şükela:  tümü | bugün
  • 17 yaşını geçmiş her kız için erkek annelerinin her fırsatta orada burada gördükleri kızları süzüp, bir bahane ile söze girip tanımaya çalışarak sonunda bir şekilde lafı esprili bir dille ''ahahah benim de bekar oğlum var, dur bak cüzdanımda fotoğrafı var'' türevi cümlelerle bağlayarak rahatsızlık vermeleri sebebi ile gerçekleşmektedir.

    edit: sözlerim negatif seçilim için elbette.
  • türk kadinlarina ozgu bir tutum degil.

    soyle aciklamakta fayda var:

    kadinlar evlilige gudumludur. kiminle evlendiklerinin onemi yok... evrensel olarak durum boyle..

    -dolayısıyla "aldatan kadinlar neden var? hepsinin sadik olmasi gerekmez mi?" sorusunun cevabi da kendiliginden yanit bulmuş oluyor.-

    he neden evlilige bu kadar hevesliler sorusu ise soyle cevaplanabilir; modern dunyalariyla celisen bastirilmiş anac duygular, varoluşuyla ilgili temel icguduler... bu tabi toplumda ciddi yer edinebipmeyi basarmis kadinlar icin boyle... digerleri zaten ahlak namus örf adet gibi yasalarin baskisi altinda..
  • türk anne babalarının kızlarını yetiştirme şekilleri yüzündendir.

    siz ileride kendi kızınızın evlenmeden sevişmesine, evlenmeden istediği erkekle aynı evde yaşamasına izin verin, o da evlilik odaklı olmasın.
  • çok olgun oldukları içindir ablası. hep ergen kalan sorumsuz erkekler anlayamaz.

    (bkz: böyle buyurdu kezban)
  • hiç hollywood romantik komedisi izlememiş adam söylemidir. ne türk ü allasen, allahın amerikasında bile kadınlar ciddi ilişki evlilik vs peşinde.
    ama oradaki erkeklerin de tek derdi vur kaç.
    her haltı bize giydirmeseniz.
    keşke.
  • (bkz: yav he he)
  • türk erkeklerinden bütünüyle bağımsız, direkt kadınların kezbanlıklarından, avrupa görmemişliklerinden, aile terbiyesi almamışlıklarından ileri gelen gerçektir.

    ne diyosunuz siz ya? ne diyosunuz amına koyim!! otuz iki yaşındayım. ortalamanın üzerinde bir akademik eğitime sahibim. akademisyenim demeye dilim varmıyor, bunu da hemen bir başlıkla özetlemeye meyilli çok orospu çocuğu var, sebepsiz yere sinirimi bozdurmayım.

    ayrıca güzel bir kadınım, hiç sandığınız gibi değil. birden fazla erkek arkadaşım oldu, en kısa ilişkim iki yıl sürmek kaydıyla her biri birbirinden değerli aslında bir kaç ilişki yaşadım. kimseyle ne evlilik güdümlü ne de herhangi başka bir kaygıdan hareketle beraberlik yaşamadım. yarınla ilgili tek kelime sormadım. sonuç? muhtemelen asla anne olamayacağım. sevmediler mi beni? çok da sevdiler eminim. ama evlilik, insanın nefsini terbiye eden toplumsal bir bağ olduğundan evlilik çatısı altında ilişkisini yürütmeyen, herhangi bir toplumsal baskı altında bulunmayan erkek, ilkin aşkından geberse de heyecanı bittiğinde (sevgililik ilişkisinin onun tarafında bir bağlayıcılığı da olmadığından) kusurlar aramaya, tartışmalı gergin bir ilişki atmosferi yaratmaya, sonrasında da hoop gemisini alıp demirleyecek başka limanlar aramaya başlıyor. kadın mı? kadın heyecanla değil alışkanlık ve fedakarlıkla bağlandığından arkadaşım bu süreç kadını erkeğin tersine uzaklaştırmak yerine bağlıyor. geride kendini işine gücüne vermiş esasında enkaz olmuş bir kadın. sonra da bilmem kaç yaşını geçmiş işine çok titizlenen bekar hoca yönetici geyikleri. amınıza girsin sizin! lan onlar hayvan gibi çalışmaya çok meraklı olduklarından değil, çağdaş ve anlayışlı görünmek adına hiçbir yavşak türk erkeğini evliliğe zorlamadıklarından bekarlar.

    aynen genç kız kardeşlerim devam edin. sakın bu kezbanlıktı, geri kafalılıkti geyiklerine aldanmayın. bunların hepsi sizi herhangi bir sorumluluk dairesi olmadan becermek isteyen ağzı salyalı eli sikinde gezen türk ergenlerinin uydurmasıdır. yaratılmak istenilen sanal gerçeklik tam olarak budur.

    "benim kafam karışık" "evlilik mi mmmffs bilmiyorum ki" ve benzeri lafları duyduğunuz yerden hızlı adımlarla uzaklaşın. neden bizim kafamız hiçbir zaman karışmıyor bunu bir düşünün. evlenmek çok mattah bir şey olduğundan değil, evlenmeyebilir de insan.

    size yakınlaşmaya çalışan o kişinin daha ilişkinin başında size sonsuza dek söz verebilecek olma olasılığından dahi uzak durmaya çalışmasından. siz bildiğinizi yapın.

    sizi kezbanlıkla suçlayacak olan adam yedi göbek avrupalı degil unutmayın.

    içimde patlamasın editi: söylemeden geçersem rahat edemem. yarın sizi evlilik öncesi ilişkilerinizden ötürü zalimce kınayacak olan da yine şimdi bu evlilik ısrarınızdan dolayı sizi kınayan aslan parçasıdır. bunu sakın aklınızdan çıkarmayın.
  • çoğu kızın evliliği bir çıkış yolu gibi görmesinden ileri gelir.

    bizim toplumumuzda kızların çoğu çalışıyor olsa bile evlenene kadar anne ve babasıyla aynı evde yaşar. anne ve baba kızın hayatına yaşına bakmaksızın belirli kısıtlamalar getirir. dışarı çıkmasına karışır, çıksa kaçta döneceğine karışır, arkadaşında kalmasına karışır karışır da karışır yani. bu baskıdan bunalan kızlar çarenin evlilikte olduğunu düşünebilirler. ancak genelde evliliklerinde de aradıklarını bulamazlar zira anne babanın yerini koca alır bu sefer de. o karışmaya başlar.

    herkes böyle değil tabii, tek başına yaşayıp hayatını kazanan kadınlar da var. ama genelde onların üzerinde de evlilik baskısı kuran bir anne, baba olur. yaşı otuzu geçse evde kaldın söylemleri başlar.

    ne evlilik meraklısı toplummuşuz yahu yazarken daraldım. bu baskıya maruz kalanlara kolay gelsin.
  • nedense bir bana denk gelmedi bu evlilik odaklı kızlar