şükela:  tümü | bugün soru sor
  • aslında bu ülkede yaşadığımız bir çok problemin temelindeki sebep.

    insanlar birbirine zerre saygı göstermiyorlar, herkes bencil durumda. en tepedeki insan da böyle, en alttaki insan da.

    nefret edilecek bir millet olduk resmen.
  • cahilligi ve sonradan gormeligiyle biraraya geldiginde tadindan yenmeyen durum..ondan sonra gelsin kaldigi bes yildizli otelin adini ifsa etmek icin her firsati degerlendiren okuzler, gitsin siz sunum yaparken gozunuzun icine bakarak telefonda sevgilisiyle konusan davarlar. neyse ki icimden hepsini sinifliyorum; davar grubu,koylu kurnazi grubu, kiro kadin grubu, kiro erkek grubu
  • pek çok sorunumuz gibi bunun da empati yoksunluğundan kaynaklandığını düşünüyorum.

    en basit meselelerde bile olsa "bana biri aynısını yapsa ne hissederdim?" düşüncesi insanın saygısızlık etmesini, kötülük yapmasını engelleyen önemli bir araçtır.
  • anadolu insanı ile büyükşehir insanının karıştırılmaması gerekli olduğunu düşünüyorum.
    (bkz: istisnalar kaideyi bozmaz)
    bazı öküzler istisna olabilir pek tabii.
  • etnik köken gözetmeksizin doğru önerme. bu coğrafyada yaşayınca insan doğal olarak alışıyor ve farkına varmıyor.

    saygısızlık konusunda sadece toplu taşıma ve trafikte onlarca durum sayabilirim. otobüse binerken mutlaka arkadan ittiren * veya önünüze geçmeye çalışan biri olur. metroya binerken, insanlar inmeden dalan tipler mevcut. toplu taşımada yer vermek kavramında hiç bahsetmiyorum. mutlaka kapı önünde geçişi engelleyecek bir kimse olur.

    araba kullanırsınız, davar eşekten arabaya henüz terfi ettiği için yolu ortalayıp gider. yol verme kavgası gibi enteresan bir olgu var. kaldırıma araba park etmek gibi önemli bir spor dalımız var. kaldı ki trafik polisinin sadece radar kurup ceza kesmesi ve kazalara geç gitmesinin dışında bir işlevi olmadığı cennet vatanımızda bunu çok doğal karşılıyorum. sağa sola dönmeden sinyal veren insanlar görünce gözümden bir iki damla yaş düşüyor.

    hülasa, saygısızlık bu milletin dna'sına kodlanmıştır.
  • ben bilirim ve bana bir şey olmaz empozelerinden kaynaklanır.

    bu özgüven bitirecek bizi. saygımızı bitirdiği gibi!..
  • doğruluğu giderek kanıtlanan tespittir. birkaç örnek vereyim. trafikte gidiyorum, sol şeride geçmek için sinyal veriyorum, sol arkadan gelen araba birden hızlanıyor sırf bana yol vermemek için. orası senin babanın yolu değil, ortaklaşa kullanıyoruz, neyin hırsı bu, neyin bencilliği? ramazan ayındayız malum, insanlar oruç tutuyor. yolda da bir kadın dondurmasını yalaya yalaya gidiyor. en doğal hakkıdır, afiyet olsun ama etrafındaki insanların o an, o sıcakta zor bir durumda olduğunu düşünüp dondurmasını evinde yese hiçbir zarar görmez. aynı şekilde, adam inanmadığını söyleyince aforoz ediliyor. yahu sanane, ister inanır ister inanmaz. sana bir kötülüğü dokunmadığına göre ne diye karışıyorsun? yok efendim erkek erkekten hoşlanamazmış, yok türbanlılar dört bir yanı sarmış falan filan. etrafımızdakilere dinden, tercihlerden, etnik kökenden, dilden, ırktan ve cinsiyetten arınmış, sadece insan gözüyle bakabilirsek daha saygılı, daha mutlu insanlar olabileceğimize inanıyorum. ha bunu yapabilir miyiz, işte onu bilemiyorum.
  • sadece genç nesilde değil, toplumun genelinde giderek artan, hergün biraz daha kendinden iğrendiren durum. bu olayın dağdan inmişlikle, zengin/fakir mahallede oturuyor olmakla falan da alakası kalmadı. insanımız gerçekten saygısız, artık sokakta savaşır gibi yürüyoruz veya araba kullanıyoruz.

    saygı denen şey, karşındakinden korktuğunda hissedilen ve gösterilen bir olgu değildir. fakat bizim ülkemizde malesef korkmuyorsa saygı duymuyor insanlar. bunun bizi yönetenlerle, eğitimle falan ben doğrudan etkisi olduğunu da zannetmiyorum. insanı hayvandan ayıran en önemli şeylerden biri olan saygı, hayvanca içgüdülerle korkarak gösterilmez. kaldı ki iddia ediyorum hayvanlar yaşadığımız toplumun çoğunluğundan daha saygılıdır.

    inanmıyorsanız gidin, bir bankamatik atm'sinde para çekmek için bekleyin, önünüze geçen 45-60 yaş arası bir davara mutlaka rastlarsınız.

    burada anılarımı anlatmak istemiyorum fakat, üniformalı gördüğünde abi çekip, sırasını veren tipler(ki kesinlikle buna karşıyım), siz sivil iken gelip sırada önünüze geçer, arabayla her türlü artistliği yapar, taciz eder üstüne laf söyleme haddini bulur kendisinde, yolda yürürken üstüne üstüne yürür, bu kadar mı zor güleryüz gösterip yol vermek birbirine? bu kadar mı?

    bu kadar mı zor markette 2 tane ekmek 1 tane gazete alacak olan insanı 2 dakikadan az beklemek yerine önüne geçmeye çalışmak tepeleme dolu market arabasıyla?
    bazı tipler atm'den 30 sn de para çekip defolup gidecekken ben, önüme geçip kartı nereye sokuyoz diye bana soruyor hiçbir şey olmamış gibi.

    bu aralar tayin dönemi, taşınma şu bu derken bankalarla çok haşır neşir olmak durumunda kaldım, herhangi bir devlet bankasına gidin(vakıf, ziraat, halk vb) gişeden fiş alın, mutlaka bir menopoz teyze göreceksiniz başkasından aldığı fişle önünüze geçen ve mutlaka bir göbekli dayı göreceksiniz sen öne geçtin diye tenezzül edip kavga eden.

    ben gerçekten yoruldum bu ülkede yaşamaktan artık.

    gerçi tek derdimiz saygısızlık olsa neyse, artık kaldırımda yürürken kesinlikle güvende değiliz. zira bir belediye otobüsü bizi biçebilir veya bir zengin çocuğu gelip üstünüzden geçebilir, bok yoluna ölürsünüz, siz ve aileniz hariç kimsenin canı sıkılmaz bu duruma.
  • ulkede yasanan saygisizlik dahil sorunlarin cogu turk toplumunun cocuk toplum olmasi ve turk toplumunun disi toplum olmasi ile ilgilidir.
    o dayilarin amcalarin yasina bakmamak lazim, bilinc duzeyleri neandertallerden hallice.
  • iki hafta önce çocuklarımı izmir sasalı doğal yaşam parkına götürmüştüm. türkiye'nin ve hatta bir çok batılı ülkenin en güzel yerleşkeye sahip bir park olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla. ama insanımız o muhteşem parkta bile seviyesini ve pisliğini göstermekten geri durmamıştır. yağmur ormanlarını oluşturan alanda (muhteşem bir iklimlendirmeye sahip) yaşarken bir daha göremeyeceği bitki alanına pet şişe atanlarımı istersiniz, yediği dondurmanın kağıdını atanımı yoksa ? hatta çöp kutlusuna 1.5 metre mesafeli bir çeşme başı var ki fotoğrafladım hemen hemen arkasını çöplüğe çeviren de yine nezih türk insanıdır ! eve geçer geçmez o fotoğrafı da entrikaya ekleyeceğim şüpheniz olmasın. koca koca yazılarla hayvanlara yiyecek vermeyiniz uyarısı olmasına rağmen o tatlı lemur'lara çubuk kraker veren o kadını hele hiç anlatmıyorum. sadece saygısız mı, görgüsüz desek veya pislik insan ?