şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: olma mı)
  • bir zamanlar da bazı iranlılar, iran turkiye olur mu diye tartismislardi. bunu hatırlatan soru. (bkz: iran) (bkz: riza pehlevi) dil reformundan milliyetçilik algısına, oradan kalkınma modellerine, ve laiklik tartışmalarına 1920lerin sonu ve 1930larda, bu sorunun tam tersi gundemdeydi. bir inceleme icin (bkz: touraj atabaki)
  • yıldıray oğur'un taraf'da ki köşesinde çok güzel cevapladığı soru.

    korktuğunuz başınıza geldi işte. hem de korktuğunuzu siz kendi başınıza getirdiniz. yıllarca bağırdınız, çağırdınız, ‘olmasın’, ‘olmayacak’ dediniz, ‘onlar oraya gitsin’ diye yer gösterdiniz. ama oldu işte. sonunda burası sahiden iranlaştı. ilımlı islam rejiminden korkanların başına kemalist şeriat rejimi geldi. eserinizle gurur duyabilirsiniz.
    iranlaşan türkiye’den son haberler. taraf muhabiri zamanın ve mekânının iç içe geçip hükümsüzleştiği, aynalardan resmimizi görüp kendimize çeki düzen verelim diye ortaya çıkmış araftaki o ülkeden bildiriyor.
    humeyni’ye hakaret eden kliplerden dolayı youtube yine kapalı. zaten humeyni’yi eleştirmek bile beş yıldan başlıyor.
    temel insani ve kültürel hakları için mücadele eden güney azerbaycan partisi hakkında kapatma davası var, parti sürekli saldırı ve baskı altında.
    iktidardaki parti anayasa koruyucular konseyi’nin “aksini düşünen bile mürted olur” hükmüne karşı kadınlara başörtü takma zorunluluğunu en azından üniversitelerde kaldırmak için bir adım attı. maslahat konseyi baş kadısı da iktidar partisi hakkında kapatma davası açtı.
    zaten kapatma davasına gerekçe olsun diye aylardır rejim yanlısı gazete ve televizyonlarda “şok. tahran’ın göbeğindeki park-ı lale’de elele tutuşan çift”, “moin üniversitesi’ne kızlar başı açık giriyor” haberleri, “gizli kameralarla deşifre edilen yasadışı doğum günü partisi”, “anaokulunda başını açarak öğrencilere kötü örnek olan öğretmenlerin gizli kamera görüntüleri” yayınlanıp duruyordu.
    baş kadı’ya zaten bu haberleri alt alta koyup, aralara da “din elden gidiyor” çığlıkları yerleştirmek kalmıştı. kadı partiyi şia mezhebindeki takiyye yöntemini kullanarak görünüşte dini bütün görünüp, aslında sinsi bir şekilde islam cumhuriyeti’nin altını oymakla, ülkeyi laik demokratik bir rejime doğru taşımakla suçladı.
    kapatma haberi iran devrimini yapan ama seçimlerden yana kısmeti hep kapalı olmuş islami halk fırkası taraftarları ve yöneticileri arasında sevinçle karşılandı. haber duyulunca parti merkezlerinden tekbir sesleri duyuldu, partililer ünlü şeriat mitinglerinin meşhur sloganı “iran şeriattır, şeriat kalacak”, “iran türkiye olmayacak” diye bağırdılar. kutlamalar kapsamında parti merkezinde aşure yapılıp dağıtıldı.
    iktidar partisinin üzerinde yükseldiği tebriz, isfahan sermayesinden hazzetmeyen rejimin besleme burjuvazisi kapatma davasını hazar ev partilerinde yemeklerde şerbetlerini havaya kaldırarak kutladı. muhafazakâr ayetullahlara yakın bir holdinge de “artık şuramıza kadar geldi, toptan kapatacağız bunları, aman dikkat kriz miriz çıkabilir” diye önceden haber verildi. onlar da paralarını iran riyali’nde tutmayıp, tahran bank’ta kâr payı hesaplarına yatırdılar.
    iran’daki basın ve televizyonları elinde bulunduran medya tekeli baş kadı’yı halaskar-ı islam ilan etti. gazetelerin yazarları kapatma komedisini savunmak, bunu hukuk içindeymiş gibi göstermek için türlü taklalar attılar. aynı köşe yazarlarının kapatmayı kutlamak için iran’ın meşhur gizli ev partilerinde sibel can şarkıları eşliğinde göbek atma görüntüleri ise artık kaçak yollardan girilebilen youtube’a düştü bile.
    bu yazarlar arasında “ama onlar da islam devrimini içlerine sindirselerdi. bizimkilerle uzlaşsalardı” diye meydan okuyan yazılar yazanlar da var, el-cumhuru islam gazetesinin değişmez başyazarı gibi “kapatma yetmez bunları vinçlere takıp asmalı, olmadı recm etmeli” diyen de.
    ama şüphesiz en ilginç yazılar, önceleri sıkı bir laik demokratken birden hidayete eren ve en radikal rejim yanlısı gazetede halkın mücahitleri itirafçısı kıvamında eski arkadaşlarını gammazlayan yazılar yazmaya başlayan ahmedi hakan’ın “ay ben demiştim, şimdi oh olsun, ama demokratım da” yazıları olsa gerek.
    kendisinin yakın arkadaşı abdullatifi shener’e ise olası bir geçiş hükümetinin nihat erim’i gözüyle bakılıyor. geçen yaz yapılan genel seçimlerde “sen kenara çekil, elimizin altında dur, ne olur ne olmaz” denilerek siyasete “cool adam” arası verdirilen bu hırslı siyasetçinin kapatma davası sonrası açıklamaları için en iyi benzetmeyi demokrat eğilimli bertaraf gazetesinin arka sayfa yazarı yaptı: varlık vergisi’ni ödeyemeyen gayrimüslimlerin mallarını ucuza kapatma derdine düşmüş taşralı kurnaz tüccar.
    kimse yasadışı ses kayırlarını dinlemesin, gerçekleri öğrenmesin, ahlakını bozmasın diye kapatılan youtube sitesine bu aralar kum medreseleri’nin eski baş imamının “kapatma davasını duydum, şükür namazımı kıldım, oh dedim yattım” ses kaydı da düştü.
    iran komünist partisi tudeh ise kapatmaya karşı “ama siz de bizim kapatmamıza ses çıkartmamıştınız, zaten çok da kapitalistiniz, şimdi oylarınız artacak ama ne diyelim, hukukun üstünlüğü ama, ama, ama, falan filan” şeklinde bir açıklamayla tepki verebildi.
    kapatmaya karşı tek âmâsız tepki ise düşünenin halinden anlayan güney azerbaycan partisi’nden geldi.
    davanın zamanlaması da dikkat çekti. kapatma davası ucu rejim muhafızlarına kadar uzanan, ismini ünlü iran efsanesi simurg’dan alan iran derin devletine dönük operasyonlar sürerken, sürpriz isimler de operasyon kapsamında gözaltına alınacakken yapıldı. çete islam devrimin 30. yılında 2009’da darbe yapmayı planlıyordu.
    iran halkı korku ve tedirginlik içinde gelişmeleri takip ediyor. mikrofonlarımıza konuşan bir iranlı “3. dünya ülkeleri gibi olduk, türkiye’den bir farkımız kalmadı” dedi.
    gelişmeler şimdilik bu kadar. yayınlarımızda zaman zaman iranlaşan türkiye’ye canlı bağlantılar yapacağız.
    iran olmama uğruna türkiye’yi iranlaştıranlar titreyip kendisine gelsin diye.
  • türkiye'nin artık aştığı bir sorudur.

    evet türkiye bir nevi iran'dır.

    bu yüzden olsa gerek bu sorunun artık baydığının farkına varanlar biraz malzeme sıkışıklığından, biraz da işi sulandırma maksadıyla 'türkiye malezya olur mu?' sorusu sormuşlardır bir süre önce.

    boşverelim malezya'yı falan biz.

    türkiye bir başka açıdan iran olmakta ısrarlıdır hala.
  • cevabı: "iran olmaz ama bu gidişle kuzey kore olur" olan sorudur. (bkz: anayasa mahkemesi nin turban degisikligini iptali)
  • önce iran'ın ne idüğü ve ne hale geldiğinin (bkz: persepolis) okuyup, araştırılıp, izlenip öğrenilmesi,
    daha sonra türkiye'nin ne olduğu ve bu yolda hangi aşamaları kaydettiği gözlenip, araştırılıp, izlenip öğrenilmesi, sindirilmesi gereken soru.

    ön yargılarınızdan kurtulup, algılarınızı yeterince açarsanız cevabının görülmesi çok zor olmayandır.

    ısrarla: (bkz: persepolis)
  • olabilir seklinde cevap verdiğim soru cümlesi.

    (bkz: persepolis)
  • "...bütün bu özgül yapısı, türkiye’yi iran ve benzeri ülkelerden köklü bir biçimde ayırmaktadır. dolayısıyla bu topraklarda, şeriata dayalı bir rejimin uzun süreli bir şekilde hayat sürmesi mümkün değildir.

    tüm bu olgulara rağmen, devletin sahibi olduğunu sanan kemalist sivil-asker bürokrasinin ve bunların etrafında toplanmış ayrıcalıklı bir kesimin “türkiye yeni bir iran olabilir” çığlığını atmalarının tek nedeni, toplumsal statülerinin elden gidebileceği korkusudur. kendi çıkarlarını laiklik siyasi üst-kimliği altında saklamaya çalışan bu kesimler, ceberut devlet yapısının korunmasını devletin bekâsından çok kendi çıkarlarının bekâsı için savunuyorlar. işçi ve emekçi yığınları şeriat korkusuyla gerip, toplumu laikler ve şeriatçılar olarak bölmeyi amaçlıyorlar. oysa yıllarca dini eğitimi bir devlet dayatması olarak uygulayan ve dini kendi çıkarları temelinde kullanmak için her an bir silah olarak tutan yine bu çıkar gruplarıdır.

    böyle bir süreçte şeriattan söz etmek, toplumu bu temellerde bölmek, olayları saptırmak ve emekçilerin kafasını bulandırmak, sömürücü sistemin temel çelişkilerini gözardı etmeye, unutturmaya yöneliktir. sömürülen yığınlar bu oyuna gelmemelidir."

    akin erensoy

    yazinin tamami: http://www.marksist.com/…n_erensoy/iran_devrimi.htm