şükela:  tümü | bugün
  • zaman zaman anlamsız olabilir; çünkü bazı yeni türk sanatçıların plakları analog olarak masterlanıp mixlenmiyor. yani aslında o parçaları plaktan dinlemek hiçliği ifade ediyor. plağın moda olduğunu gören piyasa siklemeden basıyor tabi o ayrı konu.
  • her türlü sıkıntılı bir iştir.

    türkiye'de plak üretimi 1988 senesinde durdurulmuş, klasımıza yakışan cd teknolojisine abanılmaya başlanmıştır. '88 senesinden önce çıkan plaklar, genel olarak analog kayıtlar kullanılarak basılmıştır. ama türkiye'de, seksenler ortasına kadar stüdyo imkanlarının ne olduğu da malumunuzdur. barış manço'nun ve erkin koray'ın en iyi ses kalitesine sahip plakları, hep yurtdışı stüdyolarda yapılan kayıtların yazıldığı plaklardır mesela. stüdyolardaki imkanların kötülüğü, zaten vasat ses kalitelerine sahip plaklara sebep olurken, üstüne yurdum insanının plaklara pek düzgün bakmaması ve işin teknik boyutlarına çok hakim olmamasından dolayı, '88 öncesi plaklar genel olarak haşat durumdadırlar. iyi durumda kalmış kopyalar tabii ki var ama bunları bulması da derttir, fiyatlarının yüksekliğinden alması da derttir. ayrıca, ne yazık ki plak şirketlerimiz, kayıtların yapıldığı analog teypleri ya da master kalıpları muhafaza etmediklerinden, bu albümlerin çoğu piyasaya tekrardan çıkartılamamış, remaster zaten görememiştir. bu sebeple, türkçe plaklar, ellerimizde kalan önemli kültürel miraslardır, bir çok eski albüm hala sadece plak olarak mevcuttur, yazık olmaktadır.

    buradaki kıssadan hisse şudur, daha önce plak başlığında da yazmıştım, eski türkçe plaklarda bulabileceğiniz en iyi durum very good'dur, nadir olarak near mint bulabilirsiniz. o çıtırtılar, inceden inceden size eşlik edecektir ki az olmaları halinde şükrediniz. zaten eski türkçe plakları almamızın asıl sebebi, nostaljik bir tatları olması, yoksa hepimiz, o dönemlerde über kayıt kalitesiyle işler yapılmadığını biliyoruz. plaktan yine başka geliyor o şarkıların sesleri, ama ötesi için kendimizi kandırmaya da gerek yok. yabancı piyasanın the beatles'a, pink floyd'a verdiği değeri abartıp, on yılda bir eski albümleri remaster ederek piyasaya sürmesi gibi işler bizde yapılmıyor ve büyük ihtimal de doğru düzgün, hiç bir zaman yapılmayacak. yine yurtdışından firmalar, bizim sanatçılara değer biçip, albümleri tekrar yayınlıyorlar. erkin koray'ın ilk dört albümünü, cd olarak, son on yılda yurtdışı firmalar bastı. bizim firmalar ise serdar ortaç gibilerini parıldatmakla meşgul.

    yeni plaklara gelirsek, burada şirketlerin müşteriyi kek yerine koyma durumu var. güncel albümler, plak olarak yayınlanıyor ama bu albümler, büyük ihtimalle analog kayıtla yapılmadılar. dijital kayıtta, 24 bit - 96khz gibi yüksek bitrate ile mi kaydedildiler, yoksa plaklara, cd'ye yaptıkları baskıyı mı geçirdiler, buraları bilemiyoruz. dijital sesin, örnekleme hızına bağlı olarak çalıştığı ve audio cd'lerin 16 bit - 44,1 khz standartında olduğu malumunuz, yüksek frekansta kayıt yapılmış ses dosyaları, cd'ye yazılırken bu frekansa indirildiklerinden seste bir miktar kalite kaybı yaşanıyor. plağa da bu şekilde geçiriliyorsa ki türkiye'deyiz, kimsenin farklı bir mastering ile uğraştığını sanmıyorum, plaktan cd dinlemekten farksız oluyor. bu noktada, yeni türkçe plakların "analog ses" niyetiyle almanın bir mantığı yok. dikkatimi çeken bir diğer nokta ise, özellikle emre plak adlı şirketin, bu aralar, barış manço, coşkun sabah, ajda pekkan gibi isimlerin doksanlar albümlerini plak olarak yayınlıyor olması. bu albümler çıkış itibariyle kaset ve cd olarak basıldılar. kayıtları belki analog olabilir ama master kalıplarından plağa aktarılmadılarsa, yine tüketiciyi yükselen plak trendiyle kandırmaktan başka birşey yapılmıyor. burada tüm kaygı, plağın, dijital kayıtta en yüksek frekanslar kullanılarak basılmasından yana çünkü frenkans yükseldikçe, dijital sesin analog sese eşlenikliği artıyor.

    türkçe plaklara merak salmak böyle birşey işte. sıkıntı.
  • yeni basılan türkçe plaklar için diyorum:

    şanssız biriyseniz cesaret ister. bir keresinde yeni basılan zeki müren plağının ivmelerinin erimiş olarak içinden çıkmıştı. bir keresinde de arkadaşımın aldığı sezen aksu-sen ağlama plağının b-yüzünde başka bir plağın kaydı çıkmış.

    düzeltme için atiptutankamon'a teşekkürler.
  • yeni dönem basılanlar arasından flört'ün anadolu beat albümünü tavsiye ederim. tamamen analog olarak kaydedilen ve mixlenen albüm aynı kaliteyle plağa aktarılmıştır. keyifle dinleyebilirsiniz.
  • özenip hakkını vererek türk sanatçıların plaklarını basan çok az şirket vardır.(bir-iki tane) gerisi tamamen parayı düşünür. o kadar parayı düşünür ki plağını bastıkları sanatçıların bile plaklarının basıldığından haberleri olmaz.

    (diğerleri de para düşünüyor elbet ama özenerek yapıyorlar ve işi bilen insanlar) analog bandını masterını falan geçtim artık millet youtubedan indirip plağa döküyor şarkıları... son dönemde o kadar çoğaldı ki bu iş. plağı çıkmayan bir tek ajdar var sanırım.

    ses kalitesini geçtim kapak tasarımları, kullanılan karton vs. son derece adi ve de iğrençtir. evet bayağı gömdüm ama durum bu. yabancı albümleri alın içinden poster çıkar, sticker çıkar, mp3 indirme kuponu çıkar... bir de x firmasının çıkardığı bilmem kimin plağını alın tam bir çöp. kokusu bile kanser eder. herhangi bir okulun grafik bölümünden bir öğrenciye konuyu anlatıp çiz desen, biraz harçlık versen taş gibi çizimler çıkartır. o kadar kötüler ki şarkıyı kim yazmış, söz kime ait o bilgiler bile yanlıştır.

    örnek

    örnek

    örnek-bu ayrı bir komedi-

    font tanıdık geldi mi?

    ve bunun gibi dr'da satılan çoğu plak...

    rainbow45 records, tantana records gibi şirketlerin yaptıkları plaklar, projeler çok güzeldir mesela. aklıma geldiğinde kaliteli iş yapan firmaları ekleyeceğim buraya.

    onun haricinde yurtdışında guerssen records vardır. genelde 70ler türkçe rock albümlerini yeniden basarlar. kaliteli basarlar. ama lisansını, illegalini bilmiyorum.
  • arşivimde sadece teoman'ın onyedi albümü var, o da hediye geldi. plaklar bu kadar pahalıyken, açıkçası elim türkçe plak almaya hiç gitmiyor.
  • ıssız adam öncesinde en çok yaptığım alışveriş türüydü. cumartesi-pazar sabahları erkenden kalkar cebeci bit pazarında soluğu alırdım, her ayın ilk pazarı ayrancı bit pazarı da uğrak durağımdı. ne zaman ki bu film çıktı, ne zaman ki özenti halinde plaklara bir talep oldu işte o günden beridir plak almıyorum. 100'ün üzerinde mini bir arşivim var, onlarla yetiniyorum.
  • baskısı kaliteliyse, sevdiğim ve dinlediğim albümlerin plağını sık sık alıyorum. türkçe veya yabancı farketmiyor eğer baskı kaliteliyse. genelde opus3atan satın alıyordum ama kargolamayı adam akıllı yapmadıkları için ve çoğu plak hasarlı geldiği için artık o mağazadan herhangi bir şey almıyorum.

    (bkz: #118346333)
  • bunun için neden başlık açıldı anlamıyorum, zaten ikinci el mağazalarında satılan çoğu yabancı pilak yerli basım. iyi kalite bir pilak aldıktan sonra yerli sanatçıların plakları da çok iyidir.
    yeni basılmış olanlar da..
    (bkz: ogun sanlisoy)
    (bkz: tarkan)
    (bkz: pentagram)
  • donem baski 45likleri toplamak icin ciddi ciddi zengin olmak lazim. ozellikle temiz, kapakli pop/rock 45likler yuzlerce liradir. erkinler falan 300-500 den aşağı değil...

    bunun sebebi ise tabii ki az bulunur olusu. ustune bizim rockcilar yurtdisinda deli gibi dinlenir hale geldi. yabanci koleksiyonerler de bu plaklari aliyor. haliyle bize de çöp plaklar kalıyor. hep o yuzuklerin efendisinde midir nedir orada oynayan herif yüzünden. zamanında barış manço şarkısı paylaştı twitterda. sonra fiyatlar tavan yaptı.

hesabın var mı? giriş yap