şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kişisel alan)
  • görüyor ve arttırıyorum. bence sadece fiziksel olarak değil, sosyal olarak da başkalarına çok müdahil oluyor türk insanı.

    onu dedin bunu demedin şunu deseydin iyiydi, öyle yapma böyle yap, o iş öyle olmaz şöyle olur... allah'ım "sen" kavramı ile o kadar ilgili ki herkes, kendine dönüp kendisiyle ilgili hiç kafa yormuyor zannediyorsun. işleri güçleri sen, sen, sen. müsaade ettikçe de sınırlarına giriyorlar, her işine karışıp fikir belirtmeye hatta manipüle etmeye çalışıyorlar.

    bi siktirin gidin ya.
  • türkiyenin sosyolojik yapısı kaynaklı durum. ortaklaşacı yani genel olarak doğu kültürlerinde kişisel mesafe kavramı bireyciliğin yaygın olduğu ülkelere göre daha belli belirsiz, geçirgendir. hatta çoğu zaman o kişisel alan yok gibidir. toplumun değil bireyin önemli olduğu kültürlerde ise kişisel alana saygı göstermek zorundasınız.

    ama bizim ülkede burnunun dibine kadar girip konuşabilirsin yabancılarla bile, çünkü son yıllarda globalleşen dünyayla gelen gelişmeleri saymazsak bizim kültürümüz ve benzer kültürler için birey yani kişi bile önemli değildi, hal böyleyken kişisel mesafe neymiş?
  • gündelik hayatın yanında özellikle ilişkilerde çok rastlanan durum. sevgili olunca tuvalete bile birlikte gitmek gerekiyormuş, sürekli dip dibe oturmak gerekiyormuş, yan yana değilseniz boş vakti görüntülü konuşma ile geçirmek gerekiyormuş v.b algı oluşuyor özellikle kızlarımızda. bunu dile getirince de öküz oluyoruz "haklısın özlemiş olmamam gerekiyordu. seni özlemekle hata yapıyorum zaten, sana doyamıyorum ne yapayım" gibi cevaplarla kendilerini haklı çıkartıp sizi ilişki katili haline de getirebiliyorlar. misal sabah 7 gibi evden çıktınız. akşam 7:30 gibi eve döndünüz. servisen eve yürüken aramak zorundasınız. yemek yediniz duş aldınız bi uzanıp film/dizi izleyeceksiniz ama izleyemezsiniz çünkü sizi özledi ve ona vakit ayırmak zorundasınız. sonra yatacaksınız görüntülü aramak zorundasınız. duşa girmek için telefonu kapattınız 20 dakika içerisinde çıkıp aramak zorundasınız. memlekete gittiniz ailenizle vakit geçiremezsiniz çünkü sizi özlemiştir aramak zorundasınız. iş yerinde sigara molası verdiniz arkadaşlarınızla muhabbet edemezsiniz aramalısınız. sonra ilişkiler neden bitiyor. biter tabi bacım. sen adama kişisel alan bırakmazsan o ilişki biter ( tamam kabul bunu yapan erkeklerde var ama oranlarsak kadınların daha fazla olduğu bariz bi gerçek)

    edit: gün içerisinde gelem mesajlara göre bir oranlama yapmaya çalıştım. çoğunluğu yansıtmamakla birlikte;
    1-) erkeklerin %80'lik kısmı bu konudan muzdarip, %20 halinden memnun sorunun bende olduğu görüşündeler
    2-) kadınların konudan şikayeti yok. yapan da maruz kalan da bunun aşktan olduğunu savunuyor. onlara göre de sorun bendeymiş ben sevmek nedir bilmiyormuşum. benle mutlu olamazlarmış ( sanki evlenelim dedik) taş kalpliymişim
  • çok doğru bir tespittir...

    bu mesele beni de sosyal ve kamusal yaşamdan soğutmaktadır...

    ne yazık ki bazıları bunun insanın doğal yapısı olduğunu düşünüyor... yine bu tip insanlar homoseksüelliğin doğal olup olmadığına da karar veriyor... savaş ve kavga da doğal bunlar için vs...

    bu türden, hayatı bir kargaşaya ve çekilmez bir keşmekeşe çeviren her şey doğaldır bu tipler için...
  • diş hekimleri için çok önemlidir. meslekleri gereği hayatlarını, hastalarının ağız dibinde, az biraz onlara yaslayarak geçirdikleri için, kalan zamanlarda insanlardan uzak olmayı tercih ederler. allah turkiye'de dis hekimligi yapana yardımcı olsun ...
  • ek olarak üstünlük kurmak gibi beden dili ifadesi şeklinde kullanımı da mevcuttur.

    yeni tanıştığım bir hemcinsimin gelip üzerimi düzeltmeye çalışması olaya örnek verilebilir.

    tamam sağ ol gördün düzeltmek istedin ama söyle ben yapayim.
  • mesafe bırakılabilecekken dibine girildiğinde "uzaklaş.. evveliyatını s.kerim" bakışı atılması gerekir yoksa maalesef anlamıyor bu fazla sosyal arkadaşlar. otobüs sırasında ittiren modelleri vardı, en çok onlara uygulardım bunu. biraz daha otobüse binsem yeni bir toplu taşıma kültürümüz olurdu belki ama işte.
  • siddetle katildigim düsünce. toplu tasima araclarinda, kafeler vs gibi sosyal olarak en cok kaynasilan yerlerde mk evlatlari ne ise yaradigi belirsiz beynini ve agzini kullanip "pardon müsade eder misiniz", "gecebilir miyim" yerine eliyle koluma(u) dokunuyor/ittiriyor ya dönüp agzinin ortasina geciresim geliyor iki tane, zaten kullanmiyorsun yamultayim. er kisi olmama ragmen rahatsiz oluyorum, kim bilir ne b.k yedigi 31 mi cektigi kıcını mi sildigi belli olmayan elleriyle dokunuyor hmcik. bu ülkeden de insanindan da bi b.k olmaz...
  • hosuna gitmeyen isvicreye gitsinci sigirlarla yasadigimizi gosteren durum.

    unicef, wwf gibi kuruluslarda calisan sokaktan bagisci toplayan insanlarda da benzer durum olabiliyor. yapisiyor yakana soyle boyle. yok istemiyorum desen de devam ediyor. bu gibi durumlarda beni taciz ediyorsun diyip alanimi belirliyorum. olur da otobus duragind, caniniz sikkin kimse bana dokunmasin kivaminda beklerken sizi umrunuzda olmayan gundem konularindan bahseden biriyle karsilasirsaniz benzer tepkiyi uygulayabilirsiniz. ise yariyor.