şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hareket başlangıcı olarak facebook'u seçip ne kadar ciddi bir hareket olduğunu gösteriyor.
  • facebook üzerinden "iletişime" geçmeleri ciddiyetlerini bozmaz sanıyorum. az da yapıcı olun lan.

    24 mart - 8 nisan arasında şu kelimelere de karşılık arıyorlarmış mesela ilgilenenlere gelsin;

    jammer
    zapping
    teknik
    direktör
    anket
    istihdam
    demokrasi
    istatistik
    propaganda
    telefon
    fonksiyon
  • saçmalığın daniskasıdır.dilimize yerleşmiş,onlarca hatta yüzlerce yıllık kökeni olan kelimeleri "kökeni türkçe değil" diyerek kendi kafasına göre türettiği kelimelerle değiştirmeye çalışan zihniyettedir.
  • sayfa yöneticisi "nokta cümlenin sonuna konur" yazmis, resat nuri güntekin'den de örnek bir cümle vermis. helal olsun adama, noktanin nereye konuldugunu biliyor. bizim ise daha cok ögrenecek seylerimiz var.
  • karşı olduğum harekettir. diller birbirinden ayrı düşünülemez, tamamiyle arı bir dil olduğunu sanmıyorum ben, günümüz dünyasına aykırı ulan. haa dersen ki ben kelime türkçe'de kullanılmadan o kelimenin türkçesini bulurum, türkçe kullanılır, ona saygı duyarım. buna örnek bilgisayar'dır. ama sen blenderı türkiye'ye blender olarak sok. millet alışsın sonra bu karıştırıcı de olmaz, yürümez. dili muhafaza etmek istiyorsak tdk'nın birincil görevi yabancı kaynaklı türkçe'ye girecek kelimelere türkçe karşılık bulmaktır yok onlar kafalarına göre o öyle yazılmasın böyle yazılsın daha şekil oldu gibi triplerdeler.
    evet trip kelimesini türkçeleştiremezsin mesela.
  • yönetimleri, yöntemleri ve yaptıkları konusunda doğru ya da yanlış diyemem, adamları pek tanımadığım gibi sayfalarını da çok incelemedim. türkçe hakkında kendileri kadar fikir sahibi de olduğumu sanmıyorum. hatta genetik olarak türk olduğumdan bile şüpheliyim. ama şöyle bir sözleri var sayfalarında, çok beğendim, paylaşmadan edemeyeceğim:

    --- spoiler ---

    eğer atatürkçüysen;
    atatürk'ün başlattığı dilde özleşmeyi kaldığı yerden sürdürmelisin.

    eğer milliyetçiysen;
    türk ulusunun öz kültüründen doğan, orta asya'dan gelen türkçe birikimine ve özüne sahip çıkmalısın.

    eğer devrimciysen;
    "tam bağımsız türkiye" gibi, "tam bağımsız türkçe"yi de savunmalısın.

    eğer müslümansan;
    islamın özünü kendi dilimizle anlamayı önemli görmelisin.

    eğer kişilikliysen;
    özenti ve bozuk bir dil konuşmayı kendine yakıştırmamalısın

    hangi siyasal düşünceyi savunursan savun, hangi dünya görüşünü benimsersen benimse; diline, "türkçe"ne sahip çık. türkçe kirlendikçe toplum da kirlenecek. türkçe arındıkça toplum da arınacak.

    --- spoiler ---

    https://www.facebook.com/…3&type=1&relevant_count=1

    türkiye'nin insanları siyasi, dini, veya diğer hayat görüşü farklılıklarından dolayı ayıran değil, bu düşünce yapısındaki gibi bütünleştirici hareketlere ihtiyacı var. işlerinden çok anlamasam da, niyetlerinden dolayı takdir ediyorum.
  • önce kendi türkçesini düzeltme hareketine girmesi gereken türkçesi bozuk ötesi, imla ve noktalamadan bihaber hareket.

    geçen üşenmedim, amaçları "iyi niyetli"dir belki diye kendilerine aşırı kibar bir mesaj da attım, düzelme emaresi göstermedikleri için buradan da afişe ediyorum artık:

    bir kere feysbuktaki grubun adı:
    " türkçe" nin diriliş hareketi
    o tırnaktan sonraki boşluk da aynen var, ya tamam benim türkçem de muhteşem değildir de, bu kadar türkçe savunmacısı bir sayfa açmışsın, 5 sene olmuş, 80bin küsür takipçin var. böyle mi olur? olmaz tabi.

    bu tabi daha ilk intiba, ama iyi niyet burada ne yazık ki mallık sınırını geçiyor, içeriğe bakınca mesela futbol terimlerinde türkçeleştirme önerisinde defans-savunma hadi tamam, fakat ceza-ödek nedir yau?

    bu ve buna benzer saçma önerilerle dolu. demek ki, zaten ölmemiş bir türkçeyi diriltmeye gerek olmadığı gibi türkçe olduğu iddia edilen daha da yabancı ve abuk kelimeler sokma çabası mantıksız olduğu kadar komik ve uygulamada da pratik değil. zira bir dil ve ait olduğu kültür birlikteliği ancak kullanışlı ve işe yarar olursa uygulanabilir ve sürekli olur.

    o yüzden ilk başta söylediğim "iyi niyet"i de sorguladım zaten, türkçülük ve türk dilini, kültürünü sahiplenmek böyle malca yapılmamalı. ırkçılık gibi bir art niyet de zaten varsa, en güzel anti ırkçı propagandayı yapmış olup, üstüne insanları daha da soğutuyorsunuz, tebrik ederim.

    neyse işte, tabii kime laf anlatıyoruz?
    zaten attığım mesaja da "sağ olun" diye cevap vermişlerdi...
    ben almıyım canım, sen sağol!
    (özellikle yanlış yazdım, yes)
  • (bkz: devinim)
  • desteklediğim ve takip ettiğim hareket. türkçemize sahip çıkacağız elbette.
  • türkiye'de türkçenin konuşulması ve doğru kullanılması için çaba gösteren bir grup. çabaları takdire şayan. türkiye'de sokaklarda, işyerlerinde ve kamuya açık alanlarda, türkçe doğru bir biçimde kullanılmalı. sadece, "şekli var." diye fransızca ve ingilizce terimler tercih edilmemeli. bunun rahatsızlığını iki gün önce; kodaman abilerin ve büyük şirket yöneticilerinin olduğu bir toplantıya katıldığımda hissettim. change etmek lazım, focuslanmamız lazım, higlight değerler... havada uçuştu. bu abiler türkiye'nin en güzel üniversitelerinde okumuş, en iyi şirketlerde üstdüzey yönetici. kendilerini gayet iyi ifade ediyorlar. fakat kullandıkları yabancı terimler onları bilgili göstermekten çok, kendini kanıtlamaya muhtaç ve biz bir şey biliyoruz havasında göstermekten öteye gitmiyor. benzeri durumlar entellektüel çevrelerde, söyleşilerde de bolca görülüyor. fransızca terimler kulağa hoş geliyor ve sizi bilgili gösteriyor zannederken siz, biz rahatsız oluyoruz, bilesiniz. "biz iki dili de çok kullanıyoruz o nedenle böyle durumlar yaşanıyor." diyorsanız; "dikkat edelim abiler ablalar." demekten başka bir şey yapamam.

    neyse sadede geleyim. grubun şöyle bir sıkıntısı var: grup kurucuları ve bazı üyeleri aşırı milliyetçi duygular barındırıyor. bu duygular zaman zaman faşizme kaçıyor. "burası türkiye, burada bizim dediğimiz, kanunun dediği olur, başka diller kamu binalarına giremez." şeklinde düşünceleri var. türkçenin konuşulduğu bölgelerde, türkçeyi doğru kullanmak önemli. fakat kürt halkının ağırlıklı olarak yaşadığı doğu illerinde, kürtçenin kamu binasına girmesinin hiçbir sıkıntısı yok. bu ülkeyi bölücü bir adım değil, tam tersi birleştirici bir adımdır. insanların devlete olan bağlılığını ve güvenini arttırır. efendim grup üyeleri ısrarla: "türkiye'nin tek resmi dili vardır, o da türkçedir." şeklinde ifadeler kullanıyor. daha sonra ise: "avrupa ülkelerinde böyle bir şey yok. hepsinin tek resmi dili var." şeklinde yalan yanlış ifadelerle bu savlarını desteklemeye çalışıyorlar. cevaban bir şeyler yazdım. burada tekrar yazayım. avrupa'da bulunan ülkelerin hepsinde tek resmi dil yoktur. bazı ülkelerde farklı kantonlar, haliyle farklı diller mevcuttur. farklı milletler ve farklı dili konuşan insanlar iyi kötü birlikte yaşamakta, bizden daha medeni bir şekilde, şu tarihlerde varlıklarını sürdürmektedir. öncesinde ne yaşamışlar, kim kimle iç çatışmalar, savaşlar yaşamış tam olarak bilmiyorum. fakat örnek almamız gereken modelin bu ülkelerde bulunan model olduğunu düşünüyorum. günümüz koşullarında bir dili yaymak, geçmiş ve gelecekle bağ kurmak: o dili zorunlu kılarak, diğer dilleri yasaklayarak olmaz. dünyaya açılarak, sanat ve bilim alanında çığır açarak, yeni bir şeyler üreterek olur. bunları görmek için alim olmaya gerek yok. aklı selim her insan bunun farkındadır. o yüzden, arkadaşların türkiye'de konuşulan diğer dilleri yasaklayarak türkçeyi yüceltme şeklindeki çabası bence faşist bir tutumdur.

    üstte bahsettiğim ve tek resmi dili olmayan ülkelerden bazıları ise şöyle: "avrupa birliği'nin başkenti olan brüksel'inde bulunduğu belçika. bu ülkede yerli halk flemendir, nüfusun %20'si kadarını oluşturmaktadır. ve ülkenin üç resmi dili vardır. bunlar flemenkçe, fransızca ve almanca. başkent brüksel'de flemenkçe ve fransızca eşit kabul edilir. resmi kurumlara ait tabelalarda her iki dilin bulunması zorunludur.", "kantonlardan oluşan dünyanın en gelişmiş ülkelerinden oluşan isviçre'de de 4 resmi dil vardır. bunlar: almanca, fransızca, italyanca ve romanş.", "kanada'da ise fransızca ve ingilizce resmi dildir."