şükela:  tümü | bugün
  • yavaş yavaş italya'daki futbol takımlarının tribün grupları gibi siyasallaşmaya başlamıştır. bursaspor'un diyarbakır'da, diyarbakırspor'un türkiye'nin birçok köşesinde karşılaştığı muamele, kasımpaşaspor 4 yılda 3 lig çıkarken göztepe'nin 5 yılda 4 lig düşmesi, çaykur rizespor'un atatürk stadı adındaki stadının tadilattan sonra rize recep tayyip erdoğan stadı olarak değiştirilmesi, kasımpaşa'ya stad yapılması, gelir sağlanması, beşiktaş'ın çarşı grubunun savaşa ve nükleere karşı tutumu, göztepe ve karşıyaka taraftarlarının izmir'de cumhuriyet mitinglerinde ve 1 mayıs'larda boy göstermeleri, geçen yıl 1 mayıs'ta taksim'de beşiktaş'ın halkın takımı grubu, baretleriyle kardemir karabükspor oyuncuları, fenerbahçe'nin vamos bien grubu'nun boy göstermesi, izmir takımlarının konya deplasmanında uğradıkları saldırılar, diyarbakırspor taraftarlarının maçlardan önce istiklal marşı'nı ıslıklamaları, fenerbahçe tribün gruplarından cefakar kanaryalar'ın endüstriyel futbola tepki olarak sarı-beyaz atkı çıkarması, göztepe'nin tribün grubu yalı'nın "göztepe yalısı cumhuriyet yanlısı" pankartının stadlara sokulmaması ve son olarak galatasaray taraftarının tt arena stadı açılışında başbakan recep tayyip erdoğan'ı ıslıklaması.. bunların bazıları mevcut yönetimlerin iktidarlardan çıkar sağlamak için yaptıkları yalamalıklar olmasına rağmen, bazıları da bu yalamalıklara yada protestolara tribün gruplarının da katılmasıyla alakalıdır. ama ultraslan'ın bugün 4 alt grubunun kendini feshetmesinden sonra görünen o ki artık türk tribünleri de siyasallaşmıştır, tribün gruplarının da siyasal görüşleri olacaktır, tıpkı italya'daki gibi.

    edit: eklemeler için abicimbenigaribangoruyolarabi'ye teşekkürler.
  • türk futbolu'nu içine düştüğü bataklıktan kurtaracak olan güçtür.
    ama önce kendi içlerinde ki pislikleri temizlemesi gerekli. bunun için;

    - tribün liderleri kulüp yöneticileri ile olan karanlık ilişkileri kesilmeli.
    - bedava bilet artık ortadan kalkmalı. gerekirse devlet çözüm bulmalı.
  • son dönemde gerek destek gerekse stadyumlardaki doluluk açısından düşüşte olan tribünlerdir ve genelde balkan tribünleriyle kıyaslanır. son dönemde gelişen şike olayları ve hafta içi oynanan maçların etkisiyle bariz bir gerileme dönemi başlasa da dış tribünleri baz aldığımızda, bu durum gelişen negatif olayların öncesinde çok da farklı değildi.

    - klasik olacak ama pasaport - vize durumları diğer ülkelerde oynadığımız maçlarda karşımıza çıkan en büyük sorun gibi duruyor. diğer ülkelerden gelen taraftarlar vize vb konularda sıkıntı yaşamadan buraya gelirlerken, durum bizim için tam tersi bir hal alıyor. bugün, takımı için 90 dakika destek veren, deplasmanlar için kilometrelerce yol giden taraftarın büyük bir bölümü ne yazık ki avrupa'da oynanan maçlarda tribünlerdeki yerini alamıyor. bunun ekonomik boyutu da bürokratik boyutu da bizim için bir sorun.

    - olaya görsellik açısından baktığımızda, meşale yakmanın yasaklanması ve yakan kişilerin ceza alması görsellik olarak diğer tribünlere oranla bir adım geride kalmamıza neden oluyor. diğer ülkelerde yasak durumu nedir? cezası var mıdır? bilemiyorum ama takip ettiğim kadarıyla özellikle balkan tribünlerinde her maç çok sayıda meşale yakılıyor. bunun dışında bizim tribünlerimizde el emeği olarak nitelendirilen ve yapımı emek isteyen pankartlar yerine dijital pankartlar tercih ediliyor. tabi ki, el emeği pankartı olan tribünlerimiz var ama genelleme yaptığımızda dijital pankartların, el emeği pankartlara oranla çok daha fazla tercih edildiğini görebiliyoruz.

    - tribünlerdeki yaş ortalamamız, avrupa'ya kıyasla düşük. bizim tribünlerimiz genelde; okulun bitmesi - iş hayatına atılmak ya da evlilik gibi durumlar sonrasında stadyumlara gitmekten ziyade ekran başında izlemeyi tercih ediyorlar.

    - ses konusu, belki de açık ara önde olduğumuz tek nokta. beste çeşitliliği yada beste içerinde yapılan vurgularında etkisiyle bütünlük sağlandığında atmosfer oldukça iyi oluyor. tabi bu konuda ingilizlere ayrı bir parantez açmak gerekiyor; belki maç içerisinde takımları lehine tezahürat yapmıyorlar ama anlık olarak verdikleri tepkilerle maça olan katkıları yadsınamaz.

    - bizim tribünlerde, genelde destek veren taraftarın tam ortasına geçmiş, destek vermekten ziyade, telefonunu açmış ve telefonunun kamerasıyla çekim yapmaya çalışan kişiler olur. balkan tribünleri, güney amerika tribünleri vb tribünlerde ise böyle bir görüntüye pek rastlanmaz. herkes destek halindedir ve tribünün ön ya da arka kısımlarında profesyonel ya da profesyonele yakın bir kalitedeki kamerayla çekim yapılır. zaten bizim tribünlerde cep telefonuyla yapılan bu kısa amatör çekimlerde 1-2 hafta sonra telefonda yer kaplıyor diye silinir.

    yazdıklarım; dış tribünleri canlı olarak izlemesemde, televizyon ve internet aracılığıyla gözlemlediğim farklılıklardan sadece birkaç tanesi.
  • maç içindeki döngüsü şu şekildedir:

    ilk 15 dakika tezahürat; bu başlangıç kısmında ıslıklarla rakibi bozmaktan tribün besteleriyle kendini eğlendirmeye kadar çeşitli tribün şovları yapılır.

    15 dakikada gol gelmezse tiyatro izler gibi sessiz biçimde gol gelene kadar beklenir, telefonlarla oynanmaya başlanır. bu sırada golün geleceği ana kadar yapılan tek şey rakip takımın sert faullerini ıslıkla protesto etmek, kendi takımına penaltı vermesi için hakemi baskı altına almaya çalışmak vs. gibi anlık tepkilerdir. bunun dışında kalan zamanda üzerlerine ölü toprağı atılmış gibi maç izlenir.

    desteklenen ev sahibi takım golü atarsa ilk 15 dakikadaki tribün şovları yeniden başlar. zaten öne geçmiş takım marşlarla, şarkılarla desteklenmeye devam edilir. maçta istenen sonuç alınamazsa tribün taraftarlığı adına görünürde ayırt edici bir özellik olmadan sessizce evlere dağılınır.

    takım gerideyken ya da henüz istediği skoru elde edememişken maça etkisi minimum, skor alınınca maksimum olan, buna rağmen yersizce abartılıp durulan tribünlerdir. dört büyüklerin tribünleri için de, anadolu takımlarının tribünleri için de geçerli bu durum. takımını sadece iyi anında desteklemeye yönelik bir tribün kültürümüz var. güney amerika'da, sırbistan'da, yunanistan'da türk tribünlerinden daha coşkulu onlarca takım çıkar.