şükela:  tümü | bugün
  • ekonomistlerin pek bir anlam veremediği ve garip bir biçimde devamlılık gösteren ticaret türü.

    altın ithalatında özellikle mayıs ayında kendini gösteren hızlı artış toplam ithalatı yukarı çekmiş ve bu durum mayıs ayı dış ticaret dengesine belirgin bir şekilde yansımıştı. dış ticaret açığındaki büyüme de doğal olarak cari işlemler dengesine yansımış durumda.

    merkez bankası tarafından dün açıklanan mayıs ayı ödemeler dengesi verileri, cari işlemler dengesinin mayıs ayında 5.2 milyar dolar açık verdiğini gösterdi. cari açık, geçen yılın aynı ayındaki 3.1 milyar dolara göre 2.1 milyar dolar arttı.

    ilk beş aylık dönemde de geçen yıl 14.1 milyar dolar olan cari açık, bu yıl 16.8 milyar dolara ulaştı.

    işte cari açıktaki bu artışta altın çok büyük etki yaptı. hatta şöyle söylemek gerek; net altın ticaretinin negatife döndüğü dikkate alınırsa cari dengede bir artış yok, aksine gerileme söz konusu. nasıl mı, aktarayım..

    türkiye geçen yıl beş ayda net 2.5 milyar dolarlık altın ihraç etti. bu ihracatla birlikte, yani altın dahil olmak üzere cari açık 14.1 milyar dolar oldu. geçen yılın ocak-mayıs dönemi için altın hariç hesaplama yapıldığında cari açık 16.5 milyar dolardı.

    geldik bu yıla. ilk beş aylık dönemde altında artık net ihracat yok, tam tersine net 2.8 milyar dolarlık ithalat var. cari açık da 2.8 milyar dolarlık net ithalatla birlikte 16.8 milyar dolar. bu kez de düşelim altın ithalatını, cari açık 14.1 milyar dolar.

    bir başka ifadeyle cari açık beş aylık dönemde altın dahil 14.1 milyar dolardan 16.8 milyar dolara çıktı.

    ama altın hariç cari açık tam tersine bir hareketle 16.5 milyar dolardan 14.1 milyar dolara indi.

    hatırlanacaktır altın ticaretindeki tuhaflığı birçok ekonomist dile getirdi. özellikle birleşik arap emirlikleri ile hemen hemen aynı tutarda altın alım satımı yapılıyor olmasının altında ne yattığını sorgulamıştık. daha önce iran'a dönük olarak bir ödeme aracı olarak kullanılmak üzere altın ticareti yapıldığı biliniyor. ama bu kez karşılıklı bir ticaret söz konusu görünüyor. karşılıklı ve neredeyse aynı düzeyde...
  • aynı altının 12 ay içinde bir bae tarafından bir türkiye tarafından satın alındığı hülle ticareti. altında resmen spekülasyonun kralı dönüyor.

    altın, son yıllarda türkiye'nin dış ticaretinde en çok konuşulan kalemlerden biri.

    altın ticareti nelere yol açmadı ki...

    bizde siyasete ve bürokrasiye kadar uzanan ve bir takım sonuçlar doğurdu...

    bu ticaretin, muhatap ülke konumundaki iran'da da bir takım etkileri oldu...

    bazı eski bakanlarımızın önünde siper olmaya değer bulduğu, "vatandaşımız" diye sahip çıkmaya çalıştığımız bir iranlı'nın abd'de hapse girmesine yol açtı...

    en büyük kamu bankalarımızın birinin genel müdür yardımcısının yine abd'de tutuklanmasına kadar uzanan bir süreç yaşandı...

    altında bu yıl da tuhaf dış ticaret verileriyle karşı karşıya kalıyoruz. daha önce de birkaç kez yazdık; türkiye ne oluyor da, nasıl oluyor da, birleşik arap emirlikleri'ne yüklü miktarda ihracat yapıyor, sonra hemen hemen aynı miktarda altını bu ülkeden alıyor, diye... ya da önce ithalat, sonra ithalat...

    tutarlar ortada... ilk altı ayda birleşik arap emirlikleri'ne 3.4 milyar dolarlık altın ihraç edip bu ülkeden 2.9 milyar dolarlık da ithalat gerçekleştirmişiz.

    ürünün adı, ihracat kayıtlarında da, ithalat kayıtlarında da aynı; külçe altın. çok detayda bir fark var mı, diye gümrük tarife istatistik pozisyonuna bakıyoruz, o da aynı... ülke aynı... hem alıyoruz, hem satıyoruz... doğrusu biz bu durumu anlayabilmiş değiliz!

    birleşik arap emirlikleri'nden yapılan ithalat, bu ülkeye yaptığımız ihracattan mı, yoksa gerçekleştirdiğimiz ihracat, bu ülkeden olan ithalattan mı kaynaklanıyor?

    tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan gibi bir durumdayız yani...
  • son sürat devam eden karanlık ticarettir. reza zarrab skandalı gibi bu da yakın gelecekte patlarsa kimse -görmedim, bilmiyorum- demesin.

    çünkü söz konusu ülke ile olan tuhaf altın ticareti tüm hızı ile devam ediyor.

    resmi verilere göre 2017 kasım ayında bu ülkeye 288 milyon dolarlık külçe altın sattık. yine külçe olmak üzere bu ülkeden 360 milyon dolarlık da alım gerçekleştirdik.

    on bir ayda ortaya çıkan gerçekleşmeye bakar mısınız ?

    aynı ülkeye, aynı gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan külçe altından 132 ton satmış, 122 ton almışız. ihracatımız 5.4 milyar dolar olmuş, ithalatımız da 4.6 milyar dolar.

    bu ticaret kesinlikle normal değildir.normal olamaz.

    gerçekte ne olduğunu, ne yapıldığını bilmiyoruz. ama birilerinin bildiğini, en azından bilmesi gerektiğini biliyoruz.

    ekonomi bakanlığı ne yapar, gümrük ve ticaret bakanlığı ne yapar! kaldı ki birleşik arap emirlikleri türkiye’ye karşı küstah açıklamalar yapmış, köprüleri atmış.

    devlet niye bu ülkeyle olan bu tuhaf ticaretin üstüne gitmiyor acaba ? çekinceleri mi var ?

    yoksa gitmekten ısrarla kaçınıyor, bu tuhaf ticareti örtbas mı etmek istiyor ?
  • ihracat teşviği alınan ürünlerde, gümrük vergisi yok ise, bu çok karlı olabilir. gümrük vergisi vermeden ülkeye soktuğun metayı, sadece taşıma masrafları karşılığında tekrar aldığın yere gönderirsen (ki yükte hafif pahada ağır bir metayı seçilir ise karlı görünüyor), iki ülkedeki bahse konu meta miktarı değişmiyor; ama alışverişi yapan firma devletten teşvik alıyor. ihracat teşviği çift taraflı ise tadından yenmiyor. ayrıca bu alışverişler kdv den muaf. (ahkam kestiğim için özür dilerim; hakim olduğum bir mevzuat değil ihracat-ithalat vb konular.)
  • muhtemel birtakım akapeliler paranın amına koyuyor yine. maalesef ya hukuksuzluk ya da türlü katakullilerle bize giren şeyler olacak sonra sorguladığımız için vatan hayini ilan edilip büyük resmi gören çomarlar tarafından hüloğlanacağız.