şükela:  tümü | bugün
  • çarkın dişlileri kadar sert çarpık bir mantık yapısıdır.

    günümüz bilimsel gerçeklerine göre evrim, bizden sorumlu olan biyolojik yapıdır. bir çoklarının yanlış bildiği üzere evrim mükemmelik peşinde koşmaz ve ya kusursuzu aramaz. hatta evrim mükemmelle ilgilenmez bile, mükemmel, harika evrim için değersizdir. evrim en iyi adapte olanı arar. rengarenk ve parlak tüylü olanı değil, kışın tüyleri vücut ısısını koruyacak ve doğal yaşam ortamında onu kamufle edecek olanı seçer. eğer adaptasyon, tüylerin renkli ve güzel olması değilse.

    türkler, tarih boyunca çok değişik coğrafyalarda çok değişik ortamlarda yaşamış, hüküm sürmüş ve ölmüşlerdir. peki ya türkler her yapılan savaştan her fethedilen şehirden ve her çağın kendine ait sorunlarından ders almışlar mıdır? şüphesiz almamışlardır diyemeyiz. çünkü doğanın dişlileri arasında paslanmaya yer yok. ve insanoğlu kendi başına bir başka insan için doğadır.

    günümüz de artık türk halkının, türk gençliğinin mantığının çelik gibi sert olduğunu görüyorum. mantığın ve kör inancın sabitliği yıkımdan başka bir şey getirmez. türklerin tarih boyunca en büyük başarısı adaptasyondur. eğer dikkatli bakarsanız türk tarihinde göreceğiniz en önemli refleksin “adaptasyon” olduğunu fark ediceksiniz. hikayelerde, mitlerde ve yaşananlarda hep türklerin bir olaya karşı verdiği ani refleksi görürüz. dağlar çevirir bir halkın etrafını ve onlar o dağı eritmek gibi bir çılgınlıkla hayatlarını devam ettirebilirler.* aslen göçüp geldikleri yer olan anadolunun bir ucunda yüzyılların, nice kavimlerin ve nice savaşların yıkamadığını koca bir devlet olan bizansın eteğinde bir oba kurup, dönemin şartlarına iyi adapte olup günü geldiğinde onun kadar adapte olamayan o devi yemiş yutmuştur.* yüzyıllar içinde kendi adaptasyon yeteneğini kaybedince dönemin adapte olabilmiş devletleri tarafından *hayatına son verilmiştir.

    bu örnekleri çok uzun tutabilirim. ve bu örnekler sadece devletle sınırlı değil ama konuya yakın olduğu için türk devletinin siyasi hayatından örnek vermek istedim. bu örnekleri hayatın her alanında çoğaltabiliriz.

    “bence” türk toplumunun adaptasyon yeteneği artık ya yok oldu ya da fark edilemeyecek kadar gözden kayboldu. fikir üretmiyoruz, fikir seçiyoruz ve seçtiğimiz fikirleri ölüm pahasına savunuyoruz. artık, fikirleri şekillendirmiyoruz, melez fikirler yaratmıyoruz. türk toplumu için fikirler, ideolojiler ve doktrinler giyilmeyi bekleyen bir kıyafet gibi. yalnız bir sorun var ki, artık o kıyafetler bizim üstümüze olmuyor, giyemiyoruz. yani adapte olamıyoruz. türk toplumunun mantığı çok keskinleşmiş ve katılaşmış durumda. 2 + 2 varsa eğer karşısında, aklına gelen tek şey bunun 4 ettiği. ama matematik 2+2’nin 4 etmesinden ibaret değildir. doğa adapte olamayan için çaba sarf etmez.