şükela:  tümü | bugün
  • adeta genimize işlemiş gibi kredi kartı soran call center’a,sigorta yapmak isteyene, belediyedeki görevliye,digitürk’tekine,anket yapmak isteyene, hastanedekine, paket teklifi sunan gsm call center’ına hepsine bağırıp fırça atıp, dalga geçip eziyoruz...

    hor görüyoruz, küçümsüyoruz,onlardan daha kültürlü, eğitimli daha üstün olduğumuzu düşünüyoruz.

    şirkete, muhataba kızıp hıncımızı onlardan alıyoruz kızıp aradıklarımız dışında da normal teklif için arayanları da tiye alıyoruz.

    yapmayın etmeyin o insanlar da sizin gibi düşünüyor ama çoğu sevmeyerek kimisi de işsiz olduğundan orada sizin artistliğinizi, kaprisinizi, bağırışınızı çekmek zorunda kalıyor.

    olay insan psikolojinde kendini mesleğini vs ondan üstün görmenin verdiği aslında bilinçaltında yatan kompleksle birleşen ezme duygusu.

    böyle olunca hepimiz kompleks kibirli proleterya kesilen ama aslında avam olan (bkz: funda esenç) oluyoruz maalesef.
  • call centerdakiler çözüm odaklı çalışsalar yine kızılmaz. oryantasonu mu kaçırıyorlar nedir hiç bir şeyden haberleri yok. ttnet müşteri hizmetleri beni ariyor paketiniz şöyle böyle ee diyorum bana esas upload lazım bunu nasıl çözeriz? bana gelen cevap download 16mbite kadar. ya ben sana onu mu sordum?

    işini düzgün yapan insana hiç bir zaman kızılmaz.

    edit: yardımlarımızı esirgemeyelim #90319155
  • saygısız kompleksli tiplerin birkaç yıla tüm call center’ların yapay zeka ile insansızlaşması sonucu yitireceği tatmin olma hissi.
  • konuşmamız tam olarak şöyle geçiyor.

    call center-merhaba abc bey sizin için ıvır zıvır teklifimiz var ilgilenir misiniz?
    ben- hayır teşekkürler ilgilenmiyorum.
    call center- ama yüzde fiti fiti faiz veriyoruz sizin için çok iyi bir avantaj.
    ben- hayır teşekkürler ilgilenmiyorum.
    call center- ilgileniyorsanız fiti fiti faizli başka hesaplarımız da var.
    ben- ya algıda sorun yaşıyorsunuz ya da sesimi daha çok duymaya çalışan bir platonik. sizinle de, bankanızla da ilgilenmiyorum iyi günler.

    kapanış.
  • genele yaymak gerekirse insanların aslında call center çalışanlarına kaba davranmasının asıl sebebi bu kapitalist düzenin ortaya koyduğu şartlar. call center çalışanları "hayır ilgilenmiyorum, teşekkür ederim" diye bir cevabı kabul etmiyorlar. edemezler.

    mesela digiturk arıyor; "x bey size özel bir kampanyamız var.. ıvır zıvır... (90 saniye önüne konan uyduruk metni okuyor) film kanallarımızı sadece ayda 15.99 tl farkla 2 yıl taahhütlü olarak satın almayı onaylıyor musunuz? "

    hayır, ilgilenmiyorum teşekkürler.

    peki film izler misiniz?

    hayır.

    boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz? aileniz ile birlikte izleyebileceğiniz çok kaliteli içerikler mevcut.

    sana ne amuna koyduğum benim boş zamanımda ne yaptığımdan. istemiyorum dedim işte siktir git . daha ne uzatıyorsun. medine dilencisi gibi yapıştın.

    call center çalışanı da biliyor "hayır" cevabını alıp telefonu direk kapatırsa onun o yavşak supervizoru de buna kayacak neden ısrar etmiyorsun müşteriye diye. oda gariban bir şekilde elindeki ürünü/hizmeti bize itelemeye çalışıyor.

    ama kardeşim işin gücün arasında hiç ilgim alakam olamayan bir hizmeti ısrarla bana satmaya çalışmanın da bir manası yok. zaten herkes ülkede burnundan soluyor patlayacak yer arıyor. call center da bunun üzerine arayınca tüm öfkeyi bu arkadaşlara döküyoruz.

    pişman mıyım, hayır. ararlarsa muhtemelen gene aynı şekilde cevap veririm.
  • call center denen yapının, sorun çözmek için değil, aldığı üründen/hizmetten memnun olmayan tüketicinin, o soruna neden olan çalışanlara ulaşmasını engellemek üzere oluşturulmuş olmasından dolayı gayet doğal durumdur ve türklere özgü değildir.

    call center'da çalışan/çalışacak adam da çaresizlikten bunu göze alarak işe girer ve o telefonun başına geçtiğinde onurunu, gururunu... vs. bir kenara bırakır. merak etmeyin, psikolojik sorunları olan histerik biri değilse, hiç bir call center çalışanı mesaisi bitip evine gittiğinde "bana küfür ettiler" diye ağlamaz.

    burada sorun, şirketlerin yetki vermediği adamlara, şirketi temsil etme sorumluluğu vermesi.
  • bazen call center'da asgari ücretle köle gibi çalıştırılan "o" arkadaşlar "müşterinin haklı" olduğu zamanlarda bile, onları köle gibi çalıştıran şirketlerini, babasının malı gibi savunmaya çalışmasalar yaşanmayacak olan hadisedir. bakın "savunmaya çalışmasalar" noktası önemli.
    bu da bonus olsun
  • insanın yakasına alacaklı gibi yapışan, "ilgilenmiyorum" lafını "daha çok ısrar et" olarak yorumlayan gerzekleri ezmeyeyim de ne yapayım?

    geçen gün ilgilenmiyorum dedim, "neden?" diye sordu hanım kızımız.
    "canım istemiyor" dedim, gülmeye başladı.
    beraber gülüştük ve olaysız dağıldık. keşke hepsi böyle olsa da sıkıntı yaşamasak.
  • aranan yere göre değişen durumdur.

    hiçbir reklam yapmaksızın rastgele aklıma gelenleri söylüyorum:

    tivibu & türk telekom(hem prime hem düz kısmı), turkcell(platinum olmayan düz kısmı), muğla büyükşehir belediyesi, garanti, akbank, digiturk en memnun olmadıklarım arasında.

    bugüne dek problemleri uzatmadan çözenler ve sinirlendirmeyenler ise enpara(düz finansbank kısmını bilmem, kullanmadım) ve platinum sonrası turkcell oldular.

    bunlar dışında internetten kullandığım irili ufaklı birçok alışveriş firmasının da call center bölümleri yerlerde sürünüyor.

    karşınızda çözüm odaklı, sinirinizi bozmayan bir servis olunca siz de sakin davranıyorsunuz ve keyifli bir şekilde teşekkür ederek kapatıyorsunuz.
  • böyle bir huyu yoktur türk insanının.. kırmadan dökmeden yaşama ahlakı becerisi kazanamayanların paldır küldür davranışlarıdır o.