şükela:  tümü | bugün
  • 1921 - 1922 yillarinda (bkz: kurtulus savasi) izmir ve civarinda yasayan rumlarin yunan kralligina goc etmeleriyle baslayan ve 1923 lozan anlasmasi ile istanbul ve dogu trakya'daki rumlar haric tum rumlarin yunan kralligina goc etmesi karsiliginda ise yunan kralliginda yasayan turk + muslumanlarin anadoluya goc etmelerini gerektiren surec. mubadele anlasmasi (ingilizcesi exchange treaty) sonucunda anadoludan 850bin rum, yunanistandan ise 400bin turk goc etmistir (mubadele edilmistir). yaklasik 200bin rum istanbul ve dogu trakyada kalmislardir.
    mubadelenin direk sonucu olmasada katalizoru oldugu rebetiko adli yeni bir kultur ortaya cikmistir (bkz: rembetiko)
  • tarihteki ilk ve tek zorunlu goc anlasmasidir. "homojen bir nufus elde etmek icin turklerin yunanlilara attigi kaziktir" seklinde yorumlayanlar mevcuttur. bu soylem pek de yalan sayilmaz, cunku mubadele sonunda yunanistanin ekonomisi gocmustur, gelen insanlari yerlestirecek topraklari olmadigi icin iskan sorunlari yasanmistir. mubadele, yunanistani ekonomik acidan avrupaya bagimli olmak zorunda birakmistir. turkiyeye gelen muslumanlar, sayica rumlardan daha az olduklari icin ekonomik bir krize neden olmamislardir,ancak esas koylu olan bu insanlar rumlarin bosalttigi yerlere yerlesince, onlardan kalan pek cok bag ve bahceyi tarlaya donusturmuslerdir. bu da uzun vadede ekonomik bir gerileme yaratmistir.kulturel acidan olaya bakilirsa, tek kelime yunanca bilmeyen rumlar, yunan toplumu tarafindan turk pici olarak adlandirilmis ve dislanmislardir. pek cogu hala anavatani olarak turkiyeyi gormektedir, yunanistandaki rumlari bir diaspora olarak da gorebiliriz.
  • (bkz: kayaköy)
  • yil 1923. lozan antlasmasi'nin ardindan turkiye'de ve yunanistan'da dogup buyumus milyonlarca insan, hukumetler arasi anlasmalar geregince "zorunlu" goce tabi tutularak yurt bildikleri topraklara veda ediyorlar. drama, kavala, girit, selanik'te dogmus bes yuz bin musluman, kayseri, izmir, manisa, samsun'da dogmus yuzbinlerce ortodoks'un bosaltigi topraklara yerlestiriliyor.
  • (bkz: şirince)
  • (bkz: cunda)
  • mübadelenin türklerle rumlar değil de müslümanlarla hıristiyanlar arasında yapıldığı doğrudur. zira irtidat sonucu hıristiyan olan birçok giritli türk (ki türkçenin t'sini dahi bilmemektedirler) yunanistanda kalmıştır. mübadele sonucu anadoluya gelen türklerin mal varlıkları adil bir paylaşıma tabi tutulmamış, bunun sonucunda göçten önce zengin olanlar fakir, fakir olanlarsa zengin olabilmiştir. stratejik önemi açısından korunup kollanmış midilli adasından göçen türkler, tamamen unutulmuş giritlilere oranla daha az zorluk çekmiştir. bugün de midilli kökenli ailelerin çoğu mübadele öncesi sahip oldukları refahı kayıplar olsa da koruyabilmişlerdir. müzik adına acı bir gerçek te, anadoluya göçen türklerin dertlerini ve çilelerini anlatan şarkıların mikroskopla arandığında ancak bulunabileceğidir. folklorik unsurlar arasında anadoluya göçmeyen tek şey müziktir.
  • türkiye'de cok fazla bilinmeyen, konusulmayan bu olay yunanistan icin bir milat oldugu icin iliklerine kadar islemistir. mübadele sonrasi yasanan zor kosullarin etkileri hayata sinmis, sanat dallarinin hemen hemen hepsine damgasini vurmustur, türkiye'de mübadele konusunu isleyen edebi eserler parmakla sayilacak kadar azken, yunanistan'da "30 kusagi" olarak adlandirilan edebiyatcilarin yazmis ve yayimlamis olduklari eserleri ciddi sayilara ulasmaktadir.
  • musluman veya turk giritli lerin dramı giritteki 1860 ve 1897 başkaldirilari ile başlamış, 1911 lere kadar sürmüştür. babiali oralarin osmanli mülkü olduğu bahanesiyle kaçmak isteyenlere yardimci olmamış ama bu arada da müslüman ahaliyi de koruyamamıştır. anadoluya göçen giritlilerin çoğu 1900 lerin ilk 10 yılında göçmüş daha doğrusu kaçmışlardır. ne yazık ki onlarin hiç bir haklari korunmamış, onları multeci sınıfına sokmuştur. oysa mubadele tamamen ic ve dış komisyonların denetimi altinda belirli esaslara göre yapılmıştır. sair ege adalarindan bu arada midilliden de gelenler zeytincilik teki deneyimleri sayesinde sadece 8, 10 km yer değiştirmişlerdir. mubadeleden asil kazigi yiyen türkler emanet ceyizde de anlatildigi uzere yunan makedonyasindan gelip tokat, amasya gibi illerin dag koylerine iskan edilenlerdir.
  • yaşar kemal'in üç kitaptan oluşan (dördüncüsü de sanırım yayımlanacak) bir ada hikayesi konuya ışık tutmaktadır.