şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ya arkadaş izlenecek hiç mi bir şey olmaz. yaklaşık 7 8 senedir tek tük kısa göz atmalar ve maçlar dışında hiç televizyon izlemiyordum. son bir kaç gündür bazı sebeplerden ötürü evde oturma fırsatı yakaladım ve defalarca televizyonda ne var diye kanalları gezdim. ben böyle kalitesiz televizyon programları, dizileri, düblajlı filmleri ve de yarışma programlarını bir arada görmedim. haberler deseniz o tam komedi. ne izleyebilirim diye şaşırdım kaldım. spor programlarında spordan başka her şey konuşuluyor, boş, taraflı sohbetler. dizilere tayyib el attıgından beri kaliteli iş yapmak zaten neredeyse mümkün değil. maaşallah denilenler 10. bölümde bir şekilde yayından kaldırılıyorlar. magazin vs programları zaten kim parayı çok yediriyorsa onun düdüğünün çalındığı programlar. yarışmaların az da olsa keyifli diyebileceklerimiz acun'un tek elindeler, diğerleri zaten felaketler. sabah programlarını, evlendirme programlarını hiç saymıyorum. bu kadar varoş bir araya getirilemez. eskiden cuma akşamları beyaz'ı, cumartesi akşamları okan'ı bekler izlerdik. hoş beyaz da kuru muhabetti ama izleniyordu işte. bir avrupa yakası vardı izlediğimiz. ne bileyim ya bir şey kalmamış televizyon kanallarında.
  • halkın kalitesiyle doğru orantılıdır. iktidar olarak yıllardır akp'yi seçen halktan bahsediyoruz. ne bekliyordunuz ki; her biri hbo yapımı kalitesinde diziler, hollywood denkliğinde filmler, bbc tadında habercilik, discovery channel güzelliğinde belgeseller mi?

    çok meraklısı olan iki tane denyonun yaban tv'deki sülün avını izleyip mutlu oluyordur, orası ayrı!
  • hadi türk televizyon kanallarının kalitesizliğini tartışacak değilim ama hbo ve hollywood'un prodüksiyon kalitesi dışında ne kalitesi var?

    beş para etmez bir senaryoyu tamamen insanın en hayvani yanlarını tatmin edecek şekilde süslemek, saçma sapan idealleri, popüler kültür metalarını insanlara yedirmek ne zamandır kalite?

    işin ironik tarafı da türk televizyon kanalları zaten tam da bu modeli örnek almış vaziyette.
  • yurtdışına çıkıp yayına çıkmadıkça ne özgür habercilik ne de aklı başında bir iş yapamayacak, çöpten dizilerle deveyi hamuduyla götürdükleri için bunu da göze alamayacakları kesin kanalların kalitesizliğidir.
  • yerli üretim olup da kaliteli olan birşey varmış gibi.
  • izlemeyi bıraktım; ancak bazen mahalle baskısıyla maruz kalıyorum.

    örneğin bir yarışma programı var. aileler komik yarışmalar yapıyor. ama bakıyorum; en az yirmi dakika "nasıl tanıştığını anlat" babında usandırıcı konuşmalardan yarışmaya sıra gelmiyor.
    başka bir yemek yarışmasında güya yemek yapılacak. ama kavga gürültüden yemek yemeye sıra gelmiyor. bitmeyen muhabbet burada da konsepti eziyor.
    diziler sürünüyor; onu hiç anlatmayayım.
    solcu-halkçı tvlerde tava-bıçak reklamları ve sonu gelmeyen açık oturumlar...
    haber kanallarında aynı görüntüler eşliğinde "izin verilen bakış açısıyla" basmakalıp yorumlar...
    reklamlar, reklamlar ve yine reklamlar...

    neyse ki nhk adlı bir japon kanalı var; orada kısa belgesel ve kültür programları, bir de dünya haberleri var. günü kurtarıyor. örneğin dün başofu denilen bir kimono kumaşını anlatıyordu. muz ağacı liflerinden üretilen, hasattan dokumaya zorlu bir işlem süreci gerektiren bu kumaşın öyküsünü gözümü kırpmadan izledim.

    niye bu kadar kötüyüz her şeyde ?
  • yaklaşık 3 senedir haberler de dahil, televizyon denilen lağım çukurundan uzak duruyorum ve eksikliğini de hissetmiyorum.
    size de tavsiye ederim.