şükela:  tümü | bugün
  • kendini komünist sanan faşistlere denir.
  • iki gruba ayrılan türk çeşitidir.

    ilk grup olan troçkistler azınlık yanlısıdır ve çoğunluk millete her fırsatta yüklenirler. devleti ve devletin kurucularını suçlarlar ve devlet ideolojisine karşı çıkarlar. sol kişfesi altında liberal politikaları desteklerler ve yeri gelince dinciler ile ittifak yaparlar. favori gazeteleri taraf ve radikal'dir. amaçları ikinci cumhuriyeti ne pahasına olursa olsun kurmaktır.

    ikinci grup ise ulusalcı olarak bilinen kesimdir. bunlar diğer gruba göre daha kalabalık ve örgütlüdür. bu arkadaşların başlıca derdi batı hegemonyasına ve muhafazakarlığa karşı çıkmaktır. sol görüşten milliyetçiliğe yer yer saptıkları olsa da liberalizmin sıkı karşıtıdırlar. onlar için batı karşıtı olmak desteklenmek için yeterlidir. favori yazarları yılmaz özdil'dir ve tkp, ödp gibi partilerde örgütlenirler.

    birinci gurup devletin var oluşundaki olaylara ve ideolojisini eleştirip çokkültürlü bir toplum isterken ikinci grup ise devletin sonradan saptığı yolları eleştirir ve batıdan ayrılmış, avrasya ittifakına mensup bir türkiye hayal eder.

    edit: ikinci grubun stalinci olduğunu eklemeyi unutmuşum. bir de sahte tkp/gerçek tkp ayrımı var ki sorma gitsin.
    edit2: cevap olarak gelen mesajların %95'i entellektüel birikimimi sorgulayan mesajlardır. işbu mesaj akademik bir yayın değil sadece gözlemlerime dayanarak yazdığım bir mesajdır ve amacı hem stalin'in hem de troçki'nin şahsına saygı duymakla beraber toplam oy oranı %1 i bile bulamayan bu iki güruhun bu iki isim üzerinden yaptığı anlamsız çekişmeye değinmek idi.
  • hatalarına rağmen birilerine oldukça batan komünist..türk siyonisti (bkz: tekin alp namlı moiz kohen) veya türk islamcısı (bkz: hüseyin üzmez) den çok daha onurlu olan tip..
  • propaganda yaparken, genelde ileri saflara çığırtkan ablaları piyon olarak ileri süren güruh.ses perdesi tiz aralıktaysa elindeki megafonla yoldan geçen herkesin kulağını taciz eder,mümkünatı yok gerçekleştirecekleri eylem veya kampanyalar hakkında kesinlikle istemeden bilgi edinirsiniz.yıllar geçer hala bir çığırtkanlık,hala bir bağrışma sokaklarda seslerini duyurmaya çalışırlar.çoğu zaman hapse atılan sempatizan arkadaşları için ağıt yakarlar.sokaktakilerin hiçbirisi kadrolu değildir.sempatizan oldukları için örgüt çatası altında toplandıkları derneklerinde varlıklarıyla yoklukları birdir.dava diye tutturdukları türküleriyle, üniversite hayatları kampüste değil sokakta veyahut çadırlarda geçer.çoğu dernekteki arkadaşlarının verdiği, ekin devrimini anlatan tarih kitabındaki altı çizilen paragrafları okur, içinden cımbızla çektiği birkaç sözcüğü ezberler.sorsan şolohov,çernisevski,soljenitsin in adlarını bilmezler.çünkü kolayı vardır onlar için.
    (bkz: komünist parti adı oluşturma jeneratörü v 2.0)
  • yaşlıları samsun, gençleri anadolu içer. yeni neslinde de her zaman bir geçmişe özlem durumu vardır içinde ama o geçmişin iç hesaplaşmalarından kendini muaf sayar. azınlık hakları dediğin zaman yalnızca kürt sorununu anlar çoğu, vakıf malları, ekalliyet, kıbrıs hadi bunları da geçtim ne kafkasya ne de eski yugoslavya'daki azınlık sorunlarını hiç görmezler. sonra da vay efendim troçki şöyle kötü yok efendim troçki aslında vatan hainiymiş. güce tapınmacılık sadece eleştirilen sağ kesimde yok maalesef, stalin'in kaotik sosyalist kimliğini benimserler, liderleri ne derse haklıdır çünkü eleştiri getiremezler, ideolojik bunalımlarından sıyrılıp yeni bir perspektif kazandıramazlar sosyalizme.

    küba ve kuzey kore romantizmi yaşarken yılın 2012 olduğunu ve halkların insanca yaşam haklarını görmezden gelip, liderlerini putlaştırırmayı kutsarlar.

    çağa ayak uydurmaya çalışan ve insancıl sistemi kafa göz yarmakla değil diyalogla kurmaya çalışanlara da hemen oportünist damgasını yapıştırır. durup dinlemez bir dakika, sosyal demokrasi, isveç, almanya, federasyon... alayı yanlış sistemlerdir, en iyi kore de kuzey kore'dir.

    zaman feodal değil sanayi çağındayız, toprak temelli sosyalizm politikaları değerini yitireli çok oldu, sanayileşmiş avrupa'da sosyal demokrasi aracılığıyla o insani değerlerle yaşamayı öğrendi, kötü bir şey değil, illa ki orak-çekiç olacak diye bir şey yok, bıyık bırakıp parka giyerek, ince belli bardaktan çay içip sigaradan dişleri sarartarak kurtarılmaz insanlık, fikir geliştirmek, düşünce ile gitmek gerekir.

    gerçi doğu perinçek ve alamet-i farikası işçi partisi'nin mao zedung'un savunucuları olduklarını söyledikleri ülkede ne beklenir ki...

    velhasılı kelam, sembolizmi bırakıp da kitap okusa biraz, azıcık da ukalalığı bıraksa aslında tanısak severiz insanına dönüşecek olan komünisttir. düşünenlere, ideolojilere yeni bir şeyler sunanlara saygım sonsuzdur.
  • sözlüğün ilk dönemlerine döndüğünü görmemize vesile olmuştur. ancak ilk dönemlerde sol ile ilgili yapılan mizahi üslup gitmiş hakaret içeren, genelleyen ve hiç de komik olmayan sözler sarf edilmeye başlanmıştır.
    koskoca sakallının sözü bile terse döndü sözlük ortamında ilki komedi, ikincisi trajedi oldu.
  • elitist-milliyetçi bir statükoyu korumayı-kollamayı öncelikli görevi addeden daha önemlisi türk komünisti adını bir nasyonal komünist olarak sonuna kadar hak eden modelleri de vardır.
  • genelleme yapmak yanlış olacaktır ama gördüğüm kadarıyla %90'ının komünist, sosyalist, devrimci gibi kelimelerin anlamını bilmediğini düşünüyorum.

    kemalizm de bir ideolojidir fakat sen hem kemalist hem ulusalcı hem de komünist olamazsın. bunları yazmak bile genel itibariyle halkın ne kadar lüks düşkünü olduğunu hatırlattı. zira üzerine che tişörtü giymiş, bodrumda plajda güneşlenen iki lahmacuna 50 tl verirken, akşamına sırf konuşmak için komünist olduğunu belirten ablaları hepimiz biliyoruz.

    'ya sen dersen' eğer, sanırım ben %10'luk kesimdenim. en azından öyle umuyorum.

    (bkz: all hope is gone)