamadilar. halbu ki bakin dogaya, kuslar kopekler onceden seziyor depremi, bunlar docent bile degiller
  • baska bir ornek de bulent arinc tarafindan verilmis:
    "(ak parti 28 şubat'ın ürünüdür) demek, büyük bir cehalet ürünüdür. bu kadar büyük cehalet de ancak tahsille mümkündür"