şükela:  tümü | bugün
  • ülkem insanının belki de en cahil olduğu konu budur. senelerdir inegöl'de yanan sobaya tiner döken mobilyacı elemanını mı ararsınız, damperin kapağını dik vaziyetteyken açıp dökülen kumun altında kalanı mı... örnekler sayısız.

    en bariz örnek trafikte yaşanır genelde. iyice gözlemlerseniz hareketli bir nesnenin yahut insanın hareketini, hızını, mesafesini tahlil etmekten yoksundur bizim insanlar. mesela kırmızı yanıyor araçlara. belli bir mesafedesiniz yaya geçidine. yavaşlıyorsunuz ve yavaşlamaya da devam ediyorsunuz. bekleyen yayalar siz tamamen durana kadar kıpırdamaz. bekler. aracınızla yolda giderken sola sinyal mi verdiniz? yol ağzındasınız. solunuzdan geçmeye kalkacak araçlara dikkat edin. aracınız sola dönmeye başlamadan algılamaz kimse.

    takip mesafesi ve sair bir dünya kuralı hiçe sayar türk insanı. yerçekimini yenebileceği inancıyla yaşar adeta. kabloda elektrik var mı diye yalayan, tüpgaz kaçağına çakmak tutan millet. hatta öyle bir cehalettir ki türk futbolcusu (almanya'da yetişmediyse) aşırtma gol atamaz. fizik bilgisi yetmez. beceriksizlik değildir bu.

    ülkede akla gelen gelmeyen ne kadar kaza varsa, iş yerinde, trafikte, parkta, halı sahada... alayı fizik kurallarını anlayıp, özümseyememekten olur.