şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
  • türk insanına türk insanı tarafından sürekli haksızlık yapılan başlık.

    almanya'nın köyünde yaşayan zengin insanların hayattan beklentilerini, türkiye gibi genç nüfusa sahip, gelişmekte olan ve "görmemiş" bir ülke insanının beklentileriyle karşılaştırmak ancak bizim gibi halktan kopuk kaymak tabakanın yapacağı şeydir.

    ankara'nın göbeğinde bir memur ailesinin çocuğu olarak büyüdüm ben. sobalı evimiz, müthiş lezzetli çikita muz meyvesini ayda bir kere, o da belki görüyordu. mc donald's da dandik bir hamburger yemek için aylarca günleri saydığımı bilirim. benim yaşlarımdaki çoğu çocuk, almancı akraba bebelerinin getirdiği muazzam oyuncaklara imrenerek büyüdü.

    şimdi ise münih'in göbeğinde oturuyorum. evet akıllı ev peşinde de koşuyorum, en iyi tv için özellik kıyaslıyorum, ve inanır mısın, müzik yapmak için belki 40 yıl kullanacağım bir stüdyo hoparlörüne tomarla para da veriyorum. belki tam bir görmemişim, çünkü gerçekten görmedim. şaşırtıcı olmayan ise; gördükçe, görmemişliğim geçiyor. burada en lüks arabaya erişimim var ama toplu taşıma tercih ediyorum. bu beni buraya gelir gelmez lüks bmw'lere para gömenlerden daha yüksek bir kaliteye mi taşıyor? ben de artık sizin gibi bu insanları aşağılayabilir miyim? sanmıyorum.

    sanılıyor ki türkiye'deki bu lüks düşkünlüğü sadece cehaletten, kültürsüzlükten geliyor. sanılıyor ki almanlar gibi 2000 model twingo'yla hayatımı idame ettirip minimal bir yaşamı kabul edersem türkiye ekonomisi arşa çıkacak. hayatımda duyduğum en varoş ve en doğru cümle belki şudur: coğrafya kaderdir.
    norveç, norveç'te olduğu için norveç olabilmiştir. türk insanı, türk insanın ekonomik koşullarında yetiştiği için açtır, isteklidir, lükse düşkündür. istanbul'a taşınıp iyi para kazanmaya başlayan senin benim gibi kaymak tabakanın ilk işi geldiği yeri aşağılamak, beğenmemek oluyor. evet ben de şikayetçiyim türkiye'deki vasatlıktan ve insanların birbirine saygısızlığından. ancak mal bu be kardeşim.

    şimdi sanıyoruz ki, siyasal islam ve sittin senedir süregelen merkez sağ yönetimleri ülkeyi buraya getirdi. sanıyoruz ki, ekşi'ye yazdığımız bu çok değerli yorumlarla hükümetleri değiştirecek, kitleleri peşimizden sürükleyeceğiz. size kötü bir haberim var. türkiye gibi bir ülke kendi kaderini ancak kötü yönde tayin edebilir. küresel dengeler inanılmaz şekilde türkiye lehine değişmediği müddetçe hiçbir zaman isveç gibi almanya gibi kişi başına düşen refah seviyesine ulaşamayız. o zamana kadar başa istersen tayyip yerine göktengriyi getir, bakanlıkları da mustafa kemal'lerle doldur, yine de orta gelir tuzağını aşamazsın.
  • %70 oyla iktidara gelen ultra fantastik bir lidere sahip olmadığı sürece sorunlarının çözülmesini mümkün görmüyorum ben. normal koşullarda yer altı ve yer üstü zenginlikleri şimdiki nüfusuna ve gelecekte gerçekleşmesi muhtemel daha yoğun nüfusuna bol bol yetecektir lakin bir türlü bunu sağlayamıyoruz.

    bir diğer seçenek de demir yumruklu fakat adil bir diktatördür.

    her halükarda bu ülke, allah'ın merhametine muhtaçtır.
  • spesifik bir örnek üzerinden tüm ülkeyi değerlendirmek doğru değil.

    tamam almanya'da insanlar satın alabileceklerini bildiklerinden biraz daha rahatlar ama bu tuketmedikleri manasına gelmez.

    buyrun şu haberi okuyun .

    aynı nüfus ama satılan araç sayısı 10 kat fazla almanya'da. demek ki alım gücü yukselince insanlar kemal'e erip tuketmeyi bırakmamış.

    insanin hamuru üç aşağı beş yukarı aynıdır ve malum, kapitalizmin artık girmediği delik kalmadı o yüzden çok evham yapicak bir durum yok.

    tanım : insanların tüketim aliskanliklarinda bir sorun goremedigim ülke.
  • vasatlığın yüceltildiği ülke.
  • (bkz: sosyoloji)
    (bkz: istatistik)

    evet 2 tane +60 yaş zengin almanın genç türk milletinin isteklerinin kiyaslanmasını okuduk okurken istatistik biliminin neden insanlara anlatılması gerektiğini tekrar tekrar öğrendim.
  • turkiye'nin onumuzdeki 10 yil boyunca uzerinde ilerleyecegi yolda karsisina cikacak ya da cikmasi muhtemel her seyi su asagidaki sekilde ozetlemek mumkun. bu derleme wef yani world economic forum makalelerinden derlenmistir. hatta ben buraya referans olarak da birakacagim bunu merak edenler ileri okumalarini yapabilsinler diye.

    bu beslendigim mecralari soyluyorum ki insanlar da takip etsinler ve herkes kendisine faydali kismi alsin, gelistirsin ve bunu katma degere donustursun. cunku bu sekilde fark yaratacagiz dunya'da eger olacaksa bu bir sekilde. bunun baska yolu yok.

    duzenli makalelerini okudugum kaynaklar, world economic forum, oecd, wto, mckinsey.

    https://intelligence.weforum.org/…ba25-b0ff04e95573

    https://www.mckinsey.com/…c57b84827a0b089d537341563

    mckinsey'in executive summaryleri superdir. zaten ben executive summarylere bayilirim. bir raporda eger executive summary yoksa okumam onu. onu yazan rapor yazmayi bilmiyordur yani. o raporda ogrenilecek bir sey yoktur. bu yukarida paylastigim iki link oldukca ufuk acici oldugunu soyleyebilirim. ben siddetle tavsiye ediyorum bu kanallari takip etmenizi. biz konumuza gelelim.

    turkiye'nin gundemindeki temel konular:

    1. volatile business cycles and development – degisken konjonktur ve gelisim
    2. turkey and the european union – turkiye ve avrupa birligi
    3. technology ınvestment in turkey – turkiye’de teknoloji yatirimlari
    4. turkey’s public spending and unemployment – turkiye’nin kamu harcamalari ve ıssizlik
    5. turkey’s regional role – turkiye’nin bolgesel rolu
    6. strongman politics – tekadam politikasi
    7. turkish monetary policy – turk para politikalari

    future of economic progress – ekonomik ılerlemenin yarini
    banking and capital markets – semaye piyasalari ve bankacilik
    justice and law – hukuk ve adalet
    financial and monetary systems – para ve finans sistemleri
    oil and gas – petrol ve dogalgaz
    geo-economics – jeoekonomi
    leadership – liderlik
    ınternational trade and ınvestment – uluslararasi ticaret ve yatirim
    corruption – yolsuzluk
    agile governance – kivrak yonetim
    human rights – ınsan haklari
    values – degerler
    european union – avrupa birligi
    civic participation – sivil katilim
    united states – birlesik devletler
    migration – goc
    geopolitics – jeopolitika
    ınternational security – uluslararasi guvenlik
    russian federation – rusya federasyonu
    global risks – kuresel riskler
    youth perspectives – genc bakis acisi
    workforce and employment – ıs gucu ve ıstihdam
    public finance and social protection – kamu maliyesi ve sosyal koruma
    digital economy and new value creation – dijital ekonomi ve yeni deger yaratimi
    artificial ıntelligence – yapay zeka
    blockchain - blokzincir
    fourth ındustrial revolution – dorduncu sanayi devrimi
    cybersecurity - siberguvenlik
    humanitarian action – ınsani hareket
    global governance – kuresel yonetim
    sustainable development – surdurulebilir gelisme
    retail, consumer goods and lifestyle – perakende, tuketici mallari ve yasam tarzi
    corporate governance – kurumsal yonetim
    cities and urbanization – kentler ve sehirlesme
    advanced manufacturing and production – ıleri ımalat ve uretim

    bu manufacturing ve production arasindaki fark bizde cok acik degil, yani turkce’de cok acik degil. manufacturing denen sey, hammaddeden nihai mal uretimi yani tangible denen somut mal uretimini, production ise somut olmayan (hizmet) uretimine tekabul eder. mesela bir film produce edilir, aluminyum tencere ise manufacture. daha once de dedim eksik terminoloji zihnimize vurulmus bir zincirdir.sadece terminoloji sahibi olmak bile o isi anlamakta buyuk yol almamiza sebep olur.

    simdi bu basliklarin en basta verilen ana basliklara dagitilmis haline bir bakalim. burada bu altbasliklar hangi ana baslik ile ilintili bunu gorecegiz ve daha sonra bir cikarim daha yapacagiz. nasil olsa yukarida turkcelerini verdim, oradan ilgili yere gidip bakabilirsiniz.

    a. volatile business cycles and development
    1. sustainable development
    2. retail, consumer goods and lifestyle
    3. corporate governance
    4. cities and urbanization
    5. advanced manufacturing and production
    6. future of economic progress
    7. ınternational trade and ınvestment
    8. civic participation
    9. workforce and employment
    10. public finance and social protection

    b. turkey and european union
    1. humanitarian action
    2. global governance
    3. global risks
    4. migration
    5. geopolitics
    6. ınternational security
    7. european union
    8. ınternational trade and ınvestment
    9. geo-economics

    c. technology ınvestment in turkey
    1. digital economy and new value creation
    2. artificial ıntelligence
    3. blockchain
    4. fourth ındustrial revolution
    5. cybersecurity
    6. future of economic progress
    7. geo-economics

    d. turkey’s public spending and unemployment
    1. youth perspectives
    2. workforce and employment
    3. public finance and social protection
    4. civic participation
    5. human rights
    6. future of economic progress

    e. turkey’s regional role
    1. united states
    2. migration
    3. geopolitics
    4. ınternational security
    5. russian federation
    6. global risks
    7. european union
    8. geo-economics

    f. strongman politics
    1. corruption
    2. agile governance
    3. human rights
    4. values
    5. european union
    6. civic participation
    7. leadership
    8. justice and law

    g. turkish monetary policy
    1. future of economic progress
    2. banking and capital markets
    3. justice and law
    4. financial and monetary systems
    5. oil and gas
    6. geo-economics
    7. leadership
    8. ınternational trade and ınvestment

    kendi ornek analizimi vermeden once su grafigi de vermek istiyorum.

    basliklarin mukerrer kullanimi

    simdi burada goruldugu uzere en cok tekrar eden baslik "future of economic progress" ve "geo-economics" basliklari olmus. bu da bize kabaca soyler ki turkiye'nin ekonomik buyumesinin gelecegi ve geo-ekonomik satih aslinda turkiye'nin en onemli konularidir ve bunlar birbirleriyle ilintilidir. ne kadar basit bir analiz degil mi? iste eldeki veriyi dogru yorumlamak cok onemli. simdi o zaman turkiye'deki bir yatirimci ya da bir ogrenci ya da bir is insani olarak benim nasil bir beklenti icinde olmam gerekir, hangi konular uzerinde kulagimin delik olmasi gerekir?

    bu ikisinin birlestigi nokta dogu akdeniz olaylaridir.

    1. dogu akdeniz olaylari
    2. bolgesel jeopolitik durum
    ve dolayisiyla
    3. elde edilen hinterland ve bu hinterland icerisindeki olasi ticaret hacmi

    peki ne olabilir bunlar?

    ticari yollarin elde tutulmasi ve guvenliginin saglamanasi dolayisiyla buradan belli bir miktar para kesilmesi ticareti yapanlar tarafindan. yani bunu da soyle dusunmek gerekiyor, nasil eskiden kervan yollari uzerinde haramiler olurmus kervanlari yagmalarlarmis, fakat o bolgeye hakim bir grup, cete ya da ne bileyim kolluk kuvveti varsa ve kervanlarin guvenligini sagliyorsa, oradaki ticaret daha hizli ve buyuk olurmus. aslinda su an dunya'da da benzer durum soz konusu. dunya ticaret yollarini kim tutuyor? abd, neresi bu yollar? tabii ki deniz yollari. abd'nin o koca donanmasi butun deniz ticareti rotalarinda aslinda patrol atarak ticaret gemilerinin guvenligini sagliyor ve bunlardan harac kesiyor. olay budur.

    benzer sekilde de turkiye bunu kendi bolgesinde yapmak istiyor. neresi bu bolge, iste levanttan tutun da kuzey afrikaya oradan dogu akdeniz kafkasya ve hatta balkanlara kadar uzanan bir cografya. burada diyor ben olayim, isleri ben kontrol edeyim. bunu yapabilir mi? su an yapamaz. bunun icin ne lazim? cok guclu bir ordu yetmez, ayni zamanda nukleer guc olmasi lazim turkiye'nin. bu da gelecek projeksiyonu olarak aklimizin bir kosesinde kalmasi lazim. yani turkiye'de nukleer guc olma konusunda haberler cikmaya baslarsa bu konuda biraz umutlu olmak hakkina sahip oluruz. tabii ki bu oyle hemen kabul edilmez, bunu engellemek icin ayni iran'a yapilanlar yapilabilir ya da direkt turkiye ile iyi gecinme durumuna da gecebilir batili gucler. bunu bilemiyoruz, konusmak icin de cok erken.

    ikinci buyuk konu da 3 defa tekrarlanan "ınternational trade and ınvestment", "civic participation", "european union" konulari. bu konularin da goruldugu uzere uluslararasi ticaret ve yatirim konusu direkt olarak avrupa birligi ile bagintili. yine bu traaftan gelen haberlere karsi kulagmizin delik olmasi lazim. guzel haberler geliyorsa bu alanda, hemen bakiyorsunuz avrupa ile is yapma ihtimali olan sektorler nelerdir, oralara yatirim yapabilirsiniz. sivil katilim konusu ile tamamen demokrasi ile ilgili. turkiye'de sivil katilim rezalet. sadece twitter tweet atiyor bizim insanimiz onlarin da yarisi kesin troll. ne dedigini bilmiyor filan.

    geri kalan konular ise zaten yer yer konu edindigimiz konulardi simdiye kadar. bu yazi ozet bir yazi, daha ozetini vermek pek mumkun degildi ama saniyorum ki guzel bir zemin tesviyesi yapmistir. cunku onumuzdeki gunlerde yazacagim yazilarin temel referansi bu yazi olacak. bu yaziya sik sik basvuru yapacgim. konu basliklari zaten burada olan konularin acilmis hali olacak ve adim adim 2021-2023 donemini kitap okur gibi okuyacagiz.

    aslinda yukaridaki bar chart her seyi anlatiyor. dedigim gibi merak eden linkleri de verdim girsin okusun. haftasonunu gecirmek icin bence muthis bir sey.
  • değişmeye başla.. faydalarını gör ve her şeye karşı yavaş yavaş da olsa devam et. yüzyılların tarihsel ilerleyişinin özeti böyle gibi.
  • kaçanın kurtulacağı yer. geleceği hiç iyi görünmüyor çünkü.
    uzun süre iktidarda kalmış liderlerin ülkelerinde ne olduysa türkiye'de de o olacak çünkü.
  • dünyadaki her ülke gibi abd siyasetinde esen rüzgarlara göre şekillenmeye başladı. hatta bu konuda öngörülü olup keskinliğe erken angaje olduğumuz söylenebilir.

    akp'den ayrılıp parti kuranlar, chp'den ayrılıp parti kuranlar. ayrılmayıp çatlak oluşturanlar.

    saflar belirginleşiyor. fırtına yakın. hem dünyada hem bizde.
  • sıkış tepiş bir ülke. sağa bakıyorsun insan, sola bakıyorsun insan. sokağa çıkıyorsun insan, sahile gidiyorsun insan. dağa çıkıyorsun insan, şehre iniyorsun insan. şehirler zaten doğal sınırlarını aşmış gitmiş, yamuk yumuk plansız genişliyor. 100 binlik şehirlerde bile trafik var.