şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ilköğretimin 6, 7 ve 8. sınıfları ile lise hazırlıkta bulunan türkçe derslerini veren, gerekli dil bilgisini öğrenciye kazandırmasının yanında okuma, dinleme, konuşma ve yazmadan oluşan temel dil becerilerini öğrencilere kazandırmakla yükümlü eğitmen.

    hitap ettiği yaş grubu itibariyle öğrencilerde mutlaka ana dil bilinci oluşturmalı, onlara kitap okuma alışkanlığı kazandırmalı, onların yazısının güzel olması için (tren kaçmadan) son rötuşları yapmalı, ayrıca her öğretmen gibi öğrencilerine örnek bir model olmalıdır.

    mevcut türkçe kitapları inanılmaz yazım ve noktalama yanlışlarıyla, niteliksiz metinlerle ve öğrenciyi aptal yerine koyan soru ve yöntemlerle dolu olduğu için türkçe öğretmeninin çağdaş yazarlardan nitelikli metinler bulması ve düzeye uygun yöntemlerle bu hazırlıklarını öğrencilere sunması kaçınılmazdır. yine önemle vurgulamak gerekir ki: türkçe dersi sadece metinlere dayalı bir ders olmamalıdır. çocukların etkin dinleme, etkili konuşabilme, görüp izlediklerini yorumlayabilme, medeni cesaret kazanabilme becerilerini de edinmeleri şarttır, türkçe öğretmeni bunlarla ilgili araç gereçleri de mümkün olduğunca kullanmalıdır. çünkü türkçe, bir bilgi aktarımından öte bir beceri kazandırma dersidir.

    ülkemizin var olan şartlarında öğretmenlerin bizzat kendinin ne kadar nitelikli olduğu, bu ekstra hazırlıkları yapmaya ne kadar niyetli olduğu ve öğrencilerine nasıl bir model olacağı başka bir başlığın konusu olmakla beraber, türkçe öğretmeni diksiyon, dil becerileri, genel kültür ve edebi bilgiler açısından en donanımlı olması gereken öğretmendir.
  • bazı türkiye cumhuriyeti devleti vatandaşı öğrencilerine ana dil değil de "ikinci dil olarak türkçe" öğretme konusunda herhangi bir formasyona sahip olup olmadığı merak uyandıran bir meslek erbabıdır.
  • dilin kullanımına duyarlı biriyse ilk zamanlarında cıldırabilecek seviyeye gelen kisidir. zira cocuk dedigin kompozisyonunda en basit sozcukleri bile yanlıs yazmakta, bir de ustune not istemektedir. nerede o eski gunler...
  • yıllarca; yazar bu paragrafta ne demek istemiş, şair burda kime seslenmişlerle uğraşmaktan ilerde şizofrene bağladığını düşündüğüm insan.
  • mümkünse kendilerini facebook'ta falan bulmayın. ağır hayalkırıklığı yaşatabiliyorlar.

    lisedeki türkçe öğretmenimi an itibariyle mevzubahis sitede bulmuş bulunuyorum. hemen açtım fotoğraflarına falan baktım. ayyy yaşlanmış, saçlara gri teller düşmüş. sonra bir iki yorumunu okuyayım dedim. okumaz olaydım.

    x: hocam çok güzel görünüyorsunuz. çok çok öpüyorum.
    örtmen: sağol canım. bende.

    oldu mu şimdi be öğretmenim? sen ki, bir coğrafya, matematik değil, koskoca türkçe öğretmeni olmuş ve bu mesleği yıllarca yapmış, ve hatta sınav kağıtlarında yaptığımız küçücük hatalardan ötürü 100'lük kağıdı 70'lik kağıda dönüştürüvermişsin..

    bundan böyle dahi anlamındaki de, da'yı ayırmayanları -tövbe bismillah sübhanallah- kınamayacağım.

    türkçenin çivisi çıkmış hocu.
  • % 80'inin boşta gezmek durumunda bırakıldığı meslektir.
  • milli eğitim camiasında türkçeciler diye hitap edilen insanlardır. bedenci kadar olmasa da türkçeciler de bu haliyle dikkat çekicidir. özellikle öğretmenler toplantısında ya da milli, dini her türlü törenin hazırlanmasında gözler onlara çevrilir. örneğin hiç kimse matematikçiye ya da fenciye tutanak yazdırmaz. hatta yazdırılması teklif dahi edilmez. ayrıca anlamı bilinmeyen bir kelime mutlaka bunlara sorulur. eğer bilemezlerse vay hallerine! sözle ifade edilmese de bakışlarla "sen nasıl türkçecisin amına koyim" bakışlarına maruz kalırlar. kısaca, türkçeci olmak zordur.
  • ortaokulda tanımaktan onur duyduğum ve bugün neye sahipsem sayesinde olduğunu düşündüğüm,
    yaşar yerebasmaz' dır türkçe öğretmeni.

    nerededir ne yapar hep merak ederim. sosyal medyaya rağmen en ufak bir izine rastlamadım henüz.

    yaşlanmışsa da güzel yaşlanmıştır muhtemelen.
  • yazım kılavuzu zannedilen kişiler. tutanak yazdırılma konusunda biraz diş göstermek lazım yoksa her türlü ıvır zıvırı kilitlerler adama.
  • aralarında türkçe öğretmeni olup da "kılavuz kitap" yazmasını beceremeyenleri vardır.

    (bkz: klavuz)
    (bkz: kılavuz)

    gelen bir mesaj üzerine not: bir metin içinde aynı yazım yanlışı birden çok kere yapılıyorsa o zaman sözcüğün doğru yazımının bilinmediğine kanaat getiririm. hele bir de bu yanlış sık yapılan bir yanlışsa. yoksa hepimizin her gün defalarca yaptığı, gâvurun typo dediği klavye sürçmeleriyle, daktilo hatalarıyla, birkaç düşük cümleyle dalga geçecek kadar "ego tatmini heveslisi" değilim.

    büdüt: (bkz: rotamız ankara yükümüz insaniyet yardımı)