şükela:  tümü | bugün
  • son rakam 167 olmuş.
    123 devlet, 44 vakıf üniversitesi varmış.

    liste de şuymuş; liste
    verimli yıllar olmuş;
    1992 yılında 25 üniversite,
    2010 yılında 14 üniversite,
    2009 yılında 8 üniversite,
    2008 yılında 7 üniversite,
    2009 yılında 29 üniversite,
    2006 yılında 17 üniversite kurulmuş.

    aşağı yukarı 5 yılda da 75 üniversite kurulmuş. neredeyse cumhuriyet tarihince kurulanların yarısı kadar yapar.
  • mezun olduğunda angut angut bakıp "şimdi napıcam lan ben?" diyen adamlar yetiştirirler. yazık lan. ilkokuluydu, liselere giriş sınavıydı, üniversite giriş sınavıydı, açıköğretimiydi, askerliğiydi derken kim olduğundan, ne olduğundan, ne yapacağından, ne yapabileceğinden habersiz, hedefsiz, kişiliksiz insanlar yetişsin diye kuruluyor sanırım bunlar patır patır. piyasada en iyiyim diye geçinen üniversiteleri ayrı tutmuyorum bundan. aynı bok.
  • çoğu kötü durumdadır ve tamamında organizasyon bozukluğu vardır.

    daha belimizi doğrultmamışken, ileri tıp, zuzay fiziği, nano motörler, atomik simulasyonlar ile uğraşır milyon dolarlık ekipmanı koyarız, liseden bozma ilk depremde yıkılacak binaların içine.
    organizasyon boktan olduğundan ve dahi yüksek eğitimli prof ve amir konumundaki kişilerin kendilerini allah sanıp herkesi ayaklarına beklemesi nedeni ile, ne üniversite içerisinde ne de sanayii ile işbirliği yapılamaz. üç tane sonuç bulup makale yapınca seviniriz de, sonuçları acaba kimler kullanıyor biz bu islere alet olarak kimlerin ekmeğine yağ sürüyoruz bilmeyiz.

    hep elimizde olmayan teknolojilerin en uç noktalarında tabiri ile ''cutting edge science'' ile uğraşırız oysa ki daha temel araştırmaları yapmamışızdır. uzaya gidemeyiz ama uzay teknolojilerinde ileri uygulamaları çalışırız, elbette işimize yaramaz.

    otomobil üretemeyiz ama motor teknolojileri için simülasyonlar yaparız. apandist yüzünden insanlar ölür memlekette, en ileri cerrahlar bizden çıkıyor, beyin işlerinin ustasıyız diye seviniriz.

    asistanlar, hocaları, doçentler profesörleri sevmez. profesörler, diğerlerini alt kültür görür, kendileri ile nasıl muhattap olabilirler ki ? zaten bu anlayışlar yüzünden biz nice fırsatları tepmedik mi ? bugün yurtdışında başarıları ile gururlandığımız bilimadamları, doktorlar, mühendisler var. kaç tanesi aynı işleri türk üniversitelerinde başarabilir, sorun bu soruyu kendinize. yurtdışına gidince insanın bilgisi kendiliğinden artmaz, adamlar aynı adamlardır ama memlekette, en eğitimli insanların bulunduğu üniversitelerde binbir ayak oyunu döner, koca adamların yavşaklaşmalarını izler, üzülürsünüz.

    türk üniversitelerinde kalite değil kelle sayısı önemlidir. benim grubum ötekilerden eksik olmasın benim adamların kurullarda bulunsundur. iyi yada kötü olmanız nadiren ifade bulur. hiç bir uluslararası başarı gösteremez, ab projelerine alınmazlar. ağlayarak bir iki proje içerine girer onuda beceremeyince bir daha onu da bulamazlar. zaten ab tarafından bazı üniversitelere ambargo uygulanır, malum nedenlerden.

    birileri kalelerinde mutlu olacak diye, memleketin yüzmilyonlarca dolar parası yurtdışına gider kimse ses etmez. 5 liralık malı içeriye 20 liraya satıp aradaki farkı da kırışan adamlar bulunur ama üniversitelerimize halal gelmesin diye kimse ağzını açmaz. sayıştay gelir denetler, birşey bulamadan döner. pentium 100 mmx bilgisayara yeni alındı diye 2010 barkodu yapıştırılır, teraziler mutfaktan, bilgisayarlar mecidiyeköy'den gelir. süper bilgisayar alır film izler, mr cihazının monitöründen güzel porno takılırsın. clean room'da manita yer, ameliyat masasında istirahat edersin.

    olur olur, memleket gelişmiş medeniyetler seviyesine, babayı çıkar bu kafayla. ancak satın alır.
  • yıllar yılı ilim irfandan çok kemalizmin cebiriyle ve kız öğrencilerin başlarındaki örtüyle uğraşmış olan akademisyenlerden dolayı akademik ve sosyal anlamda dünya standartlarının ne yazık ki çok gerisinde kalmış üniversitelerdir.

    (bkz: kemal alemdaroğlu)
    (bkz: mesut parlak)
    (bkz: mehmet haberal)
    (bkz: nur serter)
    (bkz: mustafa yurtkuran)
    ...
  • son sayısının 172 olması lazım.
  • son yaptığım çok uzun olmayan incelemelere göre efendim halk arasında altıya ayrılıyorlar. (halktan kasıt "elalem" yani komşu teyzeler)

    1) 4 yıllık üniversiteler
    2) 2 yıllık üniversiteler
    3) hukuk fakültesi
    4) tıp fakültesi
    5) mühendislik fakültesi
    6) bitirince öğretmen olunan bölümler

    öncelikle genelde bölüm sorulmaz teyzeler arasında, şu soruyla gelinir ;

    - kaç yıllık kazandın evladım?
    + 4 yıllık teyze
    - oh oh maşallah..

    - kaç yıllık kazandın evladım?
    + 2 yıllık bankacılık teyze.
    - olsun, canını sıkma.

    sonraki soru eğer biraz ilgiliyse yahut kızı, torunu, görümcesinin büyük çocuğu üniversite çağındaysa bölüm ile ilgilidir;

    - ne okuyorsun evladım?
    + hukuk okuyorum teyzecim.
    - maaaşallah.

    - kız gülşen bak ruşen amcanın oğlu sedat hukuk okuyormuş senin hüsamettin geldi yirmibeşine haaala dersaneye gidiyor.
    + aman abla, oraya da gitmiyor ki, sürtüyor karı kız peşinde.

    hukuk statü yaratan bir bölümdür, tıp gibi ama tıp daha acınasıdır.

    - ne okuyorsun evladım?
    + tıp okuyorum teyzecim.
    - senin de işin zor be evladım o kadar oku sonra gel benim kaynın fıtığına bak. neyse parası iyi ama, oku oku.

    mühendislik okuyorsan da karizma yaparsın.

    - ne okuyorsun evladım?
    + mühendislik teyzecim.
    - oo pek başarılıymışın sen cimcime. (dikkat bu soru çok nadir sorulur, verilen cevap da genellikle soran tarafından anlaşılmaz) ne mühendisliği?
    + metalurji ve malzeme mühendisliği teyzecim.
    - ay bu havalar çok sıcak be kızım, neden?
    + ?!^+&/!

    son olarak bitirildiğinde öğretmen olunabilecek bölümler var ki evlere şenlik.

    - ne okuyorsun evladım?
    + prehistorya teyzeciğim.
    - olsun ya üzülme, öğretmen olursun. formasyon falan varmış.
    + yok teyzecim bize den... hee be teyze oluruz.
  • bu ülkede diğer üniversitelerin bir üniversiteyi değil polis şiddetini kınadığı gün gerçekten bir özgür olacak olan 'ilim ve irfan' yuvalarıdır.

    http://www.radikal.com.tr/…id=1113697&categoryid=77
  • bu üniversitelerin 'iyilerinin' yarısı ankara'da bulunmaktadır. odtü, bilkent, ankara üniversitesi, hacettepe üniversitesi, tobb gibi okullar var ankara'da. e geriye boğaziçi, koç, sabancı, galatasaray, itü gibi okullar kalıyor ki onlar da istanbul'dalar.