şükela:  tümü | bugün
  • avucu kaşınanların, para ya da adam dövme düşüncesiyle girdiği mekan.
  • henüz halka açılmamış disneyland. cctv 3'ten izleyebiliyorsunuz.
  • pek talihsiz koordinatlara sahip kurummus: tam karşısında genelkurmay başkanlığı, arkasında kara kuvvetleri komutanlığı, yakınında deniz ve hava kuvvetleri komutanlıkları, onların yakınında yargıtay başkanlığı, yukarıda ise harp okulu var. [kaynak: mahmut övür, 21.subat.2010 tarihli sabah gazetesindeki yazisi]

    bir nevi kusatma altinda gibi.
  • kuruluşunun 90. yılında kutlama etkinliklerinde bugün ankara'da bowling turnuvası düzenleyen meclis. cidden yaratıcı olmuş. bowling acaba nerenin oyunu?
  • devletimizin, milletimizin temelini oluşturacak ve haklarında suç iddiası olmayan yada suç işlememiş 550 (beşyüz elli) kişi bulamayan meclistir.

    geçenlerde suça bulaşmamış, hasbelkader belirli bir eğitim alma imkanına sahip olmuş olan bendenizi fevkalade yaralamıştır.

    hüseyin çelik, chp'nin çok suç dosyası var demiş, ertesi gün ise bir chp'li çıkıp

    + onlarda onnnnnn, biz de sadece bir.
    + onlarda üçççççç, biz de sadece birrrrr.. vs tadinda bir soyleme imza atmıştır.

    lan koca koca partilersiniz, yüz kızartıcı suç, dolandırıcılık, zimmet vb benzeri suçu olmayan adam bulamıyor musunuz ? ha, yoksa paraları mı yetmiyor.

    milletimizin temeli meclisimiz saygıda kusur etmek, kendine şahsına saygısızlık olur ve bu tüzel kişiliği oluşturan kişilerin tertemiz olmasını istemek herhalde çok değildir.
  • 23 nisan 1920'de toplanan ilk meclis hem yeni yapılan seçimlerle meclise giren tbmm üyelerini, hem de istanbul ve malta'dan kaçıp ankara'ya ulaşabilen meclis-i mebusan üyelerini bünyesine kabul etmekteydi. meclis-i mebusan'dan gelenleri de kabul etmesinin sebebi henüz yeni kurulmuş bir meclis olması ve meclis-i mebusan'ın temsil ettiği topluluğu ve anayasal düzeni temsil etmekte olma iddiasıydı. ancak meclise devamlı yeni üyelerin katılması sebebiyle mecliste önemli kararlar almak için gereken toplantı yeter sayısının bir türlü belirlenememesi problemi oluştu, bu da meclis'in meşruiyeti iyice sağlamlaştıktan sonra genel kurul için bir toplantı yeter sayısı konulmasına* sebep oldu. toplantı yeter sayısı belirlendikten sonra gelen meclis-i mebusan üyeleri meclise kabul edilmediler. ayrıca kanun bu meclisin olağanüstü bir meclis olduğu ve savaş durumu bitip barış anlaşması imzalanmadan yeni seçimler yapılmayacağı, meclisin durumunu barışa kadar muhafaza edeceğiydi anlamına da geliyordu.

    “büyük millet meclisi, hilafet ve saltanatın, vatan ve milletin kurtarılması ve milletin bağımsızlığının sağlanmasından ibaret olan gayesine ulaşıncaya kadar aşağıdaki şartlar çerçevesinde aralıksız toplanır.”

    ilk meclis çok sesli bir ortamdı, eski ittihatçılar, meşrutiyeti geri getirmek isteyenler ve mustafa kemal'in başını çektiği cumhuriyet yanlıları gibi pek çok grup vardı. ancak sakarya meydan muharebesi kazanıldıktan sonra mustafa kemal arkasına büyük bir halk desteği aldı ve elini güçlendirdi; uzun zamandır aklında olan cumhuriyeti ilan etme düşüncesini gerçekleştirmek için yeni bir seçim yapılmasına karar verdi ve elindeki meşru güçten yararlanarak ilk meclisin aldığı barışa kadar seçim yapılmaması kararını bozdu. pek çok farklı görüşten vekilin toplandığı eski meclise nazaran yeni meclis'te mustafa kemal'in ekibinden olmayan sadece iki kişi vardı, biri gümüşhane'nin önemli ailelerinden ismini hatırlayamadığım bir vekildi, diğeri ise m. kemal'in muhafazakar düşünce yapısı nedeniyle pek sevmediği ve izmir'in yanmasında pay sahibi olduğu düşünülen nurettin paşa idi. kurtuluş savaşı süreci ilk meclis ile tamamlandı, cumhuriyet'i ilan edecek olan meclis ise bu ikinci meclisti.
  • http://www.tbmm.gov.tr/…milletvekillerimiz_sd.liste
    şu listeden rastgele 20-30 milletvekiline baktığımız anda istatistiki olarak anlıyoruz ki milletvekillerinin %100en az bir dil biliyor. buna en üst düzey yetkililer de dahil tabii.

    ne desem bilemedim. göz göre göre bu kadar yalan..
  • bu sıralar bu meclis içindekiler çok mutlular, adeta beş yıldızlı otelde tatil halindeler:

    <<ak parti’li zülfikar izol meclis lokantasında bin kişilik çiğ köfte yaptırarak bütün milletvekilerini çağrı yaptı. izol, genel kurul’da mhp’li lideri bahçeli’yi de çiğ köfte yemeye davet etti. izol’a daveti için teşekkür eden bahçeli, “bravo, harika. urfa’nın çiğ köftesi harika olur” dedi.

    chp grubu da işkembe çorbası, börek, dondurma ve tatlıdan oluşan bir mönü hazırladı. kahramanmaraş milletvekili durdu özbolat’ın organizasyonunda hazırlanan 120 kişilik mönü, muhalefet kulisinde dağıtıldı.>> *

    <<görüşmelerin uzaması üzerine, akp’li zülfikar izol’un çiğköfte partisine karşılık, chp’li durdu özpolat, meclis lokantasında tüm milletvekillerine işkembe çorbası, mumbar dolması, maraş dondurması ve fıstıklı baklava ikram etti.

    garsonların servisi sırasında chp saymanı mustafa özyürek’in başından aşağı bir tabak mumbar dolması döküldü.
    garsonlar özyürek’ten özür dilerken, ikram sahibi özpolat yeni bir takım elbise armağan etti.>> *

    böyle bir sefillik görülmemiştir herhalde.
    devrim öncesi fransız saraylarının sefahati, lale devri osmanlısının kaygısızlığı eşliğinde dolmalar, börekler, tatlılar içinde halkın kaderine karar veriyorlar. o kadar bol, o kadar bol ki dolmalar insanların başından aşağı dökülüyor, takım elbise yıkamak diye bir şey yok, hediyeler veriliyor.

    bu haberlerden bir gün önce radikal gazetesinde başka bir haber vardı, şöyle diyordu:

    <<işsiz sayısı 3.6 milyon oldu. kasım, aralık ve ocak aylarını kapsayan üç aylık dönemde 1 milyon 484 bin kişi işsiz kaldı. verilere göre dört gençten biri işsiz (yüzde 25.9)>> *

    başka bir internet sitesinde memur-sen'in yaptığı araştırma yayımlanıyordu:

    <<memur-sen'den yapılan yazılı açıklamada, konfederasyonun açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, şubat ayında 912 lira 433 kuruş olan 4 kişilik ailenin açlık sınırının, mart ayında 915 lira 60 kuruş olduğu belirlendi. . . açlık ve yoksulluk sınırı araştırmalarının, 4 kişilik çekirdek bir ailenin ihtiyaç duyduğu günlük kalori miktarı olarak dünya sağlık örgütü'nün belirlediği asgari kalori olan 2 bin 800 kaloriyi temel alarak hesaplandığı da açıklamada vurgulandı.>> *

    bir ülkenin şu haline bakın, bir milletvekillerinin haline.
    bunlar hangi milletin vekili ki, mumbar dolması içinde, 1000 kişilik çiğ köfte ziyafetlerinde bizi yönetecek olan anayasayı kabul ediyorlar? bunlar çıkardıkları polis yasalarıyla, özelleştirme yasalarıyla, 4-c'lerle kimin derdine derman oluyorlar?

    insanın aklına yunus emre'nin o dizesi geliyor:
    "yedikleri yoksul eti,
    içtikleri yoksul kanı"
  • 23 nisan 1920'deki açılışından iki gün önce, ankara'da millî meclisin açılacağını bütün ülkeye bildirmek maksadıyla kolordulara, tümen komutanlıklarına, bütün valilik ve belediye resiliklerine, bağımsız sancaklara ve müdafaa-i hukuk merkez heyetlerine, atatürk tarafından gönderilen telgraf şöyledir:

    ---nutuk'tan----

    - allah'ın lütfuyla nisan'ın 23'üncü cuma günü, cuma namazından sonra ankara'da büyük millet meclisi açılacaktır. vatanın istiklâli, yüce hilafet ve saltanat makamının kurtarılması gibi en önemli ve hayati vazifeleri yapacak olan büyük millet meclisi'nin açılış günü cuma'ya rastlamakla, o günün kutsallığından yararlanılacak ve bütün sayın milletvekilleriyle hacı bayram veli cami-i şerifi'nde cuma namazı kılınarak kur'an'ın ve namazın nurlarından da feyz alınacaktır. namazdan sonra sakal-ı şerif ve sancak-ı şerif alınarak meclis'in toplanacağı yere gidilecektir. meclis'e girmeden önce bir dua okunarak kurbanlar kesilecektir. bu merasimde cami-i şerif'ten başlayarak meclis binasına kadar kolordu komutanlığı'nca askeri birliklerle özel tören düzeni alınacaktır.

    - açılış gününün kutsallığını belirtmek için bugünden başlayarak vilayet merkezinde vali beyefendi'nin düzenleyeceği şekilde hatim indirilmeye ve buhâri-i şerif okunmaya başlanacak ve hatm-i şerif'in son kısımları uğur getirsin diye cuma günü namazdan sonra meclis'in toplanacağı yerin önünde tamamlanacaktır.

    - kutsal ve yaralı vatanımızın her köşesinde bugünden itibaren aynı şekilde hatm-i şerifler indirilmesine ve buhari-i şerif okunmasına başlanarak cuma günü ezandan önce minarelerde salâ verilecek, hutbe okunurken halifemiz, padişahımız, efendimiz hazretlerinin mübarek adları anılırken, padişah efendimizin yüce varlıklarının şanlı ülkesinin ve bütün tebaasının bir an önce kurtulmaları ve saadete kavuşmaları için ayrıca dua okunacak ve cuma namazının kılınmasından sonra da hatim tamamlanarak yüce hilafet ve saltanat makamı ile bütün vatan topraklarının kurtuluşu için girişilen millî mücâdele'nin önemini ve kutsallığını, milletin her bir ferdinin kendi vekillerinden meydana gelmiş olan bu büyük millet meclisi'nin vereceği vatanî görevleri yapmaya mecbur olduğunu anlatan vaazlar verilecektir. daha sonra halife ve padişahımızın din ve devletimizin vatan ve milletimizin kurtuluşu, selâmeti ve istiklâli için dua edilecektir. bu dinî ve vatani merasim yapıldıktan ve camilerden çıkıldıktan sonra, osmanlı vilayetlerinin her tarafından hükümet konağına gelinerek meclis'in açılmasından dolayı resmi tebrikler yapılacaktır. her hafta cuma namazından önce uygun şekilde mevlîd-i şerif okunacaktır.

    - bu bildirinin hemen yayınlanarak her tarafa ulaştırılabilmesi için her araca başvurulacak, hızla en uzak köylere, en küçük askerî birliklere, memleketin bütün teşkilat ve kuruluşlarına ulaştırılması sağlanacaktır. ayrıca büyük levhalar hâlinde her tarafa asılacak ve mümkün olan yerlerde bastırılıp çoğaltılarak parasız dağıtılacaktır.

    - yüce allah'tan tam bir başarıya ulaşmamız niyaz olunur.

    heyet-i temsîliye adına mustafa kemal

    ----nutuk'tan----

    görüldüğü gibi atatürk'ün ifadeleri bugün bilumum yüksek mahkeme reisini yerinden zıplatacak mahiyette. kurtuluş savaşı ve büyük millet meclisinin kuruluş maksadı olarak ifade edilen "yüce hilafet ve saltanat makamı ile bütün vatan topraklarının kurtuluşu " cümlesi dikkate değer. ne garip değil mi? bugün atatürk böyle bir konuşma yapsa partisinin kapatılması için başka delile gerek kalmazdı.
  • ırak'ta bir milyon insanın ölümünden sorumlu devletin, liderinin nezdinde, mecliste bulunan tüm siyasi partiler tarafından ayakta alkışlandığı parlamentomuz.

    tüm siyasi, ideolojik, konjonktürel kodların ötesinde bir tespit yalnızca.