şükela:  tümü | bugün
  • evinizde bir exchange öğrencisi yaşıyorsa yapmak zorunda kalacağınız eylem. elbette ki eylemi sadece bu örnekle sınırlayamayız, yakınınızda yardımınıza ihtiyaç duyan ve türkiye'de ikamet etmesi ya da dilimize ilgi duyması nedeniyle dili kullanma yetisi kazanmak isteyen bir insana dilimizi öğreterek yardım etmek, daha geniş bir tanımıdır.
    bazı konsoloslukların, kültür organizasyonlarının ve dersanelerin türkçe öğretmek amaçlı dersleri mevcuttur.
  • bazan başka birşey öğretmek için öncelikle yapılması gereken şey olabilir. örneğin etken/ edilgen çatıyı bilmeyen bir kişiye ingilizce active/ passive voice(leri) öğretmeye çalışırken önce türkçe öğretmeniz gerektiğini üzüntüyle farkedebilirsiniz. konu sadece ingilizce olmayabilir; herhangi bir konuda yazılmış karmaşık bir cümlenin içinden çıkmak için de okuyucunun türkçe bilgisine sahip olması gerekir. okuduğu haberleri doğru vurgulamayarak insanı çileden çıkaran spikerlerin de türkçe öğrenmesi gerekir. bunun önemi şurada yatar; türkçe bizim dilimizdir; başka bir deyişle aracılığında dünyayı anlamlandırdığımız, sembolleri, simgeleri, kavramları ifade ettiğimiz ; kişilerarası etkileşimi mümkün kılan yegane araçtır. bu yüzden ilkokuldan üniversiteye kadar her aşamada tekrar tekrar öğretilir, çünkü dili doğru kullanmadığımız / kullanamadığımız zaman zeka da emek de boşa gidebilir; hiç anlaşılmayabilir veya (daha kötüsü) yanlış anlaşılabiliriz. türkçe'nin genel olarak iyi öğrenilmediği ve etkin bir şekilde kullanılmadığı bir toplumda yaşadığımız gözönüne alınırsa, türkçe öğretmek, aslında herhangi birşey öğretmeden önce (maalesef) yapmamız gereken şeydir.
  • nasıl yapıldığını acilen öğrenmem gereken mevzu.

    anybody there?
  • yurtdışında yaşayan türkiye'lilerin ek iş olarak yapabileceği bir olar. ama...

    zaten yurtdışına gelmişsem, bana trükçe öğretmeyi kim öğretecek. ne sanal bir platform ne bişey bulamadım. öncelikle online oalrak türkçe'yi öğretmeyi öğretecek sanal bir platform oluşturmak lazım.
  • dünyanın en zevkli işlerinden biri.
    şunu da belirtmek gerekiyor, 2005'te mist'in yazdığı gibi, türkçesi iyi oturmamış kişilere, başka dil öğretmeye çalışmak sıkıntılar çıkarıyor. kısacası türkiye'de, insanlar kendi dilini iyi öğrenemediği için, başka dili öğrenmelerini beklemek cidden hayalci olur.

    (bkz: türklerin ingilizce konuşamamasının sebebi) (bundan dolayı ilk öğrettikleri küfür olabilir, seviyemiz bu zaten)

    şimdi konumuza geri dönersek, yabancı bir arkadaşıma türkçe öğretmeye çalışıyorum ve bu arkadaş kendi dilindeki bütün kuralları çok iyi bildiği için, türkçe'yi öğrenirken anlattıklarımı daha iyi kavrıyor. anlatırken karşılaştığım en büyük sorun, bana duyduğu veya okuduğu deyimleri ve atasözlerini çevirmek istemesi oluyor. bu noktada dilin, kültürel etkileşme ile daha iyi öğrenileceğini söylemek daha doğru olacak ki, deyimleri ve atasözlerini çevirirken bir an türkçe'de verdiği duygu kaybediyorsun.
  • kendi kendime geliştirdiğim bir yöntemle başarı sağladığım aktivite. eğitimci değilim, pedagojik eğitim almadım ama aldığım sonuç şaşırticiydi, o yüzden başarılı olmak isteyenler için paylaşmak istedim.

    türkçe öğretmek istediğiniz kişiyle her gün türkçe konuşun. konuşurken yavaş konuşmalısınız, basit kelimeler seçmelisiniz ve tekrar etmelisiniz. konu olarak o gün ne yaptığı, o anda ne yaptığınız, hangi yemekleri sevdiği gibi konular seçebilirsiniz.

    bu aktiviteyi sıkmadan günde yarım saat uygulayın. kelimeleri giderek zorlaştırın. daha önce öğrettiğiniz kelimeleri tekrar edin.

    bu şekilde konuşmayı kolayca öğretebilirsiniz. okuma ve yazma öğretmek içinse kitap kullanmalı ve pratik yaptırmalısınız. o konuda tecrübem yok.

    dikkat edin, çocuklar da bir dili bu şekilde öğreniyorlar. anne babalarından aynı kelimeleri defalarca duyuyorlar, basit kelimelerle başlıyorlar, giderek zorlaşıyor. önce isim tamlaması kuruyorlar, sonra cümle derken gidiyor. aksanına kadar anne babalarını kopyalıyorlar. konuşmayı o şekilde hallediyorlar ama okuma-yazma öğrenme işi okulda başlıyor. kitaplar, ödevler derken onu da bir sene içinde hallediyorlar.