şükela:  tümü | bugün
  • son yillarda hangisinin daha zor olduguna emin olmadigim kiyaslama, ozellikle yillardir biriken vergi yukunden dolayi sanki turk vatandasligi bir adim onde gibi.
  • köle iseniz köle olduğunuzun farkındasınızdır, türk vatandaşıysanız ne olduğunuz hakkında en ufak bir fikriniz yoktur.
  • türk vatandaşı her hafta çarşamba akşamüstüne kadar devlete çalışır ( serflerde de toprak sahibine 2-4 gün arası çalışılırdı.)

    ay bazında türk vatandaşı her ayın 16 sına kadar devlete çalışır.

    yıl bazında türk vatandaşı temmuz ortasını geçinceye kadar ( belki de 15 temmuza kadar) devlete çalışır.

    tabi sonra kazandıkları kendisinin değildir. %18 kdv ve %15 ötv üstüne öiv, mtv,atv,ltv,stv,ktv yok pardon son 4 ü hariç, vergi öder.

    şirketi varsa %15 stopaj öder. yurt dışından telefon alır haraç öder. öder de öder.

    ama asıl sorun karşılığını alır mı? karşılığı kimlerin cebine gider, karşılığını kimler yer?

    danimarkada da vergi çoktur ama hizmet çoktur. belçikada da çoktur ama hizmet çoktur.

    bizim devlet sosyalist devlet gibi vergi toplar. hizmet verirken liberal, kapitalist devlet gibi verir. solcu gibi toplar sağcı gibi hizmet verir.
  • eski roma'da kölelere yılda 12 koyun verildiğini okumuştum.
    buna barınma ve faturalar dahil değil elbette.

    ince bir hesapla bu rakamın türkiye'deki asgari ücretten daha fazla olduğunu bulmuşlardı.

    @kaynak sormayınız.
  • neden hala durduğumuzu anlamıyorum. bunca haksızlığa adaletsizliğe yeterince ses çıkartamıyor oluşunuza inanamıyorum.
    ne kendi geleceğim ne de ülke adına umudum kalmadı.
    düşüncelerimi dillendirirken korktuğumu farkettim, aylarca süren soruşturmaların insanları paranoyağa çevirdiğini görüyorum.
    dün kimya mühendisi bir gencin lcw da kasiyerlik yaptığına şahit oldum, yorgun ve umutsuzdu, içim acıdı.
    mağazadan çıktığımda ise herkes aynı duyarsızlık içinde çılgınca alışveriş yapıyor gibiydi. göbeği açık şuh kızın neşesini hic bir yaptırım eksiltemezdi. ona bakarken salyası akanların aklından hiç bu tarz şeyler geçmezdi. sorunları görmemek için mi boşalttık beynimizi?
    sahi ya adrianayla metin ne oldu?!
  • bir köleyseniz köleliğe dilediğinizce küfür edebilirsiniz.

    türk vatandaşlığına en ufak bir eleştirinizde, sizin gibi köleler sizi linç etmek için havaalanına kadar gelir..
  • sahipler köleleri malları olarak gördüklerinden iş gücüne zeval gelmesin diye onların can güvenliklerini, korunacakları konaklıyacak yerleri saglarlar. türk vatandaşlığında ise böyle bir özellik mevcut değil.
  • (bkz: açılın ben mühendisim)! *

    şaka bir yana. geçenlerde sektöründe 1 numara olan, hepinizin tanıdığı bildiği bir firmaya iş görüşmesine gittim.

    adamlar, direkt "haftada 6 gün, 2 vardiya, günde 12 saat çalışıyoruz ona göre" dediler peşin peşin.

    12 saat lan! 12 saat!
    yolu, yemeği, uykusu, wc sini çık geriye ne kalıyor?

    ancak gel gör ki; artık ben gibi özgürlüğüne, rahatına son derece düşkün bir adam bile...
    ciddi ciddi düşünür oldum "özgürlüğümü satmayı, insanlığımdan vazgeçmeyi..."

    yalnız komik olan ne biliyor musunuz?
    "biz sizi ararız" dediler, hala da dönmediler. *

    evet, isteseniz de köle olmak bile o kadar kolay değilmiş memlekete.
    kölelik bile artık aslanın ağzında...

    edit: maalesef daha fazla dayanamadım, özgürlüğümü insanlığını satmak zorunda kaldım. artık ben de köleyim. sahiplerimin daha çok para kazanması için çalışıyorum...