şükela:  tümü | bugün
  • döneminde basılmış türkçe plakları almak, ıssız adam'ın plakları abartı şekilde romantize ettiği 2008 yılından beri zaten zengin işinden halliceydi fakat ülkemizin son iki senedir içinde bulunduğu ekonomik çıkmazla birlikte fiyatlar iyice saçmaladı.

    serbest piyasa ekonomisinin bu derece saçma uygulandığı başka bir ticaret alanı var mı, bilemiyorum. plakları emtia olarak görsek yeridir. 10 seneye yakındır plak topluyorum. 50 liraya aldığım plağın şu an 500 liradan satıldığını görünce cidden içim acıyor. ucundan yakalamışım resmen, buna şükrediyorum.

    türkçe plaklara ulaşımın iyice zorlaşmasının birincil nedeni ekonomiktir. diğer nedeni ise plakların yeniden popüler hale gelmesidir. bir dizide ya da filmde çok bilinmeyen eski bir şarkının çalınması, o şarkının bulunduğu plağa kafadan +500 lira ekler oldu. son örneğini ferdi özbeğen'de gördük. rahmetli hayattayken bu kadar anılan bir isim değildi. şimdi sorsan herkes bir sır gibi'yi ezberden söyler. ki şarkıya ait klibin gösterildiği konser kaydı tekrar plak olarak basıldı bile. şimdi 120 liradan satılıyor, eldeki kopyalar bitince fiyatı direkt 3 katına çıkacaktır. uzun süredir bu hamle yapılıyor ve insanlar belli şarkı ve şarkıcılara sarıyor. her yerde universal iğneli, retro tasarımlı çin malı dandik pikaplar nispeten uygun fiyata satılıyor. bu şekilde insanlar ucuz pikap ve yeni baskı plak kombinasyonuyla "plak müthiş, analog ses!" diye plasebo efektinin dibine vuruyor.

    ikinci el plak alabileceğiniz internet sitelerine bakın. yeni baskı plaklarda dikkat çeken bir artış var.

    biz bu görsel medya ile pompalanmış analog duygusallığını universal iğneli pikaplarımızda yeni baskı plaklarla su gibi içerken, 500-1000 lira civarına gelmiş ve gariban türk milleti için iyice hayal olmuş dönem baskılarını yabancılar 7'ye 9'a bölerek kolayca almaya devam ediyor. zaten iyi kalitede dönem baskı erkin koray, barış manço, cem karaca, edip akbayram, selda bağcan plakları bu topraklardan çıkalı çok oldu. aslında elijah wood suçlu değil yani. yurtdışının bizim buralara uyanışının miladını shadoks'un erkin koray derlemesini çıkardığı 1998 yılı olarak alın. "doğu'da da saykodelik şeyler varmış!" diye devrim öncesi iran müziğini, '70ler türkiyesinin rock müzik piyasasını keşfeden batı, bizde frizbi değerine düşmüş plakları ucuza bol bol kapattı. erkin koray'ın elektronik türküler albümü o kadar mı az basıldı da iyi kondisyonlu kopyaları bin liradan aşağı değil? hayır. bir kısmı buradaki koleksiyoncularda, bir kısmı yurtdışında, bir kısmı da piyasada, durumu olan alıyor işte.

    bu saatten sonra plak işine girmeyi düşünenler dönem baskılara yoğunlaşmayı düşünüyorlarsa bilmeliler ki, çok zor bulacaksınız ve bulursanız da fiyattan dolayı biraz zor alacaksınız. plak arşivciliği için her zaman "ocağına incir ağacı diker." söylemini duymuşumdur. eskiden şaka yollu denirdi ama artık gerçekten ocağınıza incir ağacı dikecek halde. fiyatlar saçma sapan, plaklar azalıyor, ortalık yeni baskılara kalıyor, onların da ne olduğu çok belli değil. türkiye sınırları içerisinde bir albümü dönem baskına sadık kalarak yeniden yayınlayan firma yok.

    zor işler anlayacağınız. ülkedeki her şey gibi, bu da zor, tatsız ve ayarsız.
  • her türlü sıkıntılı bir iştir.

    türkiye'de plak üretimi 1988 senesinde durdurulmuş, klasımıza yakışan cd teknolojisine abanılmaya başlanmıştır. '88 senesinden önce çıkan plaklar, genel olarak analog kayıtlar kullanılarak basılmıştır. ama türkiye'de, seksenler ortasına kadar stüdyo imkanlarının ne olduğu da malumunuzdur. barış manço'nun ve erkin koray'ın en iyi ses kalitesine sahip plakları, hep yurtdışı stüdyolarda yapılan kayıtların yazıldığı plaklardır mesela. stüdyolardaki imkanların kötülüğü, zaten vasat ses kalitelerine sahip plaklara sebep olurken, üstüne yurdum insanının plaklara pek düzgün bakmaması ve işin teknik boyutlarına çok hakim olmamasından dolayı, '88 öncesi plaklar genel olarak haşat durumdadırlar. iyi durumda kalmış kopyalar tabii ki var ama bunları bulması da derttir, fiyatlarının yüksekliğinden alması da derttir. ayrıca, ne yazık ki plak şirketlerimiz, kayıtların yapıldığı analog teypleri ya da master kalıpları muhafaza etmediklerinden, bu albümlerin çoğu piyasaya tekrardan çıkartılamamış, remaster zaten görememiştir. bu sebeple, türkçe plaklar, ellerimizde kalan önemli kültürel miraslardır, bir çok eski albüm hala sadece plak olarak mevcuttur, yazık olmaktadır.

    buradaki kıssadan hisse şudur, daha önce plak başlığında da yazmıştım, eski türkçe plaklarda bulabileceğiniz en iyi durum very good'dur, nadir olarak near mint bulabilirsiniz. o çıtırtılar, inceden inceden size eşlik edecektir ki az olmaları halinde şükrediniz. zaten eski türkçe plakları almamızın asıl sebebi, nostaljik bir tatları olması, yoksa hepimiz, o dönemlerde über kayıt kalitesiyle işler yapılmadığını biliyoruz. plaktan yine başka geliyor o şarkıların sesleri, ama ötesi için kendimizi kandırmaya da gerek yok. yabancı piyasanın the beatles'a, pink floyd'a verdiği değeri abartıp, on yılda bir eski albümleri remaster ederek piyasaya sürmesi gibi işler bizde yapılmıyor ve büyük ihtimal de doğru düzgün, hiç bir zaman yapılmayacak. yine yurtdışından firmalar, bizim sanatçılara değer biçip, albümleri tekrar yayınlıyorlar. erkin koray'ın ilk dört albümünü, cd olarak, son on yılda yurtdışı firmalar bastı. bizim firmalar ise serdar ortaç gibilerini parıldatmakla meşgul.

    yeni plaklara gelirsek, burada şirketlerin müşteriyi kek yerine koyma durumu var. güncel albümler, plak olarak yayınlanıyor ama bu albümler, büyük ihtimalle analog kayıtla yapılmadılar. dijital kayıtta, 24 bit - 96khz gibi yüksek bitrate ile mi kaydedildiler, yoksa plaklara, cd'ye yaptıkları baskıyı mı geçirdiler, buraları bilemiyoruz. dijital sesin, örnekleme hızına bağlı olarak çalıştığı ve audio cd'lerin 16 bit - 44,1 khz standartında olduğu malumunuz, yüksek frekansta kayıt yapılmış ses dosyaları, cd'ye yazılırken bu frekansa indirildiklerinden seste bir miktar kalite kaybı yaşanıyor. plağa da bu şekilde geçiriliyorsa ki türkiye'deyiz, kimsenin farklı bir mastering ile uğraştığını sanmıyorum, plaktan cd dinlemekten farksız oluyor. bu noktada, yeni türkçe plakların "analog ses" niyetiyle almanın bir mantığı yok. dikkatimi çeken bir diğer nokta ise, özellikle emre plak adlı şirketin, bu aralar, barış manço, coşkun sabah, ajda pekkan gibi isimlerin doksanlar albümlerini plak olarak yayınlıyor olması. bu albümler çıkış itibariyle kaset ve cd olarak basıldılar. kayıtları belki analog olabilir ama master kalıplarından plağa aktarılmadılarsa, yine tüketiciyi yükselen plak trendiyle kandırmaktan başka birşey yapılmıyor. burada tüm kaygı, plağın, dijital kayıtta en yüksek frekanslar kullanılarak basılmasından yana çünkü frenkans yükseldikçe, dijital sesin analog sese eşlenikliği artıyor.

    türkçe plaklara merak salmak böyle birşey işte. sıkıntı.
  • özenip hakkını vererek türk sanatçıların plaklarını basan çok az şirket vardır.(bir-iki tane) gerisi tamamen parayı düşünür. o kadar parayı düşünür ki plağını bastıkları sanatçıların bile plaklarının basıldığından haberleri olmaz.

    (diğerleri de para düşünüyor elbet ama özenerek yapıyorlar ve işi bilen insanlar) analog bandını masterını falan geçtim artık millet youtubedan indirip plağa döküyor şarkıları... son dönemde o kadar çoğaldı ki bu iş. plağı çıkmayan bir tek ajdar var sanırım.

    ses kalitesini geçtim kapak tasarımları, kullanılan karton vs. son derece adi ve de iğrençtir. evet bayağı gömdüm ama durum bu. yabancı albümleri alın içinden poster çıkar, sticker çıkar, mp3 indirme kuponu çıkar... bir de x firmasının çıkardığı bilmem kimin plağını alın tam bir çöp. kokusu bile kanser eder. herhangi bir okulun grafik bölümünden bir öğrenciye konuyu anlatıp çiz desen, biraz harçlık versen taş gibi çizimler çıkartır. o kadar kötüler ki şarkıyı kim yazmış, söz kime ait o bilgiler bile yanlıştır.

    örnek

    örnek

    örnek-bu ayrı bir komedi-

    font tanıdık geldi mi?

    ve bunun gibi dr'da satılan çoğu plak...

    rainbow45 records, tantana records gibi şirketlerin yaptıkları plaklar, projeler çok güzeldir mesela. aklıma geldiğinde kaliteli iş yapan firmaları ekleyeceğim buraya.

    onun haricinde yurtdışında guerssen records vardır. genelde 70ler türkçe rock albümlerini yeniden basarlar. kaliteli basarlar. ama lisansını, illegalini bilmiyorum.
  • arşivimde sadece teoman'ın onyedi albümü var, o da hediye geldi. plaklar bu kadar pahalıyken, açıkçası elim türkçe plak almaya hiç gitmiyor.
  • yeni basılan türkçe plaklar için diyorum:

    şanssız biriyseniz cesaret ister. bir keresinde yeni basılan zeki müren plağının ivmelerinin erimiş olarak içinden çıkmıştı. bir keresinde de arkadaşımın aldığı sezen aksu-sen ağlama plağının b-yüzünde başka bir plağın kaydı çıkmış.

    düzeltme için atiptutankamon'a teşekkürler.
  • yeni dönem basılanlar arasından flört'ün anadolu beat albümünü tavsiye ederim. tamamen analog olarak kaydedilen ve mixlenen albüm aynı kaliteyle plağa aktarılmıştır. keyifle dinleyebilirsiniz.
  • bunun için neden başlık açıldı anlamıyorum, zaten ikinci el mağazalarında satılan çoğu yabancı pilak yerli basım. iyi kalite bir pilak aldıktan sonra yerli sanatçıların plakları da çok iyidir.
    yeni basılmış olanlar da..
    (bkz: ogun sanlisoy)
    (bkz: tarkan)
    (bkz: pentagram)
  • daft punk dinlemek için pikap almak kadar dangalakça bir şey
  • zaman zaman anlamsız olabilir; çünkü bazı yeni türk sanatçıların plakları analog olarak masterlanıp mixlenmiyor. yani aslında o parçaları plaktan dinlemek hiçliği ifade ediyor. plağın moda olduğunu gören piyasa siklemeden basıyor tabi o ayrı konu.
  • özellikle şu covid çıktığından beri adeta yağmur gibi yerli yeni baskı plak çıkmakta. hepsini üst üste koysak buradan marsa kadar ulaşır herhal.