şükela:  tümü | bugün
  • not: söz konusu gerginliğin sebebi başka bir şey de olabilir, ben sadece görünenden ve yapılan açıklamalardan hareket edeceğim. işin komplo kısmı için hukuk kasmayacağım.

    olayı en başına alalım. abd başkonsolosluğu'nda çalışan bir personel, fetö mensubu olma şüphesiyle gözaltına alınıyor. söz konusu şahsın, ergenekon davasında, zekeriya öz'ün iddianamesi için sahte tanık listesi hazırladığına yönelik ciddi bir şüphe var, diyor c. savcısı. abd ise, "ilgili personelin fetö ile bir ilişkisi olamaz" diyor. ve ekliyor, "olsa bile siz konsolosluk çalışanı hakkında koruma tedbiri uygulayamazsınız, kovuşturma yapamazsınız, bu yüzden derhâl salıverin"...

    şimdi, abd'nin iddialarını değerlendirelim. bir kere, abd söz konusu şahsın suçsuz olduğuna yönelik herhangi bir delil gösterebiliyor mu veya gösterdi mi? hayır. oysa, c. savcısı, "adamın suç işlediğine yönelik ciddi şüphe var" diyor. artık burada, yargı organları devreye girmiştir ve yargılama hukuku kuralları uygulama alanı bulur. bu yüzden c. savcısına, "delilleri göster" diyemezsiniz, çünkü soruşturma gizli yürütülür. zorla açıklattırmaya çalışırsanız, başka bir ülkenin yargı organlarına müdahale etmiş olursunuz ki bu sizin haddinize değildir, ayrıca bu dünyanın hiçbir yerinde de kabul edilemez bir davranış olur. yapmanız gereken, devletlerarası hukuka da uygun düşen şey, yargılamanın sonucunu beklemek olacaktır. illa, "benim personelim suçsuz, bırakın" diyorsanız da gösterirsiniz delilleri, c. savcısı da "gerçekten suçsuzmuş, dava açsam bile şahıs ceza almaz" deyip kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir ya da kamu davası açarsa, mahkeme delillerinizi dikkate alıp beraat kararı verir zaten. delil göstermeyip, "serbest bırakın" derseniz, devletin egemenlik alâmetlerinden birisi olan yargıya karışmış olursunuz ki okkalı bir küfür yersiniz.

    ikinci iddialarına bakacak olursak, "konsolosluk personeli yargılanamaz, tutulamaz, sorguya çekilemez" diyorlar. tamamen saçma bir iddia. zira gözaltına alınan şahıs, konsolosluk ilişkileri hakkında viyana sözleşmesi'nin 1. maddesinde belirtilen konsolosluk memuru değil, konsolosluk hizmetlisidir. zira, irtibat memurudur ve konsolosluğun teknik personelidir. kaldı ki, konsolosluk memuru olduğu kabul edilse bile, aynı sözleşmenin 41. maddesinde "konsolosluk memurları ağır bir suçtan dolayı yargılanabilir, onların hürriyeti kısıtlanabilir" şeklinde bir hüküm vardır. bir terör örgütüne üye olmak veya o örgütün çıkarı için çalışmak ağır bir suçtur. son olarak, ilgili sözleşme "ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli"ni aramıyor, sadece "ağır suç" diyor. buna da dikkat etmenizi istedim. bu yüzden, söz konusu personel tutuklanabilir de gözaltına alınabilir de yargılanabilir de mahkûm edilebilir de. abd'nin bu iddiası tamamen saçma ve hukuka aykırı.

    gelelim, sırf iktidara muhalif diye abd'nin tarafını tutanlara veya türkiye'yi haksız bulanlara... gördüğünüz gibi, türkiye son derece hukuka uygun davranırken; abd resmen insanların aklıyla dalga geçiyor. türkiye'nin egemenlil alâmeti olan yargılama hakkından vazgeçmesini istiyor ve siz de bu konuda abd'yi haklı buluyorsunuz. abd türkiye'nin %100 haklı olduğu bir konuda "sizden gelenlere vize vermeyeceğim" diyerek yaptırım uyguluyor, siz de buna seviniyorsunuz ve hattâ türkiye'yi haksız buluyorsunuz. istiklâl savaşı'nda haklı mücadelemize karşı duran yerli vatan hainlerinden ne farkınız kalıyor, allah için bir söyler misiniz? beni aydınlatın bu konuda rica ediyorum.

    son olarak, hayatımda ilk defa abd'ye yaptırım uyguladığımızı görüyorum, yeminle heyecanlandım. rüya gibi. umarım bu tam bağımsız olma yolunda attığımız bir adım olur. incirlik de kapanırsa değmeyin keyfime.
  • abd'nin her zamanki artistlikleri. lan sen kimsin de gotu boklu konsolosluk personeli icin karsilik veriyorsun!

    vize konusuna falan hic girmiyorum. o overreacting zaten yani asiri tepkiler vermek. bu asiri tepkinin nedeninin de siz bizim kopegimize kist bile diyemezsiniz ulankafasi.

    klasik iste.

    her ne kadar direkt karsiligi yokmus gibi dursa da turkiye'nin de vize basvurularini durdurma kararina ayni sekilde tepki vermesi cok iyi olmustur.

    genel olarak abd politikamizi begendigimiz anlamina gelmeyebilir ama bu karar dogrudur.

    son olarak da belirtmeliyim ki, normalde abd vatandaslari turkiye'ye gelmek icin bizim gibi direkt basvurulari ve uzun mulakatlarla ugrasmayip zaten internetten bir form doldurarak turkiye'ye giris yapabiliyorlardi bildigim kadariyla. simdi bizim tepki olarak verdigimiz bu son karardan, bu internetten yapilan vize basvurularini durdurmus oldugumuzu anliyorum. umarim yamulmuyorumdur. uzman birileri bu konuyu acabilir bizi aydinlatabilir.

    edit: bekledigim cevabi almis bulunuyorum bulunuyorum tabiki bu bir ihtimal gercekten boyle olacak mi gorecegiz.
  • (bkz: gerçek ekşi sözlük bu değii)

    nerede bir siki beğenmeme timi. bekliyoruz.
  • bana kalırsa aslında zaten amerika'nın umurunda bile değil elçilik personeli. kavga başlatsın diye önden gönderilen çocuk gibi bişey.

    https://encrypted-tbn3.gstatic.com/…7jtqnkireiup-9w
  • sondan ikinci paragraf hariç katıldığım çıkarım. yalnız gerçek hayat böyle tozpembe değil. üstte birisi daha söylemiş, bu tamamen amerikan devlet sistemindeki bir refleks. suçlu ya da suçsuz, önemli ya da çöp bir kişi olması mühim değil el uzatırsan omuzdan sökerim kolunu diyor.

    ancak, bir de şu var ki türkiye'nin adalet sistemi yırtık don ve bütün dünya bunu biliyor. kimseye izah edemezsin hiçbir şeyi. yaşanan şey resmen "güçlünün haklı olması" durumudur ki türkiye'deki mevcut sistem de budur. kurulan sistem bu ve şimdi aynısını büyük abiler yapınca olamaz bu biz haklıyız demek abes.

    itibarda tasarruf olmaz denilerek saraya harcanan paralar yerine devletin uluslararası saygınlığı ve itibarı için yargı bağımsızlığı ve adalet hedeflenseysi yaşanması çok daha zor olurdu. hatta sanıyorum ki fetönün yargı planları 10 sene önce alabora olup bir çok faaliyeti gerçekleştirmemiş olurlardı. temiz bir yargı sistemi, dimdik ayakta duran bir ordu ile böyle fikibok sebeplerden tavır yemezdik.
  • bu iddia sayesinde türkiye'de terör örgütü soruşturmalarının hukuka uygun -dikkat, kanuna uygun bile değil- olduğu iddiasını da duyduk çok şükür. siz böyle devam edin, bu sayede incirlik de kapanır diye bekleyin tabi. 6. filoyu denize dökmek falan da var, cumhurbaşkanımız hepsini yapacak sırasıyla....

    mecburi not: abd neye diklendi bir fikrim yok ama konsolosluk personeli cia ajanı değilse en fazla kolayca harcanacak bir piyondur. rahatlıkla abd'deki türk temsilciliklerinden birilerini tutuklayarak da misilleme yapılabilirdi. olay bu hale geliyorsa, başka bir hesap vardır. o hesap her neyse, ne haklılığa bakar, ne de incirlik'in kapanmasıyla sonuçlanır.