şükela:  tümü | bugün
  • sonunda ahçının katil (bkz: bayhan gürhan), kuaförün dansöz (bkz: firdevs güneş) çıktığı bir nevi katil kim hedesi.
  • saka gibi bir program. yani simdi burada neyi izlenebilir bulmamiz bekleniyor, unlu olma hayalleriyle yanip tutusan genc kizlarin kendilerini kaybedip hungur hungur aglatilmalarini mi, fiziksel ozurlu bir adamcagizin boynunu bukup de “ama ben gorunmem ki kasetin icinden” demesini mi yoksa bir umuttur diye mufettis karsisindaki ilkokul cocugu heyecaniyla 4 tane *****’in karsisina cikan insanlarin akla hayale gelmeyecek sekilde asagilanmalarini mi? koskoca adamlarin, kimbilir ne hayallerle girdikleri odadan ogretmeninden haksiz yere azar isitmis cocuk hissiyatiyla atilmalari mi yoksa eglenceli bulmamiz gereken? tabi bu durumda cok rahatlikla “hirsizin hic mi sucu yok” da denebilir ama gazeteyi actiginda petek dincoz’un yat sefasini, cagla sikel’in bodrum kacamagini; televizyonu actiginda televoleler, pazar keyiflerinde “cilgin istanbul geceleri”ni goren insanlarin hayalleri neyle sinirli olabilir ki baska? insanlarin onurlari, gururlari oteden beridir ayaklar altindaydi ama simdiye kadar hic bu kadar aleni sekilde yapilmamisti herhalde bu isler. artik gemi iyice aziya aldilar, rating ugruna yikilmadik tabu birakmiyorlar masallah. ve ne yazik ki insanlari da bu ugurda futursuzca kullanmakta bir saniye bile tereddut etmiyorlar.
    oysa pek sevgili popstar adaylarimiz bilmiyorlar ki, degil yalnizca popstar, istedikleri herhangi bir star olmanin degerli medya buyugunun damadi olmak gibi cok daha basit yollari var. keske onlari secseler de bu kadar saklabanliga alet olmak zorunda kalmasalar.
  • tuhaf bir yari$ma programi.

    hic olmazsa eskiden kizlar evden kaciyorlardi star olmak icin erkekler de in$aatlarda demir bukerken cigirdigi turkuler tesadufen duyulunca un kazanip sahneye falan cikiyorlardi. i$in ne oldugu belliydi, formati belliydi, cogu zaman belki alan memnun satan memnundu.

    ama $imdi ne oldu 13 tane insan bir yerlerde $arki cigiriyor, bunlara hikmeti kendinden menkul bir guruh jurilik yapiyor. canli yayinda "ne o gomlek pantolon olmami$!!" falan diye kompleks kusan laflarla taciz ediliyorlar ve cep telefonlarindan bilmem hangi numaraya mesaj cekip para harcama niyeti olanlarin insafina birakiliyorlar.

    ne icin belki bir single belki de bir kaset. eski yontem hic olmazsa ferdi bir yontemdi. produktorun yatak odasinda oluyordu olan biten canli yayinlarda falan degil. daha guzeldi eski yontem bu guzel degil..
  • ilk hafta 12 kişi ve 1 seyirci oyuyla gelen serkül kan ile başladı. ilk elemede onüçüncü müge ökten elendi, onikinci firdevs yarışmaya devam etti. ilk 5 serkül, abidin, barış, bayhan, aydan şeklinde sıralandı. sonraki hafta da firdevs çoğunlukla olduğu gibi sondan ikinci oldu ve yine serkül birinci oldu, onikinciceyda mazalto ise elendi. ikinci çöpçüler'i söyleyen abidin oldu. bayhan, barış, elena onu takip ettiler. sonraki hafta son kez serkül birinci oldu ve bayhan, aydan, barış, abidin onu takip ettiler; onbirinci evren mevlanaoğlu -daha sonra şöhreti kaldıramadığı için ağladığını açıklayan- armağan çağlayan'ı göz yaşlarına boğarak elendi. sonraki haftayı dokuzuncu sıradaki firdevs'in önünde onuncu sırada tamamlayarak veda eden alpay en silik yarışmacıydı. öte yandan birinciliği ilk kez barış kömürcüoğlu kazanmıştı ve ilk 5'te diğer sıralar bayhan - serkül- selçuk - abidin şeklinde oldu. dokuzuncu olan güzel ama slow bir mfö* şarkısıyla veda eden aydan kaya oldu, eser bir sıra üstte elenmekten kurtuldu. haftayı bayhan birinci tamamlarken, juri üyesi deniz seki bayhan'la girdiği tartışmada seyircinin yuhalaması nedeniyle programa veda etti - yerine zerrin özer gelecekti. ikinci ve sekizinci sıra arası ise barış - abidin -serkül - firdevs - selçuk - elena - eser şeklinde oldu. sonraki haftada ise ilk 3 haftanın birincisi serkül sekizinci olarak elendi ve eser bayar sürpriz bir birincilik aldı, barış ikinciliği tekrarlarken, firdevs üçüncü oldu ve bayhan ancak dördüncü olabildi. juri üyesi ahmet san serkül'ün buraya kadar gelmesini kendini acındırmasına bağladı. yedinci olarak bitiren yarışmacı ise şarkıları unutmasıyla gündeme gelen selçuk oldu. altıncı olarak elenen yarışmacının eser olduğu barış manço haftasında barış muhteşem kol düğmeleri performansıyla birinci oldu. elena ikinci olarak büyük çıkış yaşarken, bayhan abidin'in önünde 3. oldu ve sondan ikinci yine firdevs oldu. sonraki hafta elenen rus asıllı yarışmacı elena krüçkova oldu, sesiyle ve müzik bilgisiyle dikkat çeken ama rus olması tartışılan başarılı yarışmacı beşinci sırada yarışmaya veda etti. haftanın sürprizi ise ingilizce şarkı söylenecek olması nedeniyle sosyal medyada dalga geçilen bayhan'ın unchained melody ile dalga geçenleri susturarak birinci olmasıydı. barış - abidin - firdevs sırasıyla ikinci, üçüncü, dördüncü oldular. son 4'e gelinmişti ve bir ağır top barış dördüncü sırada yarışmaya veda ederken, bayhan sondan ikinci oldu ve genelde sondan ikinci olan firdevs büyük çıkış yaparak haftayı birinci kapattı. bir sonraki haftada, yarışmanın en olay ismi olan ve erdoğan ailesinin de desteklediği bayhan gürhan üçüncü olarak elenirken, finale firdevs güneş ve abidin özşahin kaldı. bayhan'ın elenmesiyle program reytingi biraz düşmesine rağmen popstar 2 hafta süren final haftasında yine birinci oldu. abidin daha sonra strateji olarak açıkladığı bir hamle yaptı ve firdevs'e aşık olduğunu söyledi ama annesine de aşık olduğunu söyleyerek kafaları karıştırdı. rekor oyla yapılan final sms oylamasında yarışma boyunca süren firdevs'in şansı tutmadı ve yüzde 52'lik oy oranı ile birinci abidin oldu. abidin'e albüm yapılacağı müjdesini juri üyesi ercan saatçi verdi.
    hatırlamadığım bazı bilgilere http://www.turkpopmuzik.net/popstar-yil-2003 sitesinden ulaştım.
  • 2017 itibariyle hiçbir starı popülaritesini günümüze kadar ulaştıramamış yarışma. 2003'te ilkokula yeni başladığımda bu program da yeni yeni başlıyordu, elemelerini tv'de hayal meyal hatırlıyorum. ana yarışmada 12 kişi vardı ve her hafta bir kişi elenmekteydi, belki de güzel sesler harcandı ilk elenenler arasında.

    abidin özşahin'in birinci olduğu yarışmanın ardından 12 kişi arasından sadece 4 kişiye ercan saatçi destekli doğan music company çıkışlı albümler yapıldı: abidin özşahin'in aşktan yana, firdevs güneş'in firdevs, bayhan gürhan'ın hayal edemiyorum ve eser bayar'ın aşkımı itiraf ediyorum albümleri. (ilk çıkan albüm tabiki de birinci olan abidin'in nisan 2004 çıkışlı albümüydü, onun albümünü aynı yıl ağustos'ta çıkan bayhan'ın, aralık'ta çıkan eser'in ve mart 2005'te çıkan firdevs'in albümleri takip etti.) bu albümler genellikle ortalama ve popüler kitleye hitap eden soundlara sahipti, ki künyelere bakıldığında bu 4 albümde müzisyen kadrosunun pek değişmediği, gitarların, vurmalıların, yaylıların hemen hemen aynı müzisyenler tarafından çalındığı anlaşılabilir, keza kayıt, mix, mastering konusunda da aynı şey geçerlidir, hemen hemen aynı kişiler çalışmıştır (serdar ağırlı, orbay zobi gibi isimler). 4 albümde şarkılar ağırlıklı olarak ercan saatçi eserlerinden oluşmaktaydı. aranjör kadrosunda ise başrolde yine ercan saatçi vardı, piyasadaki en eski arkadaşlarından eski ortağı ufuk yıldırım'ı ve doğan music company albümlerinde aranjörlük yapmış, yine saatçi'nin yakın dostu ve hali hazırda iki albüm de çıkarmış (biri dmc'den) kanun sanatçısı reha falay'ı yanına alarak. iskender paydaş, mustafa ceceli, genco arı, ümit kuzer gibi kimisi genç kimisi tecrübeli isimler de bu albümlerin aranjör kadrosunda bulundular.

    bu 4 isim dışında, dmc'ye ve ercan saatçi'ye bağlı kalmadan albüm çıkaran isimler de oldu, serkül kan dokuz sekiz müzik'ten alın yazısı, selçuk yapar ise şahin özer'den 10'da 10 albümlerini çıkardılar (ikisi de 2005 senesi içinde çıkarılmış), 2007'de ise barış kömürcüoğlu armoni müzikten iz albümünü çıkardı. geri kalan yarışmacılardan ise hiç albüm çıkarmayanlar da oldu, aydan kaya, müge ökten, alpay kulay gibi taa 2010'lu yıllarda albüm çıkartanlar da.

    abidin özşahin birkaç sene önce rock tarzında bir albüm yaptı, bayhan gürhan en son evlendirme programında bulunmaktaydı, eser bayar'ın amerika'da yaşadığı yazılmıştı sanırım sözlükte, firdevs güneş ise acaba nerelerde ne yapmakta bilinmemekte. diğer şarkıcılardan da sadece müge ökten o ses türkiye'de yarışmacı olarak göründü. sonuç olarak bu yarışmamızın hiçbir starı popülaritesini günümüze kadar ulaştıramadı.

    edit: firdevs uzun süredir amasra'da bir barda çıkıyormuş.
  • üniversite döneminde sadece ilk sezonunu izlediğim, yok alaturka bilmemne diye çıvığı çıkan, birincilerinin ya ortadan kaybolduğu ya da pavyona filan düştüğü yarışma. akademi türkiye bu anlamda daha başarılı bir yarışmaydı. barış akarsu, özgür çevik gibi adamlar çıkardı en azından. rahmetli barış akarsu yaşasaydı belki de daha nice işlere imza atacaktı. ama bugün -tövbe yarabbi allah gecinden versin de- bi abidin ölse çoğumuz hatırlamakta bile zorluk çekeriz eminim.

    edit: ha bi de şimdi aklıma geldi. bu yarışmadan çıkan en ünlü kişi ne abidin'dir ne firdevs ne de başka biri. ajdar anık'tır arkadaşlar. düşünün artık...
  • gözlerimle, kulaklarımla şahit olduğum üzre, oto yıkamacılarda bile gündeme oturmuş program...

    -la hamdi bugunki performonsini süzgeçten geçirdimdeeaa heç begenmedim, son 3 arabayi pek beceremedin, olmağdııı.. ol ma dı.
    ..

    -ula hamdi o ne tulum öyle, hele o boh rengi çizmelerle heç uymamış... heç begenmedim.. ayricanna bir sonraki yıkamada senden daha canli performans bekliyurum, hele böyle ritim eşlikinde, yikamayı hisset.
  • bu akşam, noter vekili teyzem usul gereği içindekileri "bildiği" sonuç zarfını haldun ağabey'e uzatırken "ben de çok heyecanlıyım" dedi ve devirebileceği en büyük çamı devirmiş bir insan olarak yüzündeki dehşet ifadesiyle kadrajdan koşaradım uzaklaştı
  • keyif veriyor bu program izleyenlerine; hayatları boyunca adam gibi bir başarıya imza atamamış insanların, kendilerini matah bir şey sandıkları; bu matah adamcıklara tapan yarışmacılar, onları kapıştıranlar, geçmişleri ortaya dökülen, bu ortaya dökülenlerden prim yapmaya çalışanlar şunlar bunlar.. hani brezilya dizisi diyesim var ama nedense diyemiyorum, luis alberto'ya haksızlıklık olur diyorum.

    bu programın izlenme oranlarını, gönderilen sms'leri, juri diye oturutulanların (özellikle sesi olmadığından bacakları ile kendini göstermeye çalışan kadımınsının böğürmelerini) ciddiye alınmasını, juri üyeleri arasındaki ilkokul mizansenlerini geçmeyen tartışmaları üstüste koydukça ne de güzel basitleşiyoruz diyorum. kanal değiştirmeye gücüm yetmiyor, bu programın nefretimi bilemesini seviyorum ..
  • insanların umutlarını kullanarak televizyona çıkmasını sağlayan ve kendilerini komik duruma düşürmelerine vesile olan program.

    jüri üyeleri ise birbirinden güzel, birbirinden ilginç insanlar. anlatmak istiyorum, anlatamıyorum. aklıma gelen sözleri buraya yazmaya dilim varmıyor. sözlükten uçmak istemiyorum.

    bu güzide jüri üyeleri, maruz kaldıkları acımasız saldırılar, eleştiriler karşısında sonunda seslerini yükselttiler ve hürriyet gazetesine konuştular. içlerini döktüler. beni ağlattılar*. bir bakalım neler yumurtlamışlar.

    sevgili ercan saatçi'den başlayalım:

    ‘‘eleştirilerin halktan geldiğine asla inanmıyorum. ben miletime son derece duyarlıyım. asla ve asla kimseye hakaret etmem. en önemlisi halkı kandırmam. hiçbir jüri üyesi adaylara hakarette bulunmadı."

    buraya kadar harika. alkışlıyoruz. arkasındayız. sevgili ercan saatçimizin önermelerine* bakalım.
    -asla ve asla kimseye hakaret etme.-
    -en önemlisi halkı kandırma.-(//priorityi arttır)
    -hiçbir jüri üyesi adaylara hakarette bulunmadı.-

    bunları hafızaya alıyoruz ki ilerleyen satırlarda hafızadan çağırabilelim. şimdi devam ediyoruz.

    "-sen hiç aynaya baktın mı?- cümlesi için yapılan eleştiriye gelince. 60 yaşında bir amca geliyor, -ben popstar olurum- diyor. saygı duyulacak bir şey. hepsini medeni cesaretinden dolayı kutluyorum."

    bizde seni kutluyoruz. herkes ne kadar mesut, herkes ne kadar mutlu. ama önermelerimizi unutmadık araya giren bu laf kalabalığıyla. hafizada hali hazır bekliyorlar. devam ediyoruz.

    "ama -ben türkiye'nin popstarı olurum- deyince ciddiye alamıyorsunuz. ben de -dalga mı geçiyorsunuz, hiç aynaya baktınız mı?- diyorum."

    evet şimdi entryde daha önce tanımladığımız önermelerimizi çağırıyoruz hafızadan. oda nesi, debugger çıktı dimi. yaaaa, yaa... kendi önermelerinize ters düşmeyeceksiniz efendim. araya soktuğunuz laf kalabalığı bizi uyutamadı.
    devam edelim.

    "halkı aldatmamak, kimsenin umutlarıyla oynamamak için doğruyu söylüyorum.’’

    evet son satırda gene mantıklı bir önermede bulunuyor kendisi. ancak overallda, göz boyamak için söylediklerini çıkartıp tekrar okursak :

    -ben kimseyle dalga geçmek istemiyorum, kimseye hakaret etmek istemiyorum. ama dalgada geçiyorum. hakarette ediyorum. çünkü dayanamıyorum.

    e be güzel kardeşim, madem kimseyle dalga geçmem diyorsun, kimseye hakaret etmem diyorsun, ama dayanamayıp ediyorsun, o zaman bu iş sana uygun değil. bırak bu işi. gerçi o zaman televizyon karşısındaki melunler sizin dalga geçişinizi izleyip hazza ulaşamazlar. rating artmaz dimi.

    birde ahmet san'ın söylediklerine bakalım:

    ‘‘öyle biri geliyor ki, aranılan kriterlere uygun değil. -teşekkür ederiz, sen popstar olamazsın- diyoruz. israrla yetenekli olduğunu söylüyor, gitmiyor, bizimle dalga geçiyor. oysa biz ona boşu boşuna umut bağlamaması için gerçeği söylüyoruz, adamı sarsıyoruz. onlara ayna tutuyoruz. kuşadası'nda şarkı yarışması yapmıyoruz ki.’’

    ah be amedim, o adam seninle dalga geçmiyor, o kadar kendine inanmışlığı olmasa yarışmaya katılabilir mi bir insan evladı. yapmayın incitmeyin insanları reca ediyorum ya.*

    sırada deniz seki kişisi var:

    ‘‘dil, üslup biraz sert olabilir ama bu da hiçbir yeteneği olmayan kişiye, boşu boşuna hayal kurmaması adına yapılan bir şey. onların duygularını çok iyi anlıyorum. ben de yarışmayla geldim.’’

    ahmet san'a atıfta bulunup deniz seki'ye soruyoruz: kuşadası'ndaki şarkı yarışmasındanmı geldin canım.

    tahmin ettiğiniz gibi sevgili suserlar, en güzelini en bombasını en sona sakladım.

    sırada amağan çağlayan var, onun söyledikleri pek mühim değil, fakat belirtmek istediğim birşey var.

    med yapım genel müdür yardımcısı olan bu şahsiyet, diğer juri üyelerine sorduğu bir soruyla, izleyenlerde mavi ekran çıkmasına sebebiyet vermiş, reset atıp gelmelerine vesile olmuştur. aynen aktarıyorum.

    "yahu ercan, sence madonna'nın sesi güzel mi? rica ediyorum söyle, güzel mi? madonna'nın sesi güzel değil ama iyi paketliyorlar, iyi satıyorlar. (yaaa yaaa ne zannettin olm sen madonnayı kandırdılar seni bakışı)"

    e güzel insan. madonnaki ses bir diva kadar güzel olmasada, sadece paketlemeyle ulaşılamayacak bir satış rakamına ve populariteye sahip bir insandır. gönüllerimizin sultanıdır. 1980 lerde o like a virgin söylerken sen kısa şortunla geziyordun ya varmı haberin. pop müzik tarihine damgasını vurmuş, tüm sektörün önünde saygıyla eğildiği bir kadındır, bir tanrıçadır çoğu insana. o paketleme harikasıda petek dinçöz mü diva yoksa jennifer lopezmi.

    zaten çok beğendiğin ama juri üyelerinin kabul etmemesi sebebiyle finale alınmamış olan sarışın bir bağyanı, büyük ısrarlarla tekrar yarışmaya çağırıp finale bıraktırdın. bunun için diğer juri üyelerinin kafalarının etini yedin bitirdin. ercan saatçi "armağan'ın büyük ısrarlarıyla tekrar burdasın, hadi bakalım" dediğinde kıza, sen tavana bakıyordun, gözlerin felfecir okuyordu. ne iş? diye sormazlarmı adama.