şükela:  tümü | bugün
  • pasta buna örnek gosterilebilir; lehim pastasi ya da yas pasta farketmeksizin.
  • (bkz: apartman)

    bilemiyorum altan. ingilizce için mi fransızca için mi düşünmek lazım.

    ingilizcede durum şöyle

    apartment - daire
    building - apartman
  • (bkz: sempati)

    ingilizce'de içinde acıma veya duygusal olarak karşıdakini anlama söz konusuyken, türkçe'de sevimlilik veya hoşlanma anlamları içermekte.

    hele sempatik hep uçmuş.

    edit: latin dillerin kökeni olan fransızca'yı bilmediğim için özür diliyorum.
  • türkçeye doğru geçmiş olsa bile telaffuzu hatalı olacak kelimelerdir. *
  • en büyük hataları geçecek başka dil bulamamalarıdır. enayi misiniz lan?! gidin isveççe'ye geçin, norveççe'ye geçin... zaten düzgün bir kelime olsalardı sahipleri vermezdi bunları bize!
  • classic-klasik. anlamlari ayni degil.
  • yine tek kelime fransizca bilmeyen yazarlarin fransizca'dan turkce'ye gecmis kelimeleri ingilizce bilgileriyle eklemeye calistigi listedir.
  • (bkz: claim)
    (bkz: kleym)

    hayatımda gördüğüm en saçma kelimedir. claim kelimesine karşılık bulamayıp, okunuşunu almışız.

    diğeri de (bkz: autobahn)'dır. almanca araba yolu anlamına gelir. biz çok şeritli, az virajlı, paralı yol olarak kullanmaktayız.
    (bkz: otoban) (bkz: otoyol)
  • doğrudan yabancı dillerden türkçeye geçen kelimelerin dışında anlam aktarcam diye benzeri icat edilen saçma kelimelerdir.

    (bkz: cool)
    (bkz: havalı) ne amk.
    (bkz: serin hikaye dostum)
  • aslen arapça olan müsade kelimesi türkçeye izin olarak geçmiş olmasına rağmen, manası "yardım"dır.