şükela:  tümü | bugün
  • türk sinemasında pazar yeri sokak yaşamı, varoşlar, kasap, manav gibi toplumsal birçok öğenin izleyiciğe aktarıldığı bir dekor olmuştur. ancak bu entrymize de ilham kaynağı olan ayrıntı bambaşka bir öğedir, pazar yerine dalan otomobiller...

    pazar yerine dalan ve önüne gelen tezgaha çarpıp malları mundar eden taşıtlar izleyiciye her zaman eğlenceli gelmiştir. bu tür sahnelerde şöför, çarpabildiği kadar tezgaha çarpıp 10. veya 11. tezgahta
    bir sebeple durmak zorunda kalır, mutlaka arabadan çıkarken kıyafetinin bilimum yerlerinden meyve ve sebzeleri şaşkın bir edayla çıkartır. esnafın olaya dahil olmasıyla ortaya çıkan kaos ortamı karakola, komiser hulusi kentmen'e intikal eder. bu arada esnaf arasında ahmet kostarika ve adını bilmediğim
    türk sinemasının emektar zenci figürani bulunmak zorundadır.

    türk sinemasında pazar yerine dalan otomobil kavramının gözlemlenebileceği filmlere örnek olarak kemal sunal ve nevra serezli'nin başrolde oynadığı kılıbık ile barış manço'nun oynadığı baba bizi eversene gösterilebilir.

    aylar sonra gelen edit: zenci olarak tabir ettigim rahmetli emektar figüranin ismi arap celal'dir*. bilgi icin habermas'a tesekkürler.
  • bir de babanın oğlu kemal'in (bkz: sahte kabadayı) kendini tablanın üstünde bulup önüne çıkan herkese, her şeye dalması var
  • bu otomobil kontrolden çıktığında değerli, büyük bir tabloya ya da ekmeğinde olan bir seyyar satıcıya çarpar.