şükela:  tümü | bugün
  • huzurdur.çünkü türk sinemasıyla büyümek insanı olduğundan yaşlı hissettirir.
  • koskoca turgut özatay a "bi şiki şiki baba rica etsem" dedirtmiştir.
  • pek çok kişiye göre "yükselişte" olan sektörmüş. diyorlar ki " türk filmleri yabancı filmlerden daha çok seyirci topluyor" ... "vizyona giren türk filmi sayısı artıyor". bu sebepler doğru ama bakın neden...

    bana göre vizyona giren yabancı filmlere artık gidilmiyor. bunun nedeni korsan dvd satıcıları ile internetten film indirilmesi. indirilen-alınan filmler eşe dosta veriliyor. filme doyuluyor. böylece o yabancı film ülkemizde vizyona girince gidilmiyor tabii. bunun yerine yerli yapımlara gidiliyor. çünkü o yerli yapım yeni girdiği için internete düşmüyor. medyanın gazıyla millet izliyor.

    dikkat edin, iyi gişe yapan yabancı filmler hep dünya ile hemen hemen aynı anda ülkemizde gösterime girmiş filmlerdir. twilight serileri, testere serileri, inception, robin hood, karayip korsanları vs..yeni filmler oldukları için, bu durumda filmi izlemek için sinemanın yolunu tutmaktan başka çare gözükmüyor. buna karşın, ülkemize geç gelen yabancı filmlerin ise divx ve dvd leri çoktan izlenmiş oluyor zaten, kimse de sinemaya gitmiyor.

    uzun lafın kısası...internet yüzünden yabancı filmlere izleyiciler gitmediği için meydan türk filmlerine kalmış durumda. ama ne yazık ki türk sineması bu fırsatı şımarıkça kullanıyor. birbiri ardına rezil filmler ortaya çıkıyor. millet izledikçe türk sinemasının seviyesi düşüyor. millet izledikçe yapımcılar çektikleri filmleri "bir şey" zannediyor. millet izledikçe daha çok film çekiliyor. bu kısır döngü son 5 yılda iyice belirginleşti.
  • artık tamamen kışlık bir sektör haline gelmiştir.

    mazisi yazlık sinemalarla dolu bir sektör için biraz hazin bir durum.
  • cracked'e geyik malzemesi olmuş ;
    http://www.cracked.com/…ffects-from-turkish-cinema/
  • 90'ların ortasında bu platforma dahil olan yönetmenler ve eserleri sayesinde kırılma yaşamış ve bugün oldukça iyi duruma gelmiş film ve yönetmen platformudur. kırılmaya en yakın noktalarda yani 90'ların başından beri filmleri 'aykırı' olan yeşim ustaoğlu gibi yönetmenler, belki de yılmaz güney'den sonra ilk defa bir şey anlatabilme derdinde olan filmlere imza atmıştır. ardından zeki demirkubuz 94'te çektiği ilk (c blok)ve 97'de çektiği ikinci filmi (masumiyet) ile kendine yeni bir tarz arayan platform, andrei tarkovsky'den etkilenerek fotoğraf dünyasından beyaz perdeye yönetmen olarak geçen nuri bilge ceylan'ın koza'sı ile bambaşka noktalara gelmiştir. bugün, sinemada karşımıza konulan türk filmleri seyircinin eline patlamış mısırını alarak izlediği alelade yeşilçam filmlerinin oldukça üzerindedir. günümüzde yapımı devam eden ve beklenen belki de en heyecanlı proje de zeki demirkubuz'un dostoyevski'nin romanından esinlenerek çekeceği yeraltından notlar'dır belki de.
  • türk sinemasının son yıllarını anlatmak için bir kaç tespit yeterli gibi görünüyor:
    afişlerde tüm oyuncu kadrosunun görünmesi,
    yüzeysel bir senaryo (konu zaten büyük ihtimalle aşk),
    sinematografi?,
    absürd filmlerin tavan yapması (tamam recep ivedik tuttu ama bu her komedi filminin tutacağı anlamına gelmez).
    bunlardan beni en çok rahatsız edeni, her önüne gelenin sırf üç beş kuruş daha fazla kazanmak için konusu dahi belli olmayan filmlerin çekilmesi. üzerinde emek harcanmış, senaryoyu oluşturan esas konuyu zenginleştirecek arka plan ögeleri pek az kullanılıyor ne yazık ki. ve en üzücüsü kötü örneklerin yanında iyilerin çok az olması (bkz: nuri bilge ceylan). örnek vermek gerekirse:
    (bkz: hababam sınıfı askerde)
    (bkz: kurtlar vadisi ırak)
    (bkz: keloğlan kara prense karşı)
    (bkz: kukuriku kadın krallığı) bu filmin ismine takıldım özellikle
    (bkz: çılgın dersane)
    liste uzar gider...
  • 2002 türk filmi seyirci sayısı : 2 milyon
    2002 yabancı film seyirci sayısı : 21, 5 milyon

    2010 türk filmi seyirci sayısı : 21,8 milyon
    2010 yabancı film seyirci sayısı : 19 milyon
  • gazeteye bakıyoruz, hürriyet'te yavuz bingöl'ün pozları.

    televizyona bakıyoruz, kanal d'de şahin k.

    2011 yılında türk sinemasının geldiği durum budur. tarihe not düşülsün.
  • zekayla finansmanın ayrı kategoriler olduğunu henüz keşfedememiş kişiler tarafından zaman zaman sıkıntı se(k)anslarına hapsedilen zulüm. "tesis yok, imkan yok". löyörögöt!