şükela:  tümü | bugün soru sor
  • artık ordunun büyük kısmının profesyonel askerliğe dönüşümü ile daha da saçma bir hal almaya başlamış durumdur.

    eğitim maksatlı, 'eli silah tutabilen bireyler' eğitmekten ziyade artık kimisinin bir aydan az kimisinin kısa dönem kimi garibanların da uzun dönem yaptığı inzivadan ibarettir askerlik.

    hele ki kışlaların içinde adım attığın yer rütbeli kaynıyor.
    sözleşmeli olan askerler ya da doğu görevi, yurtdışı görevi yapan rütbeli askerler ise canı pahasına bulunduğu bölgenin tazminatına göre yüksek maaşlar alıp tehlikenin içinde görevini yapıyorlar. sözüm canını ortaya koyanlara değildir. aldıkları para sonuna kadar helaldir.
    canını ortaya koyanlar olduğu için şuan bu eleştiriyi yapabilme hakkım vardır. hakları ödenmez asla.

    ancak ege, marmara, iç anadolu, akdeniz, karadeniz bölgesinde ne iş yapar askerler? jandarmacılık bitti. bunu bu işin içinde olanlar zaten biliyor. mavi üniformalar dağıtıldığı anda bitmişti zaten. polisten farksız hale gelen, içişleri bakanlığı personeli oldular -ki bence çok mantıklı da oldu. -

    kışlalarda yatan birçok askeri personel var. sabah işine gidip sporunu yapan, kantinden 2 liraya aldığı magnumu yiye yiye gezip tozan, sayısı bir hayli azalmış askerlere eziyet ederek günü bitiren personeller var. son 9 ayda yapılan 3. zam ile bugün birin birini alan 20 senelik bir askeri personelin maaşı bugün 7 bin lira.
    mesleğe yeni başlamış birin yedisini -sekiz de olabilir- personelin maaşı 5 bin lira.

    ve bu iç anadoluda alınan, tazminatsız para.
    her günü tatil kıvamında olan, yalnızca arada bir denetleme olduğunda strese giren bir memurluk bu. hafta sonları tatil. kalabalık kışlalarda nöbet ayda 1 belki 2. belirli bir hizmet süresinden sonra nöbet derdi zaten yok. orduevleri 5 yıldızlı otel kıvamında. askeri kampları denize sıfır tatil cenneti adeta.
    birçok açıdan müthiş imkânlarla bezeli askerlerimiz. ancak bu imkânları bana artık batmaya başlıyor. çünkü artık gerizekalı bile olsanız rütbeli olabiliyor, ordu mensubu olabiliyorsunuz. ve bu dönemin yeni personeli çok açık: geri zekalı çoğunlukta.

    bellerinde, sivilde silah taşımaya yönelik birçok yönerge olmasına rağmen, apaçık görünür şekilde silahlarla geziyorlar. bir askere yakışmayacak şekilde kafelerde takılıp kadın avcılığı yapıyorlar. serserilik, uyuşturucu madde kullanımı desen var. 3-5 ay eğitime girip jöh olan kekoların ne mevzuat bilgisi ne de askeri zihniyete uyumu yetersiz. bu adamları biz nasıl ıslah edeceğiz? devlet bu kafasız adamları doğuda bir piyon olarak mı kullanmak istiyor? eğer öyle ise sorun yok. ancak ordunun her imkânını kullanarak doğu dışındaki bölgelerde göbek büyütücek, ona buna ahkam kesecek, beylik yapacak bu adamlar. bu çok açık.
    zihniyet yoksunu adamlarla dolduruluyor ordu sistematik biçimde sanırım. ne atatürkçülüğe ne milliyetçiliğe yakışmayan karakterde insanlar var artık orduda.

    bunlar ya tehlikeli bölgelerde stratejik olarak kullanılmalı ya da türkiye geneli bir ordu anlayışından kopulması gerekiyor. harp okullarını kapatan zihniyet ordu zihniyetini de yok etti.
  • "hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. o satıh, bütün vatandır. vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz."
  • yazılanların hepsini okudum. çıkış noktası haklı olmakla birlikte amacından biraz saptığını düşünüyorum, başlığı açan kardeşim incinmesin. ki insanları her ne sebeple olursa olsun stratejik bölgelerde piyon niyetine kullanmak en hafif tabirle insanlık suçudur.
    bence asıl vurgulanması gereken askerliğin yeniden yapılandırılması olmalıydı. her türk erkeği 45 günlük temel askerliği yapmalı, bu sürenin sonunda yeteneği kapasitesi olan ve kalmak isteyen belli başlı testler ve sınavlardan geçirildikten sonra paralı asker olarak devam etmelidir. karşınızda otuz küsur yılda savaşmayı öğrenmiş bir örgüt var. ( ki dünyanın en iğrenç terör örgütüdür) var. asaladan daha zalim, işidden daha sapık bir örgüt. bu lanet leş yiyicilerle askerliğim bitse de evime anama yuvama kavuşsam diye gün sayan çocuklarla baş edemezsiniz.
    sonuç olarak türkiye geneli askerlik saçmalık değildir ama yeniden yapılandırılmalıdır.
  • vatandaşların demesine göre askerlik hayatlarındaki büyük engelmiş vs. tamam haklılık payı vardır ya da haklıdır bir şey denmez ama kim ne derse desin fazla ya da az askerlik süresinin zorunlu olarak 3 ay gibi bi süre olması lazım. eleştirirken demiyor muyuz burası ortadoğu diye? e madem ortadoğu burası ortadoğu insanının, toprağınım tabiatında savaş yok mu? biz norveç'in isveç'in kantonlarında yaşamıyoruz. bedelli askerliğin komple kaldırılıp herkesin kısa bi sürede silah tutmayı, kullanmayı en azından kendi evini koruyabilecek kadar silah kullanmayı öğrenmesi lazım. yoksa bu ortadoğu çöl fareleri veya mezopotamya eşşekleri ya da deri çizmeliler çok şey götürür bu topraklardan, işin matematiği bu.