şükela:  tümü | bugün
  • gunes acsaaaa, beni sevseee, bir gelseee, bir arasaaaa seklinde istek kipleriyle biten sarki sozleri kuvvetle muhtemel asktan bahsetmektedir.
  • rahmetli kazım koyuncu'nun konuyla ilgili oldugunu düşündüğüm söyle de güzel bir tespiti vardır, express'te yayınlanan:

    "aşk için cinayetler işleniyor ve herkes çok aşık oluyor türkiye'de . türkiye'de çok ciddi bir sevgi sorunu yaşanıyor, sevgisizlik yaşanıyor daha doğrusu... çok tuhaf bir ülkede yaşıyoruz. bu noktada dönüp sürekli kendimize bakmamız gerekiyor."
  • muhteşem bir tespittir bu.
    benim de yaptığım araştırmalara göre ingilizce'de aşktan bahseden şarkıların bütün şarkılara oranı sadece %30 civarlarındadır. isveççe'de bu oranın %20'lere kadar indiği rahatlıkla gözlenebilir.
  • ask hakkinda sarki sozu yazmak popcularimiza daha kolay geldigi icin olabilir diye kestirip atilabilecek olan konu. tabii bunu toplumun isteklerine de baglayabiliriz.
  • popçuların genellikle kaymak kesimden çıkması ile doğru orantılı hede.
  • türkiye'de aşk deyince, genelde pipiler ve kukuların anlaşılmasından mütevellittir. verene degil, alana bakacaksın arkadas. sende o sarkılar illa ki erkek-dişi ilişkilerini ve o tarz bir aşkı çağrıştırıyorsa, sorun satanda değil, alandadır derim. sonra herhangi bir şarkıda tanrı aşkı, çocuk aşkı, hayat aşkı, anne/baba aşkı, çiçek-böcek aşkı vs. de pekala görülebilir. hangi açıdan bakıyorsan, o açıdan alıyorsun bünyene. ha tabi bazı çılgın pop eserlerini tenzih ederim. bazıları sahiden çekilir gibi değil.

    "arkadaslik, hayat, dostluk, kardeslik, sehirler, ulke vs. uzerine soylenen sarki sayisi bir elin parmaklarini gecmez."

    pek çok şarkı arkadaşlığı, hayatı, dostluğu barındırıyor sözlerinde. daha doğrusu genellikle bu kavramların dejenerasyonunu yansıtıyor veyahut güzele, safa olan özlemi.. şehirler ve ülke konusunda bi şey diyemicem. sahiden bir elin parmaklarını geçmez ama şehir-ülke konusundasadece american dream tadında şeyler geliyor aklıma. californication falan. fazla rağbet görmüyor müzikte evet. genelde 0-12 yaş aralığı şehirli -ülkeli oyunları, 12 ve sonrası yaşlar da; kitaplar, gazeteler, romanlar, televizyon, dergiler gibi şeyleri tercih ediyorlar. bu tip beklentilerini de giderdiklerini sanıyorum. şahsen hiçbir şarkıdan, ülkenin nüfusunu veya ekonomik durumunu dinlemek istemem.

    "benim de yaptığım araştırmalara göre ingilizce'de aşktan bahseden şarkıların bütün şarkılara oranı sadece %30 civarlarındadır. isveççe'de bu oranın %20'lere kadar indiği rahatlıkla gözlenebilir."

    takdir ediyorum. dünyada yapacak hiç işim olmasa, aklıma gelecek en son araştırma konusu bu olurdu. üstelik böyle ciddi istatistiki bilgiler çıkarmak kolay olmasa gerek. akabinde ben de kendimi zorladım ve araştırdım: türkiye'de popülasyonun nerden baksan %76'sı, bütün şarkılar kendilerinde yalnızca beşeri aşkı- hatta sadece "sevdicek" aşkını çağrıştırdığı için, tuhaf genellemelere gidip, herkesi kendileri gibi sanıp, kurunun yanında yaşı da yakalım edasıyla kelam ediyorlar.

    "ask hakkinda sarki sozu yazmak popcularimiza daha kolay geldigi icin olabilir diye kestirip atilabilecek olan konu. tabii bunu toplumun isteklerine de baglayabiliriz."

    hani derler ya, "roman hastalıklı toplumlardan çıkar ve önce yaraları gösterir, sonra sarmaya çalışır" diye.(sanıyorum uydurdum devamını şu an.) hah. müzik de, toplumun en sakat, en rahatsız ve en bozulmuş kavramlarıyla oynaşıyor sanırım. aşk hakkında şarkı sözü yazmak biri için kolay geliyorsa, ben onun bahsettiği şeye aşk demem. aşk hakkında kıvranıp, binlerce kelam edip hala tam olarak anlatamıyorsa derdini ve anlattığını iddia etmiyorsa, o adamın elini öperim. konudan iyice dağılmadan toparlayayım; "insan kendinden bilir aşk'ı" (bunu da şimdi uydurdum) yine bazı çılgın pop şarkılarını tenzih ederek söylüyorum ki, dinlediği her türkçe şarkıda ve bu şarkılardaki her sevgi, aşk kokulu cümlelerde, gördüğü yalnızca tek bir aşk ise, bu anlatanın değil anlayanın problemidir. neyden bahsettiğim pek anlaşılmayacak diye düşünüyorum çünkü bir şarkıdaki aşk bana bazen "tanrı"yı hatırlatır ve ona söylerim. bazısı annemi, bazısı köpeğimi, bazısı dostumu, hatta bazısı da bir şehir ve bir ülkeyi.

    hep şarkıcıların yorumlarını tartışıp duruyoruz, bence biraz da dinleyicilerin yorumları ve şarkıyı ne açıdan aldığı tartışılmalı. ya da hangi şarkıları tercih ettiği. kurunun yanında yaşı yaka yaka, fidan kalmadı ortamda.

    edit: ben az önce türkce şarkıları mı savundum ne? kafam çok karışık.
  • konsept albümüdür konsept albümü.

    (bkz: konsept albümü/@axellennox)
  • turkce sarki dinlemekten haz etmememin bir numarali sebebi. piyasada hep donup duran ayni aglak, ayni sig nakaratlar