şükela:  tümü | bugün
  • müziğimizin ayıbı terimlerdendir. bu sanat müziği ise diğerleri ne müziği diye düşündüren terim.

    (bkz: güney afrika sanat müziği)
    (bkz: polonya sanat müziği)
    (bkz: soyut figuratif ingiltere sanat resmi)
  • bir benzer anlamsız ancak dile yerleşmiz müzik terimi için:

    (bkz: hafif müzik)
  • böyle bir müzik yoktur. türk müziği dediğimiz şey anadolu'dadır, orta asya'dadır, türk sanat müziği diye bilinen şey osmanlı musikisidir ve yeri de saraydır, istanbul'dur.
  • trt'nin uydurdugu bir terimdir. eski dergi ve kitaplarda boyle bir seye rastlayamayiz, sadece "türk müziği" derler. saniyorum arabesk ya da pop'la ayirim yaparken daha kaliteli oldugu hissini vermek icin "sanat" ekleyivermisler.
  • doğrusu 'sanat türk müziği' olsa gerek. (bkz: eski türkiye başbakanı)
  • küçükken televizyonda tek tip kıyafet giymiş, yan yana sıralı, ellerini kavuşturmuş, asık suratlı insanlardan oluşan bir topluluğun seslendirdiği, türünün adı konusunda muhtelif fikirler olan ( osmanlı müziği, saray müziği, türk müziği) adı her ne halt ise , işte o müzik türü. farkında olmadan muazzam bir repertuara sahipmişim şimdi anlıyorum.
    (bkz: yaşlılık) *
  • "türk sanat müziği" olarak kullanılan terim deli saçmasından başka bir şey değildir.
    kelime anlamı olarak bakalım:
    türk sanatlarını hepimiz biliriz; hat, ebru, tezhip, minyatür gibi sanatlar.
    türk sanat müziği dediğimizde de sanki yukarıda saydığım sanatların müziğini kastediyormuşuz gibi bir durum çıkıyor ortaya.

    hem türk müziği'nin bir de sanatsal değeri olmayanı var da onun için mi sanat müziği diye nitelendiriyoruz?
    halk müziği diye tabir edilen müzik sanatsal değer içermiyor mu yani?

    zamanında alaturka derlermiş.
    alaturka kelimesi italyancadan gelir "alla turca"(türk gibi, türk usulü).
    gittiğimiz seferlerde mehteran'ı gören avrupa bestekarları, gerek ritmsel bakımdan gerek ezgisel bakımdan bizim müziğimize benzer eserler ortaya koyunca italyanlar bu eserlere "alla turca" demişler. sonra biz bu sıfatı alıp kendi müziğimize yakıştırmışız. 50 seneye yakın bir süre uğraşılmış 20. yüzyıl türkiye'sinde "alaturka" kelimesinin halkın dilinden yok edilmesi için.
    düşünsenize bir, kendimiz, kendimize yabancı olmuşuz. yabancıların bizim için kullandıkları terimleri kendimiz için kullanmışız. tıpkı türkçe'nin bugünkü hali gibi, değil mi?

    "türk sanat müziği" yerine, "türk müziği" ya da "makamsal türk müziği" denmesi daha doğru olur.

    sorun sadece bir kaç kelime gibi gözükebilir ama altında pek çok şey yatıyor o kelimelerin.