şükela:  tümü | bugün
  • 2012 yılının ikinci yarısında üzerinde fazlasıyla düşündüğüm, cevabını veremediğim soru. anket başlık açmak değil niyetim. 'güvenli ülke parametreleri' çok değişken, çeşitli, farklı olabilir elbette. amerikalıların 'güvenlik parametreleri'yle bizimki çok farklı bittabi. medeni memleketlerde yangın, deprem, trafik kazası, iş kazası gibi güvenlik zaafiyeti doğuran konulara odaklanılır güvenlik söz konusu olunca. ama türkiye'de terör saldırıları, şehit haberleri, mayınlı tuzaklar, bombalı saldırılar rutine döndüğü ve normal karşılandığı için bizdeki güvenlik meselesi daha hayati. son dönemde türkiye'nin çok da güvenli bir ülke olmadığını düşünmeye başladım. güvenlik gerekçesiyle beyrut'a gitmememiz öneriliyor da ankara kızılay'a gitmekle beyrut'a gitmek eşit derecede riskli benim için. hayatta kalmamız mucize aslında türkiye'de. daha dün gaziantep'ten başlayacağım bir gap turu planı yapıyordum. antep'te bugün bombalar patladı. kızılay'a düzenli olarak gidip geliyoruz; kızılay'da olduğum zaman diliminde iki kez bombalı saldırı gerçekleşti. doğru zamanda doğru yerde olduğum için hayattayım. okuduğum okulda ( bilkent ); yan sınıfıma 2009 yılında canlı bomba girdi. alışveriş merkezlerine gitmeye, fazla turistik bölgelerde tatil yapmaya, kent merkezlerinde dolanmaya korkar olduk. her metroya bindiğimde tedirgin oluyorum. "terörün amacı zaten insanları ürkütmek, korkutmak" geyikleri döner durur da; iş korkutma sınırını aştı sanki. artık ciddi ciddi hayatımızı tehdit etmeye başladı. hollanda'da, almanya'da, ingiltere'de bomba yüklü araç eylemlerini falan yıla bölsek nasıl bir oran buluruz acaba diye düşünüyorum...
    edit: o değil de ellerini kollarını sallaya sallaya türkiye'ye erasmus'la gelen yabancılara şaşırıyorum ben aslında. hayatlarında aksiyon olmadığı için bu kadar rahatlar herhalde.
  • her sene bu sorunun cevabı değişse de, terörizm hariç, içimizde amerikalılar kadar psikopat ve silahı olan sivil olmadığı için nispeten "evet" olarak cevaplayabileceğimiz sorudur.

    amerikalının biri bir video yapmış, çok hoşuma gitti. buyurun buradan izleyebilirsiniz: link

    videonun başlığı "is it safe to travel to istanbul, turkey in 2018?" yani: 2018'in türkiye'sinde istanbul'u ziyaret etmek güvenli mi? (türkiye denince akla direkt istanbul geldiği için, bunu türkiye'nin güvenliğiyle ilgili bir başlığa yazdım.)

    adam verilerle konuşuyor. terörizmden bahsetti. terörizmin ne yazık ki 2015'ten itibaren hız kazandığından, dünya çapında bir tehlikeye dönüştüğünden ve bu olayların sadece türkiye'de değil, dünya turizminin en yoğun olduğu barcelona, londra, new york, paris gibi kentlerde de yaşandığından söz etti. ne yazık ki biz tam doğu ve batı arasındaki köprüde olduğumuz için, biz o ülkelerden çok daha fazla kan döktük, çok daha fazla üzüldük ve hırpalandık ama, terörü bir kenara attığınızda cinayet oranlarımız aslında bir hayli düşük. keşke hiç olmasa ama bir kentin güvenilirliğini belirleyen en önemli verilerden biri bu.

    adam şöyle muhteşem bir karşılaştırma yaptı:

    2017'de 621,000 nüfusu olan baltimore, amerika'da 343 cinayet yaşanmış. adam 2017 istanbul verilerini bulamamış ama 2016'da istanbul'da 204 cinayet yaşanmış ve bu mega kentin nüfusu 18 milyon. baltimore'un cinayet oranının istanbul'dan 30 kat fazla olduğu bir istatistikle karşı karşıyayız.

    ayrıca güzelce dedi ki: öyle latin amerika ülkelerindeki gibi kimse size bıçak dayayıp da donunuzu falan istemez istanbul'da dedi. ara ara papaz olduğumuz amerigan hükümeti, vatandaşlarına verdiği güvenlik bilgilerinde türkiye'ye seyahat etmeyi 3 puanla ve turuncu renkte göstermiş. adamımız "i think it's totally bullshit" dedi. ahahahahha kral. sonra, olayın tamamen politik olduğunu ve zamanında ırak işgalinde türkiye'nin amerikan uçaklarına türkiye'den havalanma izni vermediğinde de aynı boku yediğini ve ülkeye seyahatin tehlikeli olduğu bilgisini geçtiklerini söyledi. sonra: türkiye, amerika ya da avrupa gibi yerlerde turizmi büyük ölçüde etkilediğinizde bir ülkeye ciddi anlamda zarar verebilirsiniz, dedi. sağ olsun, hiçbir caddede gezinirken de kendini güvensiz hissetmediğini de söylemiş. en son da şunları dedi:

    "siyasal nedenler bizim güzel ülkeleri ziyaret etmemizi engellememeli, aslında biz sivil insanların pek de umurunda değil. fakat neden trump amerikan başkanı diye oraya gitmeyesiniz? brüksel'de, new york'ta terör olayı oldu diye kimse oraya gitmekten vazgeçmeyecek. insanlar oralara gitmeye devam edecek ve ediyorlar da. peki bunu yapıyorken neden türkiye'ye gitmekten vazgeçelim? burası doğu ve batının öyle muhteşem bir karışımı ki, çok eski mahallelerden, modern mimariye, kara çarşaftan mini eteklere kadar her şey birbirinin içinde yaşıyor. sayılar yalan söylemez, kendi araştırmanızı yapın ve böyle güzel bir şehri ziyaret etmeyi mutlaka düşünün. ben gelecek sene de gelmeyi düşünüyorum."

    aferin. aranızdan biri "aaooww maslim kantıriiizzz arğ soo dencırııs, arınt dey ool terorizst?" demedi. teşekkür ederiz, ülkemle ilgili güzel şeyler duymak beni mutlu etti.