şükela:  tümü | bugün
  • eleştiri yapmayı öğrendiği zamandır.

    milletimizin eleştiriden anladığı şey maalesef hakaret veya problem işaretlemektir. ancak eleştiri içerisinde biraz da olsa ders barındırmalıdır.

    benjamin bloom tarafından geliştirilen ve bloom taksonomisi adıyla bilinen hiyerarşiye göre öğrenmenin ilk basamağı "bilgi", yani bilmektir. en üst basamağı ise "değerlendirme" dir. arada da birkaç basamak bulunmaktadır ve bir basamak bir sonraki basamağın ön koşuludur.

    yani bir insan bir alanda uzman seviyesine geldiyse diğer uzmanların işlerini değerlendirebilir yani eleştirebilir. işte bu nedenle "bilgi" basamağında olan bir insanın aradaki basamakları atlayarak "değerlendirme" basamağındaymış gibi konuşması bu işlemi iyi yapmasını önlemektedir.

    doğru eleştiri nasıl olmalıdır?

    öncelikle eleştireceğiniz alanda mantık penceresinden baktığınız zaman haklı olmalısınız. bunu destekleyici olarak bu konuda bilmediğiniz hiçbir yön bulunmamalıdır. bilgileri kendiniz edinmelisiniz, başkasından duyduğunuz bilgileri kullanırsanız bu bilgiyi aldığınız kişilere gebe olmanıza neden olur. çünkü bu kadar güçlü tez bir şekilde çürürse, tezi kendi çabanızla bulmadığınız için size o tezi veren kişinin kapısını tekrar çalmak zorunda kalırsınız.

    hatalı eleştiri örnekleri:

    - x işini iyi yapmıyorlar.
    - y kişisi şöyle bir adamdır/kadındır.

    hatalı eleştiriler sadece ve sadece bu iki formül ile ortaya çıkar ve bunlar eleştiri değildir.

    doğru eleştirinin algoritması:

    1. bu algoritmanın tüm aşamaları tamamlanmadan doğru eleştiri oluşmaz.
    2. eleştiride kişiler değil işler hedef alınır.
    3. eleştiride hakaret, basit dalga, seviyesizlik bulunmamalı son derece ciddi yapılmalıdır.
    4. eleştiri sırasında kesinlikle taraf tutulmamalıdır, karakter tamamen bir kenara bırakılıp tamamen objektif bir değerlendirme ortaya konur.
    6. eleştiriye, eleştirilen işi ortaya koyan kişinin penceresinden bakılmaz. en çok yapılan hata budur. çünkü eleştirilen kişinin penceresinden bakmaya kalkarsanız onun ağzından davranışlarını tahmin etmeye gidersiniz. bu ise istisnasız iftiraya yol açacaktır.
    7. eleştirilecek olayın, nesnenin, eserin, işin... hatalı olduğu yönleri/eksileri ortaya konur.
    8. eleştirilecek olayın, nesnenin, eserin, işin... olumlu olduğu yönleri/artılar ortaya konur.
    9. eleştirilecek olayın, nesnenin, eserin, işin... daha doğru olması için yapılmış olanın yerine neyin yapılması gerektiği önerilir.
    10. önerilen şekilde yapılmış olsaydı hangi eksilerin yok olacağı ve hangi artıların
    kazanılacağı ortaya konur.

    bu 10 maddelik algoritmayı yapmaz, klasik yöntemle eleştirirseniz ne olur?

    + x kişisi de gördüğüm en aptal insan, bu şekilde iş mi yapılır, bu yapılan iş tamamen çöp?
    (klasik türk eleştirisi: çamur atıyor gibi görünerek karşı tarafı güçlendiren, kıskançlık hissi uyandıran ve kendisini zora sokabilecek bir eleştiri. bu eleştiriyi bazı enerjik köşe yazarlarında görürüz. goygoycu deriz hatta, toplumdan çok alkış alır.)

    bu 10 maddelik algoritmayı yaparsanız ne olur?

    + yapılan işin a,b,c,d ve e kısımlarında hatalar var.
    (profesyonel bir analiz yapıldığı hissi uyandırıldı, kişiden değil işten bahsediyoruz)

    + yapılan işin f,g ve h kısımları için bunu düşünenleri tebrik ediyorum.
    (işin illaki güzel tarafları vardır. bunları görüp ortaya çıkarmalısınız ki yapılan işi tamamen çöpe atmadığınızı eleştirdiğiniz kişi görmeli. amacınızın ona işin doğrusunu öğretmek olduğunu, ona düşman olmadığınızı hissettirmelisiniz.)

    + yapılan işin hatalarını gidermek için a,b,c,d ve e kısımlarının şu şekilde düzeltilmesini öneriyorum.
    (burada işi yapan kişiye öneri vermeniz onun sizi düşman olarak görmesini engeller. amacınızın sadece tepki koymak değil taşın altına elini sokmak olduğunu gösterir. bu şekilde davranırsanız ciddiye alınan bir muhalif olursunuz.)

    + eğer yapılan iş söylediğim gibi değiştirilirse hesaplamalarıma göre f ve g maddelerinin gücü artar böylece x kadar zarardan kurtulmanın yanında y kadar da kar elde ederiz.
    (burada tezinizi somut kanıtlarla destekleyerek ve mantık çerçevesine oturtarak karşı tarafı hiçbir tehdit ya da hakaret cümlesi söylemeden söylediğinizi yapmak zorunda bırakırsınız. yapar yapmaz orası onun bileceği iş. yapmazsa herkesin gözü önünde kötü olur, yaparsa mantıklı bir imaj çizer.)

    eleştiri satranç gibidir. karşı tarafı öyle köşeye sıkıştırırsınız ki taşlarını sizin istediğiniz noktalara getirmek zorunda kalır.

    iyi bir satranç oyuncusu da öyle yapmaz mı? önce rahatsız olunan taşlar masadaki istenilen noktalara baskılanır sonrasında hedef ele geçirilir.

    bir toplum eleştiri yapmayı biliyorsa, işi şova dökmüyorsa, kişilerle değil olaylarla ilgileniyorsa o zaman iyi yönetilir.

    toplumun kişilere fazla bağlı kaldığını düşünenler; kişileri eleştirmek yerine işleri doğru biçimde eleştirmelidir. yoksa eleştirilen kişiler, eleştiren kişiler tarafından ilahlaştırılmış olurlar.

    başlığıma dikkat ettiniz mi bilmiyorum. burada bile bir denge söz konusu. "türk milleti'nin iyi yönetileceği zaman" şeklinde bir başlık değil. bu başlık "sanki bugüne kadar hiç iyi yönetilmedi" imajı çizerdi. ben ise "türk milleti'nin en iyi yönetileceği zaman" yazıp "bugüne kadar en iyisi" ifadesini kullanarak şu anki veya önceki hiçbir yönetimin emeklerini çöpe atmadan daha iyi yönetilmenin yolunu ifade etmeye çalıştım.

    eleştirideki ince nokta da budur.