şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bugüne kadar sözlük ortamında hiç tartışılmamış olmasına şaşırdığım olay. çok aradım lakin bulamadım.

    http://magazin.milliyet.com.tr/…1588699/default.htm

    levent kırca'dan sonra çokça tartışılmasını dilediğim olay. bu konuların halk arasında korkusuzca tartışılması gerekmekte. çok ilginçtir daha dün arkadaş ortamında bunu tartıştık allah'ın türkçe bilmediğini mi düşünüyoruz ki duamızı arapça okuyoruz dedik. bugün bu haberle karşılaştım.

    zaten kendimi bildim bileli namazımı türkçe kılıp, duamı türkçe ederdim. ezanın türkçe olmasına karşı çıkanları da hiç anlamadım.

    yıllarca atatürk'ün ezanı türkçeleştirmesine karşı çıktı insanlar, lanet ettiler, kötülediler ama hiç düşünmediler neden diye. sahi neden arapça zorunluydu? allah'ın dili mi var? ne biliyoruz öte tarafta bambaşka bir dil ile konuşmayacağımızı. haşa belki allah'ın ana dili türkçe! klasik dinci mantıksızlığı ile saldırdılar yıllarca. sebep göstermeden, yorum yapamadan sadece istemezük diyerek karşı çıktılar.

    öyle aptalca bir karşı çıkış ki bu, bugün bile kuran öğreteceğiz diye koskoca devletin bakanı salakça beyanatlar veriyor bu uğurda. milli eğitim bakanı diyor ki "biz kuran öğreteceğiz ama sadece okumasını öğreteceğiz, arapça öğretmeyeceğiz, sadece harfleri öğrenip, yazıları okuyacak çocuklar" diyor koskoca devletin bakanı.

    yahu din ya da kuran dersi mevcut halleri ile başlı başına bir garabet iken sen çıkıp biz kuranı okumasını öğreteceğiz içerik öğretmeyeceğiz diyorsun. allah aşkına orta çağın bağnaz, halkı kandıran, cahil insanlarından ne farkı var şu bakanın?

    avrupa'da aydınlanma incil'in matbaada basılması ile başladı. çünkü din hayatın en önemli unsuruydu. hayat karanlıktı. okuma yazma oranı düşüktü. ne zaman ki matbaa bulundu ve seri üretim başladı. insanlar kendi dillerinde incili basıp okumaya başladılar. okuyarak aydınlandılar. çünkü din adamları halka yalan söylüyorlardı. allah'ın bize ilk emri "oku"yu dinlediler. okudular ve aydınlandılar. biz ise allah'ın ilk emrine bile karşı çıkan orta çağ karanlığına hapsolmuş zavallılarız.
  • çok mantıklıdır, eğer allah yüce yaradansa değil türkçe göktürkçe bile dua okusanız anlar, ama önemli olan sizin de anladığınız dilde okuyarak anlamanız ve o duyguyu daha iyi bir biçimde yaşamanızdır.
  • bakış açısıyla alakalı durumdur."yaradan türkçe bilmiyormu" mantığıyla yaklaştığınızda ezan ve ibadetin türkçe yapılmasından başka bir şey düşünülemez oluyor.mutlaka doğru fakat şöyle bir etmen var, 100 yıl önce koşnuşulan türkçede bile farklılıklar var eski ve bugünde kullanmadığımız kelimelerden bahsetmiyorum, kelimelerin anlamları da dönemlere göre değişir buna eski türkçede galat-ı meşur denilir.buna örnek olarak kaza ve mahrem kelimeleri tam tersine dönmüştür.bir olay olur bir kişi diğerine konuyu farklı anlatır sonra olay 10 ağız değiştirince bambaşka bir olaya dönüşür, bu malesef insanın doğasında vardır.islam ve kur'an bu durumu lanetlemiştir, musevilik ve hristiyanlıkta bu olmuştur hatta kitabına uydurmak bundan çıkmıştır.dolayısıytla sabit fikirli din adamlara kızıyoruz ama bu konuda taviz vermemek en doğrusudur.bozulmamasını garantileyici durumdur.meallere bakın bir kelime bir harf ne kadar değiştiriyor her şeyi.zaten duanızı konuştuğunuz dilde etmiyormusunuz?namaz da olduğu gibi kalsın.bırakın dili temenni ve içten oldunuzmu yaradan zaten bunu görür.
  • anadilde eğitime izin vermektir. birliği bozmaktır.
  • bir müslümanın karşı çıkacağını zannetmiyorum. hiç kılmayacağına git türkçe kıl. ama bence biraz arapçadan anlayıp orjinalinden kılmak daha iyi. millet sırf orjinalinden okuyum diye kitapları, ingilizce öğreniyor amk. okuduğumun anlamını bileyim deseniz zaten topu topu 10 sure ile falan kılacaksınız namazı ki bu iyi ihtimal . hatimle falan kılanlar da zaten biliyodur emin olun manasını.
  • namazda kuran surelerinin orjinal arapça halinin okunması ve türkçe meallerinin öğrenilmesi, böylece arapça surelerin zihinde anlamlandırılmasıyla birlikte tartışmaya gerek kalmayacak olgu.
  • kimi anadil diye sözde dokundurma yapmaya çalışmış, kimi dil durduğu yerde durmuyor ne türkçesi demeye getirmiş.

    anadilde ibadet aydınlanmanın en birinci şartlarındandır. türkçe durmadan değişsin, sende mealini sürekli güncel dile uyarlayarak devam edersin. çok mu zor?

    bozulmaması garantileyici durumdur diyorsun da mevcut kuran'ın bozulmadığını nereden biliyorsun? kuran ayetleri bir araya getirilmeden önce yandı. hatiplerin ezberinden tekrar yazıldı. ne biliyorsun üzerinde oynanmadığına? kadlı ki kendi dilinde yazacak. teknoloji çok ilerledi insanları kolay kandıramazsın. o yüzden bu sav da beyhude çaba oluyor.

    arapça dua devam etsin, türkçesini öğrensin kısmı en mantıklı duran sav fakat biz yıllarca yabancı pop müziğe "anamıza mı küfür ediyo la bunlar" diyerek karşı çıkmış bir nesiliz. tabi ki insanlar ibadetlerini istedikleri gibi yapmakta özgürler fakat insanlara ana dillerinde ibadet etmelerini teşvik etmek gerekli diye düşünüyorum.
  • arap ozentisi dincilerin karsi cikacagi eylemdir. allah'in tercumana ihtiyaci var sanki anlamak icin turkceyi ya da baska bir dili.
  • kuranın dilimize yüzlerce çeşitle giren meallerinden hangisini okuyacağı sorusu vardır arkada. hepsi aynı kapıya çıkar yanlız hangisi daha doğrudur. en iyisi özü olan arapçayı okumaktır bence. türkçe çok bişey okumak istiyorsam namazdan sonra dua niyetine okursun.

    ama önemli olan niyettir sen allahın karşısında niye böyle yaptın dediğinde cevap vereceğine inanıyorsan yaparsın kimse seninle o'nun arasına girmez.
  • okuyan insanın kendi diline çevrildiğinde, aslında hayatına hiç bir anlam, fikir ve ilham katacak söz barındırmayan anlatımlar olduğu daha net anlaşılacağı için karşı çıkılan, arapça anlamlandırılamadığı için mistik sanal bir hava katması bu anlamda tercih edildiğinden istenmeyen yaklaşım.