şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kış boyu güneş görmeden yaşadık ama konunun bununla ilgisi elbette yoktur.
    türkiye'de d vitamini eksikliği, görülme sıklığı (prevalans) hızla artıyormuş. verilen rakamlar inanılmaz her 10 kişiden 9'unda görülüyor ne demek abi.
    kaynak:
    1-
    2-
    3-
    şükrü hatun hoca (kendisi candır) biraz daha eleştirel irdelemiş:
    kaynak 4.

    bu vitaminin eksikliğinin bir toplum için ne ifade ettiğini halk sağlığı hekimi arkadaşlara bırakıyorum.

    incelemek isteyenler için:
    (bkz: d vitamini eksikliği)

    edit: harf hatası düzeltildi.
  • kış saati uygulaması na geçmemenin sonuçları
  • geçen hafta yaptırdığım kan tahlilinde çıkan vitamin eksikliği. doktor sende d vitamini diye bir şey kalmamış dedi sonuç olarak.
  • avm’de çalışan her zavallı emekçinin ekseriyetle sahip olduğu vitamin eksikliği...
    sabah servislerle alınıp avm’ye bırakılan insanlar minimum 10 saat sonra hava karanlıkken çıkabiliyorlar. hiç güneş ışığı görmüyorlar, yapay hava soluyorlar, yapay ışıklar altında çalışıyorlar, bir de hiç oturamıyorlar. yeri gelmişken bir daha bir çalışana ağız burun eğmeden önce belki bunları hatırlarsınız.
  • dışarıda vakit geçirmemenin neticesi olabilir mi? insanımız güzel havada dışarıda bir etkinlik yapmaktan ziyade avm'de gezmeyi tercih ediyor. ülkemiz aslında güneşlenme açısından son derece şanslı ülkelerden birisi. iskandinav ülkesi olsaydık ne yapacaktık? adamlar güneş görmek için buralara geliyorlar. diğer ikinci sebep de beslenme alışkanlığı ile ilgili olabilir. et, süt gibi gıdaların az tüketilmesinden de olabilir gibi geliyor bana.
  • spekulatif bir konu.

    kabul edilen normal araliklar konusunda bir ihtilaf var. farkli otoriteler farkli araliklari kabul ediyor. ek olarak d vitamininin olculmesi konusunda da bazi soru isaretleri var.

    sonuc olarak benim tavsiyem. kis aylarinda damla seklinde olan d vitaminlerinden 800iu gunluk kullanabilirsiniz. ama yaz aylarinda ara vermenizi tavsiye ederim. ve eger bir doktor tarafindan onerilmediyse d vitamini ampulu kullanmayin.

    d vitamini kalsiyum metabolizmasinda gorevli bir hormon. fazlasi da depolanabilen yani toksik olabilen veya hormonal dengeyi bozabilecek bir sey.

    ozet:

    1-doktor tarafindan onerilmediyse ampul seklinde olanlardan kullanmayin.

    2-kis aylarinda damla seklinde olanlardan 800iu gunluk kullanilabilir.

    3-dogal d vitamini alicam diye guneste asla ve asla durmayin.
  • güneş görünce kaçma derdine girip napacaklarını şaşıran (güneşe çıkmaması gereken hastaları hariç tutuyorum) dangalakların asıl sorunu. yıllar önce doktorum günde en az 30 dakika korumasız güneşlenmemiz gerektiğini söylemişti. tabi bunun yanında mümkün olduğunca dengeli beslenmek. ama en önemlisinin güneş olduğunu söylemişti.

    işyerimdeki tiplere bakıyorum, camdan azıcık bir güneş içeri girse "aaa güneş çıktı kapatın güneşlikleri" diye çıkışıyorlar. anlamıyorum ki arkadaş güneşle derdiniz ne. camdan içeri doğal bir yaşam kaynağı giriyor, doğal ışık saçıyor, psikolojide bile güneş ışığının mutlu ettiği kanıtlanmış, sen neden mutsuz oluyorsun? birde bu tipler dışarısı aydınlık iken florasan ışığı son şiddetiyle yakarlar. bu çomarlara göre doğal olan herşey pislik, yapay olan herşey nimet. ağaçları keserler, denizi gölleri acımadan kirletirler, çünkü doğal ya kirletilmeye yok edilmeye mahkum bunlara göre. sonra çomar deyince kızıyorsunuz. ne diyeyim başka?? doğayı sevmeyen bu tip canlılarda vitamin eksikliği olması da gayet normal kanımca.
  • ülkelerin güneş alma oranı ve o ülkelerdeki yaşam tarzı d vitamini eksikliğini belirlemektedir.
    bilginin kaynağını tam olarak verememekle beraber geçen haftaki doktora dersinde immünoloji profesörü hocamız tarafından dile getirildi.

    en az güneş gören iskandinav ülkelerinde bizden daha az d vitamini eksikliği görülüyormuş. bunun sebebi de periyodik olarak tüm vatandaşların rutin d vitamini ölçümleri yapılıp, dışarıdan takviye edilmesiymiş.
    güneşi en çok görüp de vitamin d düzeyi en düşük olan bölge ise arabistanmış. sebebi de malumunuz sımsıkı kapalı giyinmek.
    d vitamini eksikliğinin pek de görülmediği bölge latin amerika imiş. hem bol güneş alması hem de açık giyinmeleri bunun sebebi.
    gelelim ülkemize.. güneş var ama arabik giyim tarzı da revaçta. dolayısı ile eksiklik prevelansı arttı. açık giyinenlerdeki eksikliğin nedeni de 30-50 faktör gibi yüksek koruyuculuğu olan güneş koruyucu kremler.. d vitamini eksikliğini önlemenin doğal yolu ise güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde kısa kollu, askılı thsirt ve şort giyerek güneş koruyucu sürmeden 15 dakika kadar güneş görmek, yani vücudu güneşe maruz bırakmaktır. dışarıdan takviye etmek, yetersiz kalabilir. doğal yolu budur.
  • "aman güneş zararlı, 50 faktörden aşağı krem kullanmayın" diye güneş kremi pazarlayanlar ve buna kananların sonucunda olandır. artık insanlar o kadar korkuyor ki 5 dakika sonra arabaya binecek olsa bile güneş kremini sürüyor. oysaki avrupada ya da amerikada, güneşlenilmeyecekse insanlar güneş kremi sürmüyorlar. bir 10-15 dakika güneş görmesi cildi kanser yapmaz. osman müftüoğlu ya da canan karatay'ın bu konudaki yazılarını okuyabilirsiniz. korkmayın güneşten o kadar yani. hatta öğle saatlerinde 10 dakika falan güneş görmesi gerekiyor yüzün ve kolların ki d vitamini sentezleyebilelim.
  • yakın zamanda ölçtürüp benim de dahil olduğum durumdur.

    sırf suriye'ye gireceğiz diye tüm türkiye'nin saatiyle oynayan zihniyete selam çakarım.

    d vitamini aynı zamanda et süt ve süt ürünlerinde de olur. yani et fiyatı aldı başını gitti. güneş de görmüyorsun. sağlık bakanı da bununla ilgileneceğine gitsin hamile çocukların belgelerini örtpast etsin.

    ülkece batmıyoruz. çoktan batmışız haberi yapılamıyor.