şükela:  tümü | bugün
  • bir kere tutan şeyi sonsuza kadar tekrarlayaraki bir bölümünü izlediğinizde kalan 857 bölümü de izlemiş kadar olduğunuz dizilerdir(özellikle son zamanlarda ortalarda dolaşanlar*)
    bir insanın "selammiii" diye kocasına bağırması ne kadar komik olabilir ki her bölüm duydukları yetmiyormuş gibi kadını magazin programlarına bile çıkartıp bunu tekrarlatırlar
    veya ilk bölümlerde "cüce ama kabadayı" fikri insanlara çok komik geldiğini farkedip bunun suyunu çıkartmak hem ayrılsak da beraberiz'de hem de çocuklar duymasın'da aynı karakteri her yerden çıkararak benzer replikleri söyletmek, neticede birbirinin aynı iki dizi yaratmak niyedir nasıldır?

    halbuki(bkz: gulsen abi) (bkz: kaygisizlar)
  • yabancı kanallarda başarılı olmuş diziler neden türkiye'de baştan çekilir anlayabilmiş değilim. ayrıca dizinin özünde yapılan değişiklikler de bir o kadar rahatsız edicidir. aynı isimle başka bir dizi izleyerek, dizinin orjinalinden de soğumaktadır insan. bu olay özellikle komedi dizilerinde dikkatimi çekti benim.

    örnek 1 : (bkz: sabrina) (bkz: acemi cadı)
    örnek 2 : (bkz: married with children) (bkz: evli ve çocuklu)

    bunlardan daha bir sürü var...
  • türk komedi dizilerinin bir kaç bölümden sonra dramaya kaymasının veya bir şey tutunca kör göze parmak şekline sokulmasının en önemli nedeni süredir.. türkiye de bir yerli dizi en az seksen dakika cekiliyor. çekilmek zorunda, çünkü diğer türlü kanal maliyeti çıkarmakta zorlanıyor..bu oldukça çetrefilli bir konu aslında içine girince çıkmak epey zor oluyor.. seksen dakika sürekli güldürmek beklenirse bir diziden ya başaramayıp dramaya kayacaktr, ya da tutan bir şeyin bokunu çıkaracaktır doğal olarak tabi ki..

    bonus : (bkz: #11079643)
  • türkiye'de komedi dizisi bakımından dört trend vardır: çiçektaksigiller, anagiller, avrupayakasıgiller, sit-comgiller

    1- çiçektaksigiller: ilk sahneden son sahneyi tahmin edebileceğiniz basit espirili, anneanneye - babaanneye hitap eden, üniversite gençliğinin "off yine mi bu" diye sızlandığı reytingleri yüksek dizilerdir. çok uzun soluklu olurlar. çiçek taksi, akasya durağı, cennet mahallesi bu uzun soluklu kabusa şükela örnek teşkil eder.

    2- anagiller: absürd komedidir. algıları gelişkin olmayan çiçektaksiseverler, bu dizileri "bu ne la" efektiyle karşılar. "geç şu saçmasapan şeyi yaa" diyerek otoritelerini kurarlar. saçma diyalogların, saçma olayların yarattığı bütünü göremezler. yıllar önce star'da yayınlanan ana dizisi bunların atasıdır. kaygısızlar bu işin piridir. şimdilerde ise bu geleneği trt'deki leyla ile mecnun ve kanal d'deki üsküdar'a giderken devam ettirmektedir.

    3- avrupayakasıgiller: prime time'da her kesimden insan tarafından izlenerek reyting rekorları kırması hedeflenmiştir. ortalama üniversite gençliğinin popolarını yara yara izledikleri cinstendir. vasat üstüdür. avrupa yakası ve geniş aile bu gruba örnektir.

    4- sit-comgiller: her ne kadar avrupa yakası falan bu gruba girer gibi gözükse de bu grubun asıl elemanları ömürleri 2 bölümlük olan amerika aşırması dizilerdir. bayat amerikan espirilerini corç değil de ahmet yapınca komik olmuyormuş, bunu göstermek için yayınlanırlar. 2, bilemedin 3 bölüm sonra yayından kalkarlar. cuma'ya kalsa da bu türün o la la örneklerinden biridir.

    kategori dışı, mansiyon ödülü (bkz: yedi numara)
  • çok dandikler.
    yıllardır bu dizilerde seyirciler esprilerle değil,
    abuk subuk mimiklerle,
    saçma sapan hareketlerle,
    anlamsız böğürmelerle güldürülmeye çalışılıyor
    istinasız buradaki her komedi dizisi böyle
    amerikan dizilerine göre tabi ki çok kötüdür
    ama avrupa (ingiltere hariç) dizilerine göre daha iyi olabilir
  • işler güçler izledikten sonra, "hala umut var" dediğimdir.
  • bir bölüm izlemenin yeterli olduğu dizilerdir. çünkü mevzubahis bölümde geçen diyaloglar, finale kadar devamlılığını koruyacak olan diyaloglardir. esprilerin ise yüzde altmışı şiveden, kalanı da facebook'ta klişe halini almış bayat komediden oluşmaktadır.
  • aklıma ilk olarak tatlı hayat'ı getiren dizilerdir. ne çok severdim. celal kadri kınoğlu ve haluk bilginer'in harika birer oyunculuk sergiledikleri ve akıllıca esprilerle dolu bir diziydi.
  • işler güçler bu dandik özelliği bir nebze olsun kırabilmiştir.
  • yedi numara ve tatlı hayat'ın yerini tutacak bir dizi gelirse o gün yeşilimi yakınız.