şükela:  tümü | bugün
  • öğretmenden de nefret edilir, doktordan da, hakimden de..

    ama daha derine inince sorun sistemin kendisindedir. sağlık sistemi yüzünden günah keçisi doktorlar oluyor, sonra böyle diyaloglar ortaya çıkıyor:

    - bilmem kaç gün sonraya randevu verdi (doktor naapsın? kaç hastası var kimbilir)
    -çok bekledik saatlerdir doktoru bekliyoruz (suç doktorda değil ki, tüm hastaları tek doktora yığanda)
    -öğlen arası değil ama şerefsiz doktora bak, dışarı çıktı (tuvalete de mi gitmesin?)
  • insanlari kucumsemelerinden kaynakli olabilir. istersen ord prof ol (bu da hep boyle soylenir, ord prof mu kaldi, neyse) istersen ismin literature altin harflerle yazilsin, once adam ol adam. karsimdaki bana muhtac mantigiyla insanin yuzune bile bakmaya tenezzul etmeyen tipler var maalesef. benim de basima gelen bir kac olay ozellikle ege universitesi doktorlarindan nefret etmeme sebep oldu. 4 saat suren apandisit ameliyatindan cikan kardesim hakkinda "neden bu kadar uzun surdu" diye sordugumuzda "olmedi ya ona bakin" diyen adamlar var orda, oldurseydiniz lan bari, sanki %10 yasama ihtimalli beyin ameliyatina giriyor. bir de bu soylediklerini soyleme tarzi "sen kim oluyorsun da benim isimi bana ogretmeye kalkiyorsun ezik insan, cocugunuzu ameliyata aldigimiza sukredin" seklinde olunca...(bkz: ya ben lan neyse bir sey diyemiyorum)
  • yazdıkları reçete karşılığında aldıkları teşvikleri (!) görünce bir de gözü ağrıyan kardeşime 80 liralık anti deprasanı dayayınca gel de nefret etme. ama yine de genellemiyorum. ettikleri yemine sadık olan bilim insanları olduguna inanıyorum.
  • doktordan kasıt tıp doktoruysa eğer; (bkz: tıp doktoru/@salapurya)
  • haklılık payı olan durumdur. tabi ki idealist, hastalara saygılı, yaptığı kutsal mesleği para için yapmayan, insanları azarlamayan doktorlarlar azda olsa mevcuttur. özel hastanelerde rastlayabilirsiniz bu tür doktorlara.
  • bazı doktorların paranoyasıdır..

    kendilerinden nefret edildiğini düşünenler, bademcik ameliyatından çıkmış minicik kız çocuğundan kendisi için yapılmış bi resim hediye almamış, kendisine köyden gelmiş tedavisini olup memleketine dönmüş karadenizli teyze tarafından bi torba fındık yollanmamış, gözünün içine bakarak hayır duaları okunmamıştır hastaları tarafından..

    türk halkı doktorları çok sever oysa..

    kızını doktora verir.. doktordan akıl alır.. trafik polisi bile doktora ceza kesmekten imtina eder (çok tanık oldum buna) hele nöbetten acilden çıktım diyene..

    her meslek erbabı, emekle, özveriyle geçiyor işinin başına, çoğu senelerce okuyor.. hem 50 yıllık bi meslek hayatında 6 yıl okumakla 5 yıl okumak arasında çok ta ciddi fark yoktur.. 12 yaşında tezgahın başına geçmiş tüm eğitimini o tezgahın başında almış bi marangoz da doktordan daha az saygı hak etmez ayrıca..

    her meslek çeşitli eleştirilere maruz kalır.. haklı ya da haksız eleştirilir.. ama bu durum toplumun geneline karşı negatif bi tutum geliştirmenin sebebi olamaz..

    hepimiz saygı bekleriz mesleğimize ama minnettarlık değil..
  • elinde dayandırabileceği veri olmadan saçmalayan insanların, kendisi gibi saçmalayanları ciddiye alıp vardığı yargı.
    sizin çevreniz ya da gördüğünüz insanlar, bu işin tamamı olsaydı, işte hayat o zaman cehennem olurdu hepimize.
    bilim, bilimsel metod filan, bunlar hep fındık fıstık zaten.
  • aslında normal karşılanması gereken durum. şöyle ki;

    insanların hastayken, kötü bir ruh halinde, kötü bir psikolojyle, canları yanarken medet umdukları kişi doktor değil de çiçekçi olsaydı, ondan da nefret ederlerdi. zira konu çoğunlukla doktorların gıcıklıkları değil, hasta kişinin o anki psikolojisiyle doğal olarak her şeye olumsuz bakması, tahammülsüzleşmesi, mutsuz olması vs.

    tabii genelden bahsediyorum, yoksa her meslek dalında olduğu gibi doktorların içinde de hatırı sayılır miktarda şöyle sallayıp sallayıp duvara çarpılması gerekenler var.
  • bir hastalığı veya giden hastanın rahatsızlığının neden kaynaklandığını anlatırken latince terimleri ardı ardına sıralamasından dolayıdır.
  • efendim edeni de vardır etmeyeni de. bu her meslek dalında vardır. doktorlar o iğrenç bakışları da gözlemler ama genelde türk halkının biraz bişilerden haberi olan orta kesiminde olan bir komplekstir. genel olarak ise türk halkı gariban olduğu için ve doğru yönlendirilmesi gerektiği için o dangalozları sallamıyorlar. ya adam zaten eğitim olarak falan ezik ve kültürsüz (orta kesim). bir türk dünyaya bedel falan gibi salak masallara inanıyor. bi de ağzına mı sıçsa illa ki?

    doktorluğun en zor yanı da budur efendim. sallamayacaksın insanların tavırlarını, bakışlarını, cahil sözlerini.
    insanımız fakir, eğtimsiz ve garibandır. yardım etmeye çalışmak en doğrusudur. ha ben entellektüel olarak doktor olmasam da 15 dakikalık bir muhabbette orta kesim insanları zaten kendimden nefret ettirmeyi gayet iyi beceriyorum. özetle sanırım doktorlar biraz paralı diye bi nefret var. eh ben de genel olarak türk halkı hakkında bir izlenimimi söyleyeyim; türk halkı farkında değil ama orta halli bir batılı ülkenin çalışkanlık, okuma kültürü de yok.. tabi ülke şartları falan bıdıbıdı diyen olur ama okuyan okuyor, çalışan ekmeğini taştan bile çıkarıyor..