şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: türk)
  • türki sözcüğü, türk teriminin gerek türkiye'de gerekse batı toplumlarında anlam daralmasına uğrayıp sadece türkiye türklerini kapsamaya başlamasından dolayı, orta asya'daki türk kökenli insanları tümden tanımlayabilmek için ortaya çıkmış turkic sözcüğünün türkçe karşılığıdır.

    konuyla ilgili olarak (bkz: türki cumhuriyetler) ve (bkz: türki diller)
  • suudi arabistan'da "al turki" formunda sıklıkla karşılaşılan bir soyadı. osmanlı zamanında türkiye'den arabistan'a gelenlere ve türkiye'ye gidip yaşayıp geri dönen araplara verilen takma isim tarzı bir ifadeyken günümüze bu şekilde aksetmiş. köyde almancı mustafa denilen adamın soyunun 300 yıl sonra "almancı" soyadını alması gibi bir şey olsa gerek.
  • kavalalı ibrahim paşanın yendikten sonra idam için göndermediği suud ailesinin en küçüğünün adı.

    sarayında yetiştirip büyüttüğü bu kişi bugünkü suudların kökü, al turki adının kaynağıdır.
  • türkiye dışındaki türkleri(daha çok sovyet coğrafyasındakileri) tanımlamak için kullanılan tabir.

    sovyetler birliğinin yıkılmasından sonra ortaya çıktığını tahmin ediyorum. öncesindeki hiçbir yayında rastlamadım. "türkî halklar", "türkî coğrafya", "türkî devletletler", "türkî diller" vb. şekillerde kullanımları var. nadir devlet çok kullanır bunu, ki kendisi de "türkî"dir. ben de nadir devlet'ten mülhem olarak bir dönem kullanıyordum. çok şükür çabuk atlattım.

    aslı ingilizce "turkic" kelimesinden. sovyetler yıkılana kadar türkistan türklüğü hakkında bildiğimiz üç-beş şeyin iki-üçünü yabancı yayınlardan öğrendiğimiz için birlik yıkıldıktan sonraki ilk yıllarda da aynı geleneği sürdürdük. bu kavramı da onlardan apardık. ecnebilere göre [çoğu kez türkistan türklerine göre de], eski sovyet coğrafyasında yaşayan insanlar "türk" değillerdi [sovyet milliyetler politikası icabınca büyük türklük ağacının her bir dalı ayrı bir millet telakki edildi ve bunun propagandası yapıldı. yapılan çalışmalar büyük oranda başarılı oldu diyebiliriz. sovyet topraklarında yaşayıp da milliyet hanesinde "türk" yazan tek topluluk ahıska türkleri'ydi.]. ama ortada bir sıkıntı vardı: daha 19. yüzyıl bitmeden başlayan çalışmalarla türkistan türklüğü ile türkiye [osmanlı] türklüğü arasında soy, dil, kültür birliğinin olduğu işlenmeye başlanmıştı, ki bu doğruydu da. yılmadı ecnebiler. dediler ki, bunlar türk değiller ama türkçe konuşuyorlar. ve ortaya "katır" bir kavram çıkardılar: "turkic". türk olmayan ancak türkçe konuşan, türk'e benzer, türk gibi veya türk'e bağlı.

    bizim rusça veya türkistan lehçelerinden herhangi birini bilmeden türkistan üzerine stratejik analizler yapan "münevver"lerimiz [ki bunların çoğunun gazeteci vs. olduğunu düşünüyorum. akademide pek yoktu herhalde.] batıdan aldıkları bu "turkic" kavramını biraz türkçeleştirdiler vaktinde ve ortaya "türkî" kavramı çıktı. bu kelime de, arapça "ism-i mensub" denen ve bizdeki "-lı, -li"nin karşılığı olan bir nevi aitlik ekiyle oluşturulmuş. bağlılık, aidiyet, mensubiyet vs. belirtiyor. ör: istanbulî (alkollü içki markası mı bu?) = istanbullu; askerî =askerle, askerlikle vs. ilgili; ticarî = ticaretle ilgili; isevî, musevî, muhammedî vs. bu bağlamda düşünürsek, "türkî"nin anlamı da türk değil ama türk'e bağlı, türk'e mensup, türk'e ait gibi bir şey oluyor.

    hülâsa, "turkic", "türkî" gibi kavramların kullanımı bence yanlıştır. türkistan türklerine "türkî" diyeceğimize "kazak", "özbek", "kırgız" vs. desek daha hayra geçer. yusuf akçura'dan bir alıntıyla bağlayayım: "[...] kazan tatar'ı orta asya sartları, tarancıları filân yoktur; bir dine inanan, bir dil ile konuşan 'türkler' vardır."

    hamiş: "kamus-ı türkî"deki "türkî", "türkçe" anlamındadır.

    "arabca isteyen urbâ'na gitsin
    acemce isteyen irana gitsin
    frengîler frengistana gitsin
    ki biz türküz, bize türkî gerektir."
  • gerek orta çağ'da türkçe konuşan toplulukları,gerekse günümüzde türkmen gibi anadolu'nun ekseriyetteki 'etnik türkleri'ni ve soydaşlık (ortak köken) ya da dilsel yakınlıktan,kültürel benzerliklerden ötürü başka coğrafyalardaki türkçe konuşan diğer halkları genel olarak ifade etmeye yarayan kelime,etnik-kültürel kimlik.

    (bkz: turkic)
    (bkz: turkic origin)
    (bkz: turkic peoples)
  • aralarında ırk birliğinden,soydaşlıktan/ortak atadan-kökenden daha çok dilsel yakınlık-benzerlik olan topluluklar bütünü.

    anadolu'nun ekseriyetteki türkî halkına en çok azeriler, gagavuzlar,kırım tatarları, ahıskalılar, karaylar (karaim), kumuklar, kıbrıs türkleri ile ırak ve suriye türkmenleri benzer.kısmen (seyrek de olsa) türkmenistan, özbekistan ile çin türkistanı'nın yerel halkı uygurlar buna dahil edilebilir.

    çünkü türkî halkların dilleri hep büyük bir çekim gücüne sahip olmuş, göçlerle-istilalarla gittikleri bölgelerdeki yerel halkları dilleriyle etkilemişler,başka halkları egemenlikleri altına almışlar,dillerini yaymışlar ve yerel unsurlarla kaynaşmaktan,karışmaktan geri durmamışlardır.
  • araplarda bizdeki veya batıdaki gibi soyadı kavramı yok, ama türkî hem isim hem de soyadı anlamında kullanılıyor. suudi arabistan içişleri bakanı mı ne vardı misal*, asıl bomba şu ki, şimdi de (bkz: turkî el-binali) diye bi bok çıktı. tam sıçtık ülke imajı olarak. şimdi gel de anlat, bahreynli bir adam o, türklerle alakası yok diye.
  • dil baglaminda tüm türkileri(turkic) kapsayan ana kümenin ismidir.

    neden tr disinda türk yerine türki kullanildigini anlamak icin kavramlari iyi anlamak gerekir.

    türkiye'de türk terimi ulus ismi oldugu icin uluslararasi kullanimda türkiye vatandasi olan kisi anlamina gelir. yani tr disinda ben türküm derseniz tr vatandasi anlasilirsiniz. bu sebeple tr disindaki türk dilli topluluklarin büyük kismi kendine türk demez. resmi olarak diyemez zaten. ama bir ingiliz gonyaya gelip vatandas olsa o türk olmus olur resmi olarak.

    tr de resmi tanimin disinda türk teriminin birkac anlami daha oldugu icin kafalar karisir. türk tanimini misal ülkü ocaklarinda veya baska ideolojik ortamlarda ögrenen bir kisi bir orta asyali türki ile karsilasinca genelde dumur olur.

    bunlardan baska istisnai bir durum daha vardir. mesela balkan türkleri, ahiskalilar v.s. gibi türki topluluklar kendilerine direk türk der. bunlarin ayri bir statüsü vardir ve bu statünün resmi adi soydastir. soydaslar osmanli devleti sinirlari icinde yasamis türki halklardir. tr de osmanlinin mirascisi olduguna göre böyle ayri bir durum olusur. bu tanimin da kendi icinde istisnalari vardir ama onlara simdi girmicem.

    türki (eng. turkic, rus. tyurk) olayini kümelerle anlatmaya calisayim

    ana küme türki
    bir alt küme oguz, kipcak, cagatay v.s.
    iki alt küme türk(eng. turkish, rus. turok), tatar, kazak v.s.

    karsilastirma acisindan slavlara da bakalim
    ana küme slav
    bir alt küme dogu, bati v.s. slavlari
    iki alt küme rus, sirp, polon v.s.

    aradaki fark, slavlar slav terimini ulus ismi yapmadigi icin türki gibi yeni bir terim üretme ihtiyaci duymamis.
  • kızey afrika ve körfez ülkelerinde eğer ismi -soyismi değil, ismi- türki olan birisine rastlarsanız, sarışın olduğunu farkedersiniz. arapların -ki 5 asır türk yönetimi aldında kaldılar- türkleri sarışın addetmeleri enteresandır.