şükela:  tümü | bugün
  • 1) türk insanındaki güce tapma eğilimi ve şu anki sistemde güce tapmanın adamın kafasını yorması.

    şöyle ayakları uzatıp rahat rahat padişah yalakası olmak varken, dikkati ülkeyi yöneten birçok kişi arasında bölmenin kafa yorması (başbakan hakim güç bile olsa)
    kuvvetler ayrılığı ilkesinin ise bu rahatsızlığa tuz biber olması. (ama allahtan son 9 sene içinde işbu problemin ortadan kaldırılması için ciddi adımlar atılmış durumda.)

    2) osmanlı padişahlarıyla kıyaslandıklarında, siyasilerin sikko kalması:

    birçok yabancı dilde, tarih, astronomi, matematik, edebiyat ve müzik gibi alanlarda eğitim gören padişahlarla kıyaslandığında siyasilerin mahalle arası esnafı gibi kalması. iki lafı bir araya getirirken eziyet çekiyor gibi gözükmeleri ve yabancı devlet adamları yanında sergiledikleri berber çırağı tavırları.

    3) demokrasiden çok fazla geyik çıkmaması:

    saray entrikalarının, şehzadelerin, sultanların, cariyelerin, harem hayatının muhabbetşinaz konu başlıkları olması.
    "kimin eli kimin cebinde" mevzusundan, hırsızlıktan, yolsuzluktan gına gelmesi. (ve zaten bu konuların başlangıçta da pek tadı tuzu olmaması)

    4) padişahın ve nüfuzlu cariyelerin örnek alınması:

    allahın rusunu, makedonunu, sırpını mandal gibi ipe dizen padişah figürünün türk erkeği için iyi bir "role model" olması.
    türk kadınının ise kaynana derdi olmadan, onlarca başka kadını azarlayarak bir eli yağda bir eli balda yaşamaya duyduğu büyük özlem. (geceden geceye bir adama vermekte de beis görmez kanaatimce önemli kısmı)

    5) görsellik:

    ülkeyi yöneten adamın bugün bir banka veznedarından pratikte çok farklı giyinmiyor oluşunun bireylerde yarattığı katastrofik etki. eşşek gibi kavuklara, kaftanlara, süs topuzlarına, kılıca kıyafete duyulan hayranlık.

    6) demokrasiden aradığımızı bulamamamız:

    insanların genel olarak demokrasiden canlarının sıkılması. neyi seçerlerse seçsinler, sermayeye karşı domalacakları yönünde artan bilinç.
    monarşinin en azından insanları belli bir külfet altında bırakmaması. "hayırlısı neyse o olsun" etkisinin ve bireysel rahatlığın önemi.

    7) türk siyasetinde fazla renkli sima kalmaması:

    devlet bahçeli'yi tenzih edecek olursak, siyasi liderlerimizin hakikaten can sıkıcı olmaları. bir deli ibrahim'in, bir 4. murat'ın bize sunabileceği magazinel malzemenin hiçbirinde var olmaması.
  • türkiye cumhuriyeti'nin sanayi ülkesi olamaması, haliyle, sanayi toplumuna ve sanayi toplumunun gerektirdiği ekonomik ilişkilere geçilememiş olması nedeniyle mevcut feodal toplum yapısına cumhuriyetin -maalesef- üç beş beden bol gelmesidir.

    o değil, kula kulluk etmeye bunca merak şu devirde! vapurlar, martılar falan, hayat enteresan şey tabi...

    (bkz: cumhuriyet vs padişahlık)
    (bkz: yurttaş vs murit)
    (bkz: serbest irade vs kaderizm bilemedin kadirizm)
  • osmanlı'nın türk politikasından hakkıyla haberdar olunmaması da bir sebeptir. osmanlı için türk'ün zerre kadar ayrıcalığı olmadığını bilmeyen bir kısım türkler özlem duyar, evet.
  • (bkz: good old days)
  • bir milletin en guclu oldugu doneme ozlem duymasindan mutevellit cok normal bir olgudur.
  • muhteşem yüzyıl'ın büyük katkıda bulunduğu sebeplerdir. sırf o harem için özlenmez mi lan?
  • osmanlı devleti gibi güçlü ve zengin dönemler geçirmiş bir geçmişe özlem duyulabilme sebepleri; yaşanan coğrafya ve insanların soy ağaçları itibarı ile bir kısım geçmişle bağlarını koparmak istemeyen türk halkı için pek de anormal olmayan sebeplerdir.

    yani türk halkının geçmişinde hiç bir yeri olmayan vikinglere, azteklere, romalılara, memlüklere, pruslara, hunlara ve benzeri başka medeniyet veya devletlere özlem duyma gibi bir şansı yoktur neticesinde.

    (bkz: üşüyen kutup ayısı)
  • osmanlı gibi bir geçmişi kime versen kıymetini bilecek olmasıyla ilgili olabilir. selçuklu da ihmal edilir mesela. osmanlı vs cumhuriyet gibi popüler bir fay hattı varken, kim takar selçuklu'yu? geçmişi reddederek bugünü yücelteceğini sanarsan, osmanlı'ya bok atarak cumhuriyeti ihya edeceğini sanarsan, yıllar geçer, başkaları da geçmişini yüceltebilmek için cumhuriyete bok atar duruma gelir. sevmeyelim kendimizi, birbirimizi, dünümüzü, bugünümüzü... kendi bokumuzla kavga edelim.