şükela:  tümü | bugün
  • acilen değiştirilmesi gereken sistemdir.

    zaten barajın tamamen kaldırılması ya da düşük seviyelere çekilmesi (%3 gibi) gerektiği konusunda akıl bali olan herkes hemfikir. fakat benim bir konuda daha şikayetim var.

    7 haziran 2015 genel seçim sonuçları şöyle:

    akp: 18.849.970 (%40,85) - 258 milletvekili
    chp: 11.512.438 (%24,96) - 132 milletvekili
    mhp: 7.515.934 (%16,28) - 80 milletvekili
    hdp: 6.050.844 (%13,11) - 80 milletvekili

    şimdi, basit bir matematik uygulayarak partilerin milletvekili çıkarmak için ne kadar oy alması gerektiğini görelim:

    akp: 18.849.970/258 = 73.062
    chp: 11.512.438/132 = 87.215
    mhp: 7.515.934/80 = 93.949
    hdp: 6.050.844/80 = 75.636

    bu sonuçlara göre, bir akp'li seçmenin oyu, diğer tüm seçmenlerin oyundan üstün oluyor. bir mhp'li seçmen de en değersiz seçmen olarak kayıtlara geçiyor. aslında sonuçları görebileceğimiz en güzel iki örnek akp-chp ve mhp-hdp arasında. şöyle ki:

    chp 11 milyon oy almış, akp 18 milyon. akp'nin milletvekili sayısı neredeyse chp'nin iki katı, dolayısıyla akp'nin oyunun da chp'nin oyunun iki katı olması gerekiyor. akp, chp'nin iki katı olmaktan 4 milyon oy kadar eksikken yine de "havadan" 4 milyon oy karşılığı milletvekiline sahip oluyor.

    ikinci örnek daha da çarpıcı. mhp'nin oyu hdp'nin oyundan 1.5 milyon fazla iken, milletvekili sayıları aynı. o halde mhp'ye oy veren 1.5 milyon insanın oylarının herhangi bir ehemmiyeti olmuyor. yani, bu 1.5 milyonluk kitleyi direkt olarak yok sayıyoruz.

    benim talebim, bu sistemin bir şekilde optimize edilerek bu çeşit haksızlıkların önüne geçilmesi. ben bir seçmenin diğerinden üstün olmasını kabul etmiyorum. bir şehirde milletvekilinin 30.000 oyla seçilirken, başka bir şehirde 160.000 oyla seçilmesi ağırıma gidiyor.

    not: "şimdiye kadar neden böyle bir itirazda bulunmadın?" diye bir soru gelebilir, peşinen cevaplayayım. yukarıda verdiğim sayılardan görebileceğiniz üzere bu durumdan en fazla menfaat sağlayan partilerden biri her zaman akp olmuştur. haliyle 13 senelik iktidarlarında bunu değiştirebileceklerini beklemek saflık olurdu. şimdi ise chp-mhp-hdp üçlüsünün bu sorunu çözmeye yetecek kadar sandalyesi var. elbette şu an bu durumun en çok avantaj sağladığı parti hdp. o yüzden böylesine bir çalışmaya destek verip vermeyecekleri benim nazarımda şüpheli açıkçası.

    sonuç: hangi görüşte olursa olsun, herkesin oyu eşit olmalıdır. diğer türlüsünü savunacak olanlar "dağdaki çobanın oyuyla benim oyum neden eşit" diye saçmalayan manken kadar beyne sahip olanlardır.
  • öğretim düzeyi en az üniversite olanların devlet yöneticilerini, tüm halkında kendi belediye yöneticilerini seçmesi yönünde daha verimli bir demokrasi olacağından kuşku duymadığım ve gelmesini istediğim seçim sistemi...
  • başkanlık sisteminin avantajıdır. türkiye'nin şuan ki seçim sistemi tamamen kazazededir. başkanlık sistemi ile bu sorun düzeltilebilir.
    (bkz: başkanlık sistemi)
  • türkiye'de d'hondt sistemi kullanılır.

    d'hondt
  • sırf "il" diye kasaba kadar yerlerin kafadan 1 milletvekili çıkartan sistem. adaletsizlik ötesi. 1 bayburt seçmeni 4 izmir seçmeni ediyor. var mı böyle bir şey? madem nüfus düşük, bu illerin oyları yakındaki bir şehre katılıversin. ama en doğrusu dar bölge seçim sistemi.
  • çobanıñ oyunuñ şehirdeki oydan bazen 3-4 kat daha fazla olduğu sistemdir. kırsaldaki oylar daha değerlidir.

    tekrar ediyorum. çobanıñ oyu, şehirdeki oydan daha değerlidir. çünkü ucra bir seçim bölgesindeki mv başına düşen oy sayısı ile istanbul'daki mv başına düşen oy sayısı çok farklıdır.

    örneklerle gidelim: istanbul 1. bölge ile ardahan. örneklerde seçmen sayısı üzerinden karşılaştırma yapacağım, geçerli oy üzerinden değil, ancak katılım oranları iki yerde de benzerdir o yüzden sonucu da değiştirmiyor.

    istanbul 1. bölge:
    31 mv, 3 570 411 seçmen
    vekil başı 115 175 oy.

    ardahan:
    2 mv, 68 540 seçmen
    vekil başı 34 270 oy.

    bu durumda ardahan'daki her 2 oy, istanbul'daki neredeyse 7 oya eşit.

    işte türkiye'deki seçim sistemi budur. çözüm ise (bkz: barajsız iki turlu dar bölge seçim sistemi)
  • fetullah gulen tarikatı mensupları'nın artık heryere sızdıklarından,ne kadar alçak ve seref yoksunu bireyler olduklarını artık bilmeyen kalmadı.
    30-40 yıldır bu bireyler yavas yavas bütün kurumların içine dahil oldular.

    ozaman yapılan secimlerin , secim sonrası yapılan sayımların da saibeli olmadıgını kim kanıtlayabilir.üstelik herkes cok iyi biliyor ki bu teröristler uzun bir zaman dilimi boyunca hükümetlerin yanındalardı.

    artık herkes cok iyi biliyor ki ergenekon,balyoz,17 aralık rüşvet , aziz yıldırım şike davaları hepsi yalan ve kurgudan ibaretti.10yıllardır bir yalanı bir kurguyu yasıyorduk kimisi ozamandan beri farkındaydı kimisi yeni farkına vardı.

    butun kurumların içleri bosaltdı,bütün işleyen sistemler işlemez hale geldi.turkiye de yapılan secimler de benim gözümde hiçbir degeri olmayan yalan secim sonuclarıyla önümüze konulmustur.

    sunu da soylemeden gecmiyim su anki hukumet mesru degildir gibi birsey demek üzere yazmadım bunu sadece aklı basında olan insanlar gibi düşününce secimlere de guvenmedigimi belirttim.
  • berbat bir sistemdir. sana düşmanın gösteriliyor, sen de ona karşı olan tarafa oyunu veriyorsun. ama oyunu verdiğim taraf senin tam olarak istediğin taraf olmuyor.

    halbuki insanlar birden çok partiye oy verebilmeli. her seçmene 10 puan verilmeli, seçmenler bu 10 puanı istediği partilere dağıtabilmeli.

    ben mesela kürtlerin de temsil edilmesini istiyorsam, meral ekşener'i de başarılı buluyorsam, 3 puan hdp'ye 7 puan iyi parti'ye verebilmeliyim. ya da akp'nin bazı politikaları hoşuma gidiyor ama atatürk'ü çok seviyorsam 4 puan akp'ye 6 puan chp'ye verebilmeliyim.

    ya da koyu bir mhp'liyim, 10 puan direkt mhp'ye.

    toplum bu şekilde daha iyi temsil edilir. sadece 1 ve 0'lardan oluşan bir seçim sistemi kimseyi tam olarak yansıtmaz. bir insan 0.2 akp'li 0.8 chp'li olabilir. bu vicdanlara da rahatlık verir.