*

şükela:  tümü | bugün
  • fonetik'ten kastım, türkçe bilmeyen kişiler tarafından türk dilinin nasıl duyulduğudur.

    örnek;

    zamanında birkaç endonezyalı'ya, siz konuşurken bıla bıla diye konuşuyorsunuz dediğimde onlar da, siz de taka tuka şeklinde konuşuyorsunuz diye karşılık vermişlerdi.
  • türkçe bilmeyenlerin kulağına nasıl geldiği merak konusudur. kendimi manadan soyutlayarak türkçe'yi dinlemeye çalıştığım da sanki biraz rusça'ya, lehçe'ye ve orta asya dillerine benziyor. tabii bir de şu var dilimizde yoğun şekilde farsça ve fransızca kelime var. öz türkçe olsa daha iyi tahlil edebilirdik. t, r, k, ş, ç harfleri dikkati daha çok çekiyor gibi.
  • rusca, arapca, fransizca ve ingilizce konusan bir arkadasima gore kulaga "bülülülü..." seklinde geliyormus.
  • türkçenin demek istemişti.
  • ingiliz asilli avusturalya'li bir arkadasa sordugumda "kuzey avrupa dilleri gibi tinliyor" demisti. onun yalancisiyim.
  • moğolca bir şeyler dinleyin biraz daha yumuşağını hayal edin. öyledir.
  • sakın havaya girmeyin. ne kadar kırıtırsanız kırıtın bir avrupalıda çağrışımınız ortadoğulu araba çok yakın.
  • öncelikle yapım eklerinden sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz yani türkçe'nin değil türkçenin.

    ayrıca türkçe çok geniş bir coğrafyada bambaşka tınılarla konuşulmaya devam eden bir dil. orta asya'daki türkçe ünlü uyumlarını bizdendaha iyi koruduğu ve genel olarak orta asya dillerinde olduğu gibi sert biçimde gelişimini sürdürdüğü için bir rusça gibi sanki dudaklar kapalı konuşuluyormuşçasına ve bol sert ünsüzle bezeli duyulur ancak burada türkçe denerek türkiye türkçesinin kastedildiğini düşünüyorum. bir yabancı nasıl duyuyordur bilemiyorum ama ben genel olarak ne orta doğu ne avrupa ne de akdeniz halklarının dillerine benzetemiyorum. türkiye türkçesi muhtemelen akdeniz havzasında yaşamamızın da etkisiyle fazlaca yumuşamış yani diğer türk şivelerine göre kulağa daha yumuşak geliyor ama hem ünlü uyumları hem de sondan eklemeli dil olması sebebiyle coğrafyamızdaki diğer dillerden de ayrılıyor.

    tabi burada dilimizde arapça ve farsça kökenli kelime sayısının da çok olduğunu unutmamak gerek. ingilizcede de çokça farsça kökenli kelime var hatta sadece kelime almakla yetinmemiş sistem dahi almışlar ancak muhtemelen yine coğrafyanın farkıyla bu kelimeleri kendi aksanlarına uydurmuş, kelimelerin tınısını değiştirmişler. bizde ise türkçede bulunmayan sesler dışında arapça ve farsça kelimeler korunuyor ve günlük konuşma dilimizde bu kelimeleri (örneğin sözcük yerine kelime) çokça kullanıyoruz. bu durum da bir yabancının kulağında türkçeyi arapça ya da farsçaya benzer kılabilir.