şükela:  tümü | bugün
  • fetöcülerin yargıdan toplanması sonucunda oluşan yeni durum. dindar olarak adlandırılan savcı-yargıçların büyük çoğunluğu fetö üyesiydi ve yakalanabilenler görevlerinden alındı. dolayısıyla yargıda perinçekçi, ya da seküler kemalist, solcu, alevi gibi muhalif kesimler çoğunluğu elde etti. son kertede bu iktidara oy vermeyenlerin yargıdaki oranı %90'larda.

    bugün fetö konusunda iktidarla ortak paydada buluşulduğu için sanki iktidarın kontrolündeymiş gibi görünen yargı hiç de iktidarın kontrolünde sayılmaz şu durumda. zaten namaz kılıyor ya da dindar diye fetöcülükten tutuklananların bile olduğu bir yargının iktidarın kontrolü altında olduğuna beni kimse inandıramaz.

    bu yüzden de muhaliflerin "yargı akp'nin elinde" söylemleri komik ve tutarsız kaçıyor. yargı gerçekten akp'nin elinde olsaydı ve bahsettiğiniz kadar da diktatör olsalardı şu anda böyle aptalca bile olsa muhalefet yapamıyor olurdun.

    yalan söylemekten, aptallıktan, adam akıllı muhalefet etmeyi berecemiyorsunuz, gerizekalı sürüsü.

    edit: birileri mağdur olduğumu söylemiş, ben muhalifim, mağdur olacak bir durumum yok. sadece sizin aptalca muhalefetinizden sıkıldım. etkili muhalefet yapamadığınız gibi yapacak adamlara da gerizekalıca argümanlarınızla engel oluyorsunuz. siz yalan söylediğinizde tüm muhalefetin üzerine yapışıp kalıyor.

    akp'lilerin yargıda kadrolaşacak yeterli hukukçuları yok, eskiden bu açığı cemaat üyeleri kapatıyordu, şimdi dımdızlak kaldılar, bu yüzden de fetö ile hiç temas etmemiş muhalifleri almaya çalışıyorlar kadrolara. şu liyakat türküsünü de bırakın, liyakat sadece puanla olan bir şey değil, puanla olsaydı fetöcüler soruları çalmadıkları dönemde bile yüksek puanlar çekiyorlardı. liyakat değil, bağımsızlık ve tarafsızlık önemlidir, bir adam çok liyakatli bilgili yetkin bir savcı/hakim olabilir, ama tarafsız ve bağımsız değilse çöp.

    bu entry'de de durumdan bahsedilmiş: (bkz: #70022657)

    sen şimdi yargı iktidarın elinde deyince ne oluyor, yalancı oluyorsun. sen yalancı olunca sözünün kıymeti oluyor mu? olmuyor.

    peki bu en çok kime yarıyor? güya muhalif olduğun akp'ye. beyinsiz.
  • (bkz: perinçekçi)
  • yalan söyleyeni sikmedikleri için söylenen laflar klasmanından bir iddia.

    2010 yılındaki referandumda demiştik ki; bu seçim falan filan işleri yargıya siyaset bulaştırır, sırf bunun için bile bu referandum da hayır verilmesi lazım.

    yargıda birlik platformu diye bir şey kurdu akpciler. kimse kimseyi yemesin, hepsi akpci.

    neyse, buna üye olarak tek tek dolaştılar hakimleri, savcıları. üye olmak istemeyenler oldu, üye olanlar oldu. üye olanlar circle içerisine girdi, güvenilir oldu.

    sonra yüksek yargı için seçimler geldi, yargıda birlik adaylarına oy verenler ile vermeyenler zaten belliydi; çünkü küçük kasaba gibi düşün, zaten 2 tane savcı var. falan filan. diğerleri kat kat, oda oda. hakimler boş zamanlarında birbirlerini dolaşır ki sürekli yükselen "bazılarının" nedense bu dolaşma ve sohbet için çok çok daha fazla zamanı vardır.

    "fişleme nedir nasıl yapılır?"ın tarihini yazdılar o koridorlarda. çaycılarla ortak bile çalışıldı.

    15 temmuzdan sonra yargıda birlik e oy atmayan kim varsa, solcusu, sağcısı, hatta tarafsızı "fetöcü" ilan edilip derdest edildi.

    yerlerine alınanları konuşalım mı? hakimlik sınavından yüksek puan alman önemli değil, mülakat denilen bir şey var.

    mesela solculuğu ile tanınan çok eski ve ünlü bir hakimin kızı yazılı sınavdan 90 aldığı halde mülakattan 50 verilerek bırakıldı. sonra yazılı sınavdan 55 alan 23 yaşındaki hukuk yeni mezunu 90 mülakat puanıyla hakim olarak alındı.

    evet liyakat; memleketin her köşesinde olduğu gibi, adalet konusunda da son gelişmeler öne sürülerek ayaklar altına alındı.

    hakimlerin bugün ne kadar iyi hukuk bildiği veya konusunda ne kadar uzman olduğu değil, "akpci" olup olmadığı önemli.

    cumaya gidip gitmediğinizi sürekli gözlemliyorlar.

    istiyorsanız hakimler ve savcılar lokaline gidip bir şeyler yiyin ve etrafı gözlemleyin, kimse içmiyor artık. fişlenmemek için.
  • ona bakarsan yalancıyı sikseler kucaktan inmeyecek "lord"lar da var.

    tanım: zırvalığın cümle ve ifadeye bürünmüş hali.

    edit: lordların yanına süreyyalar da eklendi.
  • katıldığım önerme.

    public içki içmemeleri takiyedir.

    hatta kasıtlı olarak hükümet aleyhinde algı oluşturmak için saçma sapan kararlar verdiklerini de düşünüyorum.

    muadilleri finans dahil bürokraside de var
  • bir paralı troll iddiası
    (bkz: geçiniz)
  • ay yavrum sen yine mağdur mu oldun canım benim.ekran başından sallıyorsunuz, yiyen olursa diye ancak adliye'ye gitsen en azından 4-5 kez anlarsın böyle bir ihtimalin bile olmadığı.yargı'da çalışan insanların çoğu muhafazakar kısım ve bu onların hal/tavır, kıyafetlerinden de belli oluyor.bu mağdur olma sevgisi ne sizdeki ya?adam çıkmış imam hatip nefreti eğitim sistemini çökertti diyor, bunu diyen adamın liderliğinde cumhuriyet tarihinin en yozlaşmış eğitim sistemi meydana geldi, bilim projelerinde akıllı hoşaf var ve finale kalıyor ancak yine mağdur sizsiniz suçlu biziz.
  • şu adamın saçmalıklarını okumaktan bıktım kendisi yazmaktan bıkmadı. engellemek adetim değildir ama bu adam yüzünden istisna yapacağım. en az yüzde 60'ı diyen arkadaş için ise dünyada en çok tutuklu gazeteci kimde diye sorarım. davaların takipçisi olacağım diyen, muhalefet liderine sokağa çıkamayacak hale geleceksin diye en büyük idarecileri hatırlatırım.