şükela:  tümü | bugün
  • nedense milletçe pek bir meraklıyızdır onu bunu birbirine yakıştırmaya, üstüne vazife olmayan işlere bulaşıp da "bak bizim mehmet efendi'nin bir kızı var, bir görsen; büyümüş, serpilmiş, güzelleşmiş" demeye.
    belli bir yaşı geçtikten sonra olsun, birisi boşanmış olsun vs. kız da olsa erkek de olsa millet konuşmaya başlar; hele bir de mezun olup askerliğini yaptıysan, eline ekmeğini almaya başladıysan tamamdır artık kesin olarak vakit gelmiştir. bilimum ne kadar alakasız insan varsa herkes bir alternatifle çıkar karşına. anlatamazsın bir çoğuna "bırakın ben 30'umdan önce düşünmüyorum, ne gereği var hemen evlenmenin..." diye.
    eskiden böyle olmasına alışmışlar: kız 30'u geçip de evlenmediyse evde kalmış sayılır, erkek de askerden döner dönmez parasını kazanmanın yolunu bulup evlenmelidir. kimse de demiyor ki bu kadar erken evlenince ev nasıl geçindirilecek, nasıl bakacaklar birbirlerine... alışmışlar onlar; öyle görmüşler, öyle olsun istiyorlar...
    hani annen baban dese neyse, ama onlar da hiç konusunu bile açmayan, bu geleneksel düşünceye bağlı olmayan tiplerse ve sizi de öyle yetiştirmişlerse diğerlerinin konuşması komiklikten öteye gidemiyor. özellikle nine ve dedeler pek isterler böyle olmasını, "torunumun çocuğunu kucağına alayım" isteğiyle doludurlar. e alcan kucağına da kim nasıl bakacak buna babanne bunu düşündün mü sen hiç?
    hadi dededir, ninedir bunu da geçtim, isterler tabi torunlarının mürüvvetini görmeyi. ama bir zamandan sonra "buna noluyor ya" diyebileceğimiz insanlar bile karışmaya başlar. babanızın arkadaşları sorar, komşular konuşmaya başlar, yolda görseniz zor tanıyacağınız uzaklıktaki akrabalarla karşılaşırsanız onlar sorar... "ee sizin oğlan da artık çalışıyor, düşünmüyor mu evlenmeyi? yok mu kafasına uygun bir arkadaşı?" bu sorunun ardından "yok arkadaşı var ama evlilik için erken, düşünmüyorlar" cevabı gelse de o arkadaş lafı duymazlıktan gelerek "bizim sitede bir kız var, bilmemnereyi bitirdi, bir tanıştırsaydık" diye lafa girilir.
    böyle durumlarda ikinci çocuk olarak söyleyebilirim ki sizin abinizin veya ablanızın evlenmemiş olması en azından o evlenene kadar sizin rahat kalmanızı sağlayacaktır, öncelikli hedef odur çünkü.
    şimdi nerden geldi aklıma geldi bu konu? bayram boyunca konuyla alakalı olarak ağabeyimin başından geçen diyaloglara çok gülmemin yanı sıra babamın dişçisi de (dişçiye ne oluyorsa artık...) strateji hatası yaparak olaya benden girmiş, babam da "onun için çok erken, daha mezun bile olmadı. hem o "ben 30'uma kadar evlenmem manyak mıyım?" diyor" demiş. dişçi de illa birini yapacak ya, "o zaman senin oğlanı düşünelim, o napıyor?" demiş...
    (bkz: uzerine vazife olmayan islere karismak)
  • copcatanlik, goruculuk, hamamda kiz begenme* gibi yontemler yetmemis turk milleti bi de ben evleniyorum diye yarisma duzenlemistir evlendirme yuva kurma bekar genc birakmayip turk aile yapisina uygun bi cevre olusturma adina. bi de turk milletinin evlenme meraki* vardir ki, inanilmaz ama gercek, insanlarin bu yarismaya katilmasin sebep olmustur.
  • (bkz: basgöz etmek)
  • (bkz: evermek)
  • aslında çok gerilerde kalmış olması gereken örf ve adete bağlı bir abazanlıktan türemiş alışkanlıktır. yani onlara göre herhangi bir mahalle çocuğu çevresinin kısıtılamaları yüzünden elmas kesebilecek bir barrakla gezdiğinden bu tehlikeyi ortadan kaldırmak onlar için bir görevdir. onlar arabulucu olarak devreye girdiklerinde, sizin üstlenemediğiniz bir görevi yaptıklarını sanırlar. bir insanın kendi eşini bulması fikri bu nato kafa nato mermer tiplere gelmeeeez.*
  • hakkında perihan mağden'in dahi dolu dolu yazılar yazdığı ben evleniyorum yarışmasında örneklenebilen sinir bozucu durumdur.
  • sonunda o kadar boku cıkar ki artık birey kurtulmak icin evlenmek zorunda kalır..