şükela:  tümü | bugün
99 entry daha
  • tek şeritlik trafikte sağdan soldan kör noktaya girerek sıkıştırıp bir de utanmadan kornaya basmaları. be onun bunun çocuğu, şerit tek ben oradayım öndekiyle tamponumun arasında mesafe de yok. oradan gidebileceğin tek yer dünyaya geldiğin yer. dolmuşlar aşırı şekilde yapıyor bu hareketi.
  • sinyal kullanmamak. o soldaki kolu lütfen kullanın.
  • şark kurnazlığı, her alanda olduğu gibi.

    ve bunu hepimiz yapıyoruz, kimse kimseyi kandırmasın.
  • fizik kanunu bilmemesi.çok net,
    kendi dünyalarındaki fen bilgisi şu şekilde,
    frene basınca araba durur !
    ister 30 la git, ister 200 le git...frene basınca araba durur değil mi?
    bok durur ,bok..
  • bugün kırmızı ışıkta beklerken karşı şeride geçerek insanların önüne geçen bir dallama gördüm. o anda aklımda ışık yandı. hep soruna odaklanıyoruz. çözüme değil. geçenlerde bir futbol başlığında türk insanının gazla çalıştığını yazan çokçaydı. sol şeride sağdan gidenlerin göreceği şekilde sola geçip öne geçen en ağır orospu çocuğudur şeklinde bir tabela assak en az %75 azalır bu olaylar. veya sollama yaparken sinyal verenler adamdır şeklinde bir tabela olsa , sinyal verirken çekilen resim ve videolardan oluşan bir ton gönüllü kamu spotu instagram içeriği oluşur.düşünsenize nargile abilerin sinyal videolarını. en azından bir işe yararlar.

    kırmızı ışıklarıda değiştirmemiz lazım mesela. yeşil yanınca içinde bir yazı belirmeli. ''bi korna çalma birader, yeter amk'' yazsa bak korna çalıyorlar mı bir daha.

    mesela hız tabelaları. 120'yi geçen adamlıktanda o hızla uzaklaşır yazacak.

    radar var yazmayacak. yakalarsak erkekse etek giydireceğiz , kadınsa araçtaki tüm makyaj malzemelerine el koyacağız yazacak.

    dediklerimi yapın. ortada sorun falan kalmaz. demedi demeyin. zaten kurallara uyan bir insansa pek umursamayacaktır bile.
  • net:

    "saygısızlık" tır.

    sürücülerimiz 2, 3 metre için, 5-10 saniye için, başkalarının hakkını gaspediyor. ne kendi ne de başkalarının hakkına saygımız var. bu yüzden gelişmiş ülkelerde saygı, sevgiden önce gelir. elin avrupasında, amerikasında toplum kurallarında sevgi değil saygı esastır.

    bizim toplumda bazı durumlarda olumlu yönleri olabilen cahil bir sevgi ve birlik var. varsın bu biraz daha az ve zayıf olsun ama temelinde biraz saygı olsun, hoşgörü olsun.
  • en asil duyguların insanı olmasıdır.
  • "kural yok, kural bu" yanılgısı.
  • istanbul için konuşmak gerekirse takip mesafesi.

    yani otobanda 200 kmh yapsan dahi öndeki araçla mesafenin 1 m olmasını isteyen tipler var.

    yani o mesafe 1 m değilde 1.5 m olsa saatte 500 km hızla bile gitsen ya o araya girmeye çalışan ya da selektör atan sürücülerin verdiği rahatsızlık en büyük sorunlardan birisidir.

    e sonra bir haber okuyorsun bilmem kaç araç birbirine girdi.
    akıcı bir yolda, tren vagonu gibi dizilmiş araçlardan oluşan bir trafikte gayet normal.
  • arabasini taniyamiyor olmasi, nerede durur, hangi viraji alir,
    kimseye saygi durmuyor olmasi,
    trafik kurallarini bilmiyor olmasi
    bir de sinyallerinin bozuk olmasi.

    ayrica, 4 seritli bombos yolda en soldan gitmeleri beni gercekten hayatimdan bezdiriyor.
    arkadasim, en sagdan gideceksin. dunyanin tum hizli otobanlarindaki kural, "en sagdaki hiziniza uygun seridi kullanmak zorundasin" dir.

    en solu babasi yaptirdi sanki.
15 entry daha