*

şükela:  tümü | bugün
  • genellikle eril popçu bünyelerin kliplerinde gozlemlenen olay. bir sarkiya klip cekerken yaratıcı olmanın zorlaştigi gunumuzde gun geçmiyor ki genç popçularimiz kliplerinde bir mankeni dövmesinler. 3,5-4,5 dakikalik size her türlü özgürlüğü sağlayan zaman diliminde, hint filmleri ile katolog çekimi arasinda şeyler yapmayi yegleyen ve bu ugurda tonlarca para dokturen popçularimizin kavga etmekten elleri kollari yoruldu.

    hadi madem şarkıya başladık içinde dramatik bir yapı olsun bir hikaye anlatsin, aşk hiyasi olsun, olsun ama nasil olsun? şimdi bir yandan ara ara, anlamsiz dekorlarin onunde durup şarkı soylemem gerek arada da aşk mevzunu nasil sokacaz, seyirciye altyazi geçmeden bu iki insanin arasinda bir seyler yasandigini nasil anlatacaz diye yirtinip duran bünyeler, şak diye süper bir fikirle ortaya çikiyorlar.

    formül çok basit. genç popçu ve bir manken kiz once birbirlerine sarilirken gosteriliyor. bu ilişkinin başladigini iyi oldugunu, aşk yaşandigini belgeliyor. sonra klibin ikinci yarisina gecerken bir kavga fasli başliyor. kiz ve erkegin sorunlar yasadigi da boylece anlatilmiş oluyor.

    yalniz şöyle sakat bir durum var, benim bu çoğu rol yapma özürlüsü popçu erkek arkadaşlarim hayatlarinda daha önce hiçbir kadinla kavga etmediklerinden, kliplerinde saçma sapan bir el dalaşmasina giriyorlar. hatta levent yüksel'in son klibinde gorup şok ok oldugum üzere, bu el dalaşmasi en iyi ihtimalle ortaokul son sinifta iki erkek cocugun dalasmasini animsatir duzeyde ilerliyor.

    şimdi de bir miktar örneklere geçelim. her klibinde vucudunun belli bolgeleri ile müşerref oldugumuz ünlü şarkıcı emre altug'un, gidecek yerim mi var, sikecek halim mi var adli klibini animsayiniz. kizcagiz ile oglancagiz aralarinda bizim ne oldugunu anlamadigimiz bir sebepten dolayi didinip duruyorlardi. yer yer kavgaya ara veriyor vucutlarinda morluklari oksuyor daha sonra tekrar başliyorlardi kapişmaya. yine bir başka sanat güneşimiz çelik'in metro istasyonunda, el kizartmacayi andiran bir nevi seri hareketlerle yanindaki kiz ile dovuşmesini ve sonunda rol yapma özrünü kabul edercesine, gülmesini, saçmalamasni animsayin. yine çok uzaklara gitmemize gerek yok, geçenlerde görüp fenalaştiğim levent yüksel klibinde, levent 'bu askin katili sensin, teslim ol suçlu sensin' diye kafiye yaparken dünya güzeli bir kizcagizla birbirine girmiş klip boyunca kizi parçalamişti. rafet el roman'in eski eşi ki adini şu an hatirlamiyorum, ege adiyla bilinen yerli gypsy kings'in klibinde oynamiş, 'evlilik bana haram' nakaratlari eşiğinde banyoda sinir krizi geçirircesine partneriyle kavga etmişti.

    efendim örnekler uzatılabilir, hafizasi kuvvetli bunyeler kolayca hatirlayacaklardir ki, kenan doguludan, serdar ortaç'a hatta ve hatta rober hatemo'ya pek çok türk popçusu, olmazsa olmaz bu deneyimi yaşamiş, kliplerinde bir iki kadinla fiziksel mücadelede bulunmuşlardir. yine de tüm bu deneyimlerin hiç şüphesiz en tramva yaratani yillar önce, nev-i şahsına münhasir rafet el romanca yaşanmiştir. rafet el roman, yillar once leyla adli parcasinda, boyle melek gibi bir kizcagiz bulmuş ve onunla çayirlarda koşmuştu. şarkının sözlerinde kesinlikle bir kirginlik, kizginlikta yoktu ancak rafet bu leyla denen kizi oyle kotu seviyordu ki, kizcagizin klipten sonra beyin tramvasi gecirdigine eminim ben. kafasini kuvvetlice gogse bastirmak, saçlarindan çekmek, itmek, kafayi dondermek, kafayi tekrar itmek, tekrar çekmek....

    turk kliplerinde süregelen bu kavga tandansinin bir an önce son bulup insanlarimizin karşilarindakilere zarar vermeye teşvik edilmemelerini umuyorum. umarim butun popcular, arkadaslari dogus'un radiohead'den apartma özgün çalışmasınında ilham alir, şiddeti bünyelerine yansitarak, mazoist ufuklara yelken açarlar.

    sevgilerimle,
    bir kraltv vj'i
  • rafet el roman'ın sevdim ama sonu yoktu şarkısının klibinde işler değişmiş. rafet kızın aldatma -büyük ihtimalle- fotoğraflarını görüp kıza hot zot bağırmaya başlamasıyla ablanın eline geçirdiği vazo vb. allah ne verdiyse rafetin kafasına fırlatması yeni bir dönem açmıştır -hem suçlu hem güçlü-. ablayı alkışlıyoruz.