şükela:  tümü | bugün
  • övünmeyi seven bir milletiz kesinlikle. dedikodu kültürünün (neresi kültürse) bu kadar gelişmiş olması ve entellektüel açıdan doğru düzgün şeyleri tartışacak bir alt yapımızın olmayışı bu durumda etken belki de.

    bu özelliklerin çoğu belki kendisine ait bile değil ama bir şekilde kendinde içselleştirmiş insanımız bunları.

    aklıma gelenler:
    -evinin ne kadan da güzel olduğu: arkadaş turkiye'de "evi yazları esmeyen kışları da sıcak olmayan" insan yok herhalde. herkesin evi bu açıdan komfor harikası. adam eviyle ilgili mutlaka övecek birşey bulur.
    -çocuğunun ne kadar zeki olduğu: tamam hakikaten zeki çocuklar var ama zeka ortalaması olarak sürünen bir toplum olduğumuz istatistiklerde var. ee zaten bizi yöneten partilerden de belli değil mi çok zeki bir toplum olmadığımız...
    -lisesinin ne kadar geyik olduğu: bitmez tükenmez en süper en bir geyik bizim liseydi geyiği
    -memleketinde belirli bir yemeğin ne kadar güzel olduğu: adama köfteden bahsediyorsun. "ooo, bizim memlekette bir köfteci var, parmaklarını yersin" diye başlıyor. (ee sen yememişsin, duruyor hala parmakların)
    -ne kadar da hızlı araba sürüyor olduğu: ne kadar hızlı araba suruyor olduğu ile ilgili övünmeler de bitmez. ee trafik kazası oranlarından bahsetmeye gerek yok galiba
    -futbol takımının ne kadar da süper olduğu: adam kendiyle ilgili somut bir başarı bulamıyor, bu nedenle sadece tuttuğu takımda kendini buluyor. "nasıl da koyduk size yeaaa" diye geziniyor (sen mi attın golleri hacut?).
  • göbekli ve bıyıklı erkeklerinin olması .
    göbek zenginliğinin işaretidir türk insanına göre. (genelleme)
  • (bkz: iyi niyeti)
  • omo hocam fronsozloro boz doş olmoyo oğrottok diyerekten övünen tipler var ve daha çok altın elmas araba duble yol gibi somut şeylerle hava atan türk insanımız...
  • övündğü değil övünülmesi gereken özelliği pratik zekasıdır
  • kesinlikle sportif başarılardır..

    "bana gurur duymak nedir yeniden ogretmis, gostermis destandir.

    mac biter bitmez polonyali arkadaslarima (hem de kiz, futbolla nispeten ilgili) "tanriya yemin ederim, inanilmaz bir macti. bu gece yerinde olmak isterdim, sonuna kadar hak ettiniz" dedirtmis, gruptan cikip cikmayacagi mucizelere kalmis bir ulkenin futbolseverlerine karsi koltuklari kabartmis, dudaklarda tarifi imkansiz bir gulumseme birakmistir.

    mac bittikten 15 dakika sonra moldovali dosttan gelen facebook mesajiyla dudaktaki tebessum yerini anlatilmaz bir gurura birakmistir;
    "benim favorim turnuvanin basindan beri hirvatlardi ama su 2 macta sizi izledim ya artik finale kadar, sampiyonluga kadar sizinleyim. yazin nihat'i tanimayinca bana kizmistin, hakliymissin. 3. golde ben de yerimden zipladim, tebrikler maximus."

    ayni gece, 2002 dunya kupasi ucunculugunden donen ilhan mansiz'li milli takimi ustu acik otobuste samatya'da alkislarla karsiladigimdan beri ilk defa beni sokaklara sirtta milli forma, elde ay-yildizli bayrakla doken destandir.

    ve ertesi gun, "futbol" deyince kafasinda "amerikan futbolu"ndan baska birsey canlanmayan amerikali patronumdan gelen is ile ilgili mailin ilk satiri ile kendimi futbol federasyonu baskani gibi hissettmemi saglayan destandir;
    "tebrikler turk, yolunuz acik olsun"

    evet sadece 1-0'lardan geri gelip 2-1 yapmalariyla degil, 2-0'lardan gelip vazgecmeyip, pes etmeyip, inadina mucadele edip 3-2 yapmalariyla da degil herseyiyle destan yazdi turkler.

    belki de ertesi gun simit almaya parasi olmayacak olan, ama evindeki 37 ekran televizyondaki macin bitis duduguyle kendini birkac saatligine, belki de gun agarana kadar dunyanin en mutlu insani hissetmesini saglayan, mezun olan ogluyla ovundugu gibi milli takimiyla gurur duymasini saglayan bir destandi.

    kislalarda, jandarma komutanliklarinda, hudut kapilarinda vatan ugruna nobet tutan onbinlerce mehmetcigin hepsinin bir agizdan gol diye bagirmasi, yuzbaslarina sarilmasi, sapkalarini havaya atmasiydi bu destan.

    evinden kilometrelerce uzakta gurbet ellerde ekmek parasi pesinde kosan gurbetcilerimizin hasretini birkac saatligine dindiren, onlara dunyanin neresinde olursa olsunlar yasama sevinci, turkiye aski asilayan destandi.

    isvicre'de, avusturya'da, cek cumhuriyeti'nde, almanya'da, hollanda'da hep bir agizdan "nihat" diye bagirtan, stadi, meydanlari dolduran onbinlerce turkun basini one egilmis degil, gururla "kirmizi beyaz" diye bagirtan, birkac yil once bizi dunya kupasindan eden isvicre'li komsulara "rovans boyle alinir" dedirten destandi. uzerinden aylar, yillar gecse de unutulmayacaktir.."

    (bkz: 15 haziran 2008 türkiye çek cumhuriyeti maçı/@maximus decimus meridius)
  • (bkz: dürüstlüğü)

    ülkedeki tüm ibnelikler dış mihrakların oyunu o yüzden
  • herhangi bir avrupa etkinliğine bir türk isminin olması bunların başında gelir.
  • elinin tersiyle övünür. çok pis olduğunu söyler.