şükela:  tümü | bugün
  • birgün gazetesi yazarı cüneyt cebenoyan'ın ifadesi.ilk defa soldan birisi bu kadar açık ve net konuşuyor galiba.

    --- spoiler ---

    pkk’lıların 30 aralık 1994 tarihinde taksim the marmara oteli'nin altındaki pastaneye koyduğu bombanın patlaması sonunucu hayatını kaybeden ablası, arkeolog yasemin cebenoyan’a ve türk soluna ilişkin konuşan birgün gazetesi yazarı cüneyt cebenoyan, “pkk’nın öldürdüğü devrimci öğretmenler karşısında solun suskunluğu malumdur. türk solu kendini pkk’dan ayrıştırmadığı müddetçe bence kitleselleşme şansı yok. elbette türk solu içinde böyle olmayanlar da var ama pkk ve sol aynı şeylermiş gibi bir izlenim verenler var.” dedi.

    habertürk gazetesinden kübra par’a konuşan cüneyt cebenoyan, pkk’ya ilişkin olarak “pkk’nın bırakın demokratikleşmeye katkısı olduğunu, engellediğini düşünüyorum. `pkk başından beri bir ölüm makinesi olarak çalışıyor`. bugüne kadar insan öldürmekten başka ne yaptı? sürekli milliyetçiliği ve militarizmi körükledi. neyi savunduğunu bile doğru dürüst bilmiyoruz ” ifadelerini kullandı.

    kübra par’ın bugünkü (13 ağustos 2017) cüneyt cebenoyan röportajının ilgili kısmı şöyşe: “yasemin’in ölümünden müthiş sarsıldık”

    - ablanız yasemin arkasında nasıl bir hayat bıraktı, aileniz nasıl etkilendi?

    müthiş sarsıldık. babamın işi falan vardı, kendisini başka alanlarda var edebiliyordu ama annem çok korkunç etkilendi. o güne kadar çok dindar olmayan annem, kendini dine verdi. günlerini dua kitapları, yasin okumakla geçirdi.

    “pkk insan öldürmekten başka ne yaptı?”

    - peki, kürtlerin demokratik haklarını desteklemekle ve hatta hdp’yi desteklemekle pkk’yı desteklemek arasına yeterince kalın bir çizgi çekilemediği oluyor mu?

    evet, kesinlikle! ben, pkk’nın bırakın demokratikleşmeye katkısı olduğunu, engellediğini düşünüyorum. pkk başından beri bir ölüm makinesi olarak çalışıyor. bugüne kadar insan öldürmekten başka ne yaptı? sürekli milliyetçiliği ve militarizmi körükledi. neyi savunduğunu bile doğru dürüst bilmiyoruz. bugün abd’yle ve cıa ile bu kadar yakın ilişkileri varsa bunun geçmişi ne zamana kadar uzanıyor? elbette kürtlerin sorunları var. 1938’de dersim’de korkunç bir katliam yapılmış örneğin. yılarca “kürt diye bir şey yoktur” denilmiş. faili meçhul cinayetler işlenmiş ama bunlar pkk vahşetini meşru kılmaz. türkiye’de ezilen, baskı gören ya da zulme uğrayan bir tek kürtler değil. ama böyle davranan bir tek pkk...

    türk solu kendini pkk’dan ayrıştırmalı
    “pkk’nın öldürdüğü devrimci öğretmenler karşısında solun suskunluğu malumdur. türk solu kendini pkk’dan ayrıştırmadığı müddetçe bence kitleselleşme şansı yok. elbette türk solu içinde böyle olmayanlar da var ama pkk ve sol aynı şeylermiş gibi bir izlenim verenler var.”

    hdp’ye oy verdim ama huzur bulamadım

    - pkk’dan direkt tehdit aldığınız oldu mu?

    direkt tehdit nedir bilmiyorum ama aldım. adları sanları belli, hdp şişli ilçe örgütü yönetim kurulu üyelerinden pınar yiğitoğulları bana messenger’dan, “hesabını soracağız” falan diye tehdit ve hakaret etti. 170 tane ortak arkadaşımız var. bu benim mahallemden birisi ve bana hakaret ediyor, beni tehdit ediyor. mahkemeye versem başına işler açılacak. böyle şeyleri nasıl yapabiliyorlar, anlamıyorum.

    - bir yazınızda, “ablam yasemin yaşasaydı, oyunu hdp’ye verirdi” demişsiniz. hdp’ye oy veriyor musunuz? yoksa ablanızın farklı bir politik çizgisi mi vardı?

    hdp’ye 3 kez oy verdim. hem de “benden hdp’ye oy vermemi nasıl beklersiniz?” diye kendi mahalleme seslenen bir yazı yazdıktan sonra oy verdim.

    - tereddüt etmiş miydiniz?

    tabii ettim, hiçbir zaman içim huzur bulmadı. `katliam bombacılarının cenazelerini sırtında taşıyan hdp’li yöneticilerin` ihraç edilmediğini gördükten sonra da artık oy vermem. o zaman da pkk ile hdp’li arasında bir bağ olduğunu bilmiyor muyduk? ama o dönemde demirtaş’ın çok pozitif söylemi vardı. açıkçası ablamınki gibi başka cinayetler olmasın, siyaset, siyaset meydanında, meclis’te yapılsın diye, içimde bin tane kavga sürerek gittim hdp’ye oy verdim. bir yandan da benim bütün çevrem, bütün mahallem hdp’ye oy veriyordu.

    - peki o mahallenin şimdiki fikri nasıl? pkk’ya artık tepki gösteriyorlar mı?

    hayır, pek değişen bir şey yok. bunlar kolay kolay değişen şeyler değil. çünkü arkasında anlık kararlar falan yok, dünyaya bakış açısı var. pkk’nın marksist bir örgüt olduğu sanılıyor ama milliyetçi bir örgüt. en başından beri iktidar isteyen bir örgüt. orada karayılan gibi, öcalan gibi kendi iktidarını isteyen adamlar var. kürtlerin büyük bir çoğunluğunun türkiye’den kopmayı ve bağımsız bir devlet olmayı istediğini zannetmiyorum. benim mahallemin pkk’yı hoş görmesinin üzerimde çok ciddi psikolojik olumsuz etkileri var. mahallenizde bir katil var ve o katil ablanızı öldürmüş, çevrede dolaşıyor. onunla her gün karşılaşıyorsunuz ve mahalledeki herkes ona saygı gösteriyor. tecavüzcünüzün ortalıkta dolaştığını ve saygı gördüğünü düşünün, nasıl hissedersiniz? bunun gibi bir durum. bunu en yakınlarım bile anlamıyor.
    --- spoiler ---

    edit

    kaynak
  • sol demek artık pkk demek. geçmiş olsun.
  • her nedense pek söz edilmez ama onat kutlar da röportajı veren cüneyt cebenoyan'ın kardeşi yasemin cebenoyan'ın vefat ettiği pkk saldırısında hayatını kaybetmiştir.
  • burada girişler uzayıp gitmeden önce unknowledge arkadaşın yorumu üzerine forumsal bir dokunuş yapayım, kavramlar karışmasın.
    sol demek asla pkk demek olmadı. pkk da solu sevmez, kullanabildiği bir kesimi sol olarak benimser, destekler. bu kesimlerle aralarında pis bir ilişki vardır. pkk'ya ciddi bir mesafesi olan oluşumların başında komünistler gelir. pkk'yle komünistlerin yolunun çakıştığı dönemler 80'lerdir, sonra ak siyaset kara siyaset belli olunca her şey yerli yerine oturmuştur. öyle geçmiş olsunluk, gelecek olsunluk bir durum yok. sol inişli çıkışlı mücadele tarihine devam eder. zulüm oldukça, insanın insana kulluğu sürdükçe bu böyle gidecektir.
  • kendisini solcu zanneden aptal kemalistin saçmalaması. twitter'ından görüldüğü kadarıyla sümerbank'ı sosyalizan addeden klasik orta sınıf kemalisti. birgün'de değil aydınlık'ta falan yazmalı.

    türk sosyalistleri pkk'ya kayıtsız şartsız destek vermiyor, vermemeli de zaten. ama mevcut islamcı-faşist barbarlığın karşısında direnen kürt halkı, tüm dünya emekçilerinden olduğu gibi türk işçi sınıfından da destek ve sempati görüyor, görecek. kürt hareketinin sosyalist doktrinden en saptığı dönemi bile, kemalizmin en sosyalist anından 100 kat daha sosyalist ve devrimcidir. kemalizm türkiye'de yoksul kitlelerin din bataklığına saplanmasının temel sebebidir; tek ilerici nüvesi olarak görünen laiklik dahi anadolu'da kemalizmden önce çok daha radikal ve devrimci şekilde var olmuştu (bkz: ahmed rıza). anadolu'yu etnik anlamda tekleştirip islamcı-türkçü barbarlığın iktidarını garanti altına alan kemalizmdir. daha da ötesi, türk sosyalistleri izmir'de mini etek giyilebilmesini sağlamak için değil, türkiye'nin en fakir ve geri bırakılmış coğrafyasını, yani kürt şehirlerini ekonomik ve sosyal anlamda kalkındıracak siyasi programı yürürlüğe koymak için mücadele etmeliler, ediyorlar. kemalistlerin rakı içebilme özgürlüğü, kürt çocuğun kendi dilinde eğitim görme hakkından daha çok değil. hatta sikerler sizin mini eteğinizi de rakınızı da.

    her laik takılan tipi ilerici de görmeyin bu arada. ahmet kaya'yı çatal ve bıçak yağmuruna tutanlar izmirli laik teyzelerin birkaç jenerasyon genç olanlarıydı, ahmet kaya'ya siper olanlar ise muhafazakar ailelerin yoksul garson çocuklarıydı.