şükela:  tümü | bugün
  • etik'den nasibini almamis basindir. en kisa surede soyu tukenmelidir.
    özel hayata duyulmasi gereken saygiyi hice saymaktadir.
  • terör örgütü kapsamında değerlendirilmesi gereken basın türü.
  • beni ekseriyetle hayal kırıklığına uğratan basın.
    şahsen magazine karşı bir insan değilim, hatta eğlenmek, kafa boşaltmak, popüler kültürden haberdar olmak adına magazinin gerekliliğine inanıyorum. ama bence magazinin eğlendirmekten başka bir fonksiyonu daha olmalı: siyaset alanında tartışılacak kadar ciddiye alınmayan konuların tartışılması, insanlara bunlarla ilgili de bilgiler verilmesi. mesela hollywood yıldızlarının me too gibi hareketlere destek vermesi, magazin basınında kadın-erkek eşitliğiyle ilgili haberlerin yer almasının sağlanması gibi.
    ben bu tar bir şeyin yıllarca türk basınında da olabilmesini umdum, bekledim. mesela geçen yaz magazin haberleri çılgın attı, aldatmalardan enseste görmediğimiz şey kalmadı. aylarca da tartışıldı; ama dedikodudan öteye gidemedi. "ülkemizde böyle şeyler çok az, bunlar hasta kişiler" deyip geçiştirildi (her olayda olduğu gibi). mesela törkiş royal weddingimizin her ayrıntısına gerek instagramdan, gerek yazılan çizilenlerden hakimiz; ama maddiyatı ve gösterişi yücelten bu yeni nesil maddiyatçı anlayış hiçbir yerde tartışılmadı (burada bu konuda çok güzel analizler okudum, o ayrı). aldatma tartışmaları, kocama dokunma heştegi altında son derece kezban catfight'lara şahit olduk; bir kişi de ilaç için çıkıp "kadını kadına kırdırmayın, azıcık ayaklarınızın üstünde durun" demedi (yine burası hariç).
    şimdi yine bir taciz olayı tartışılıyor, meydan kala kala kocişkocuların kraliçesi sero'ya kaldığı için "e o da bağırsaymış" türü saçmalıklar dinlemek zorunda kalıyoruz. ya da daha eskilerden, (şokopop 'un petek dinçöz videosunda gördüm ve tüylerim ürperdi) bir kadın çıkıp kocasının ona uyguladığı maddi-manevi şiddetten söz ediyor, nasıl tehdit edilip şantaj yapıldığını anlatıyor, duayen (!) magazin muhabirimiz esin övet ve şürekası "ıyş, cınım, can yapmaz öyle şeylear" diye lafı geveliyor. sağda solda çıkıp "magazin haberciliği önemlidir, biz de gazeteciyiz" diye gezmek kolay, e hani nerede? gündüz kuşağında boş programlar var diye şikayet ediyoruz, bundan yola çıkarak neden kadına şiddetle ilgili bilgilendirme yapılmıyor, kanunlar, prosedürler anlatılmıyor?
    ya da başka örnek. onur baştürk arada çıkıp türkiye'yi geziyor, "eğlence haritası" çıkarıyor. ya bu nasıl bir nimet, eline muhteşem bir kaynak geçmiş. yaz, millet ne bekliyor, eğlenmek istiyor, alkol yasakları turizmi böyle etkiliyor, işletmeciler şunu bekliyor falan. neredee. son derece sade suya tirit röportajlar, her konuya yüzeyel değinmeler, anca "şuraya gidin, buraya gidin" tarzı bir yazı. tam bir kaçırılmış fırsat.
    benimki de dert tabii. basın özgürlüğü diye bir şey kalmamışken, ülkeden onca başka problem varken aslında malum butonu hak eden bir entry oldu*; ama bir ülkenin magazini baştan sona kim kimle dedikodusu olamaz, olmamalı. elin selebritileri bile birbirine twitter'dan laf sokup sonra konuyu kadın haklarına, ne bileyim vücut pozitifliğine, eşit ücrete, ırkçılığa, şiddet problemlerine dikkat çekmeye bağlayabiliyorsa bizim de magazinimizde bu konular yavaş yavaş tartışılmalı diye düşünüyorum.